<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yemek Tarifleri &#124; Ücretsiz, Kolay, Pratik, Lezzetli Yemek Tarifi &#187; Cilt Yaraları</title>
	<atom:link href="http://www.yenitarifler.com/kat/cilt-bakimi/cilt-yaralari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenitarifler.com</link>
	<description>yemek, tarifleri, tarifi, pratik, yemekleri, kolay, lezzetli, yemek tarifleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 10:56:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>lt Rahatsızlıklarının Çözümü Bitkilerde Yara Yok</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/lt-rahatsizliklarinin-cozumu-bitkilerde-yara-yok.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/lt-rahatsizliklarinin-cozumu-bitkilerde-yara-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:23:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Rahatsızlıklarının Çözümü Bitkilerde - Cilt Yaraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8567</guid>
		<description><![CDATA[Cilt Rahatsızlıklarının Çözümü Bitkilerde - Cilt Yaraları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/3144.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8569" title="314" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/3144.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a><br />
<span style="color: #333333;"><strong>Sedef, egzama, mantar, selülit, saç dökülmesi, sivilce, tüylenme ile ciltteki leke ve çatlaklar için bitkilerle yapılan bakım çözüm oluyor.</p>
<p></strong>İlaçların da temel bileşinini oluşturan bitkiler esasında çok tanıdık. Isırgan, sarımsak, kekik bunlardan birkaçı.</p>
<p>Bitkiler tanıdık ama hangi bitkinin neye yaradığını bilmek, nasıl ve hangi sıklıkla kullanılacağını öğrenmek gerekiyor. İşin sırrı ise bitkilerin uygulama için nasıl hazırlandığında&#8230;</p>
<p>Dokuz kuşaktır bitkileri kullanarak cilt sorunlarına karşı doğal reçeteler hazırlayan bir aileden gelen Herbalist Leyla Çabuk, İskoçya&#8221;da öğrendiği yöntemle bitki karışımlarını zamana karşı dayanıklı hale getirmeyi başarmış.</p>
<p>Bu karışımları saç dökülmesi, sivilce, sedef, egzama, mantar, selülit, tüylenme, leke, çatlak ve aşırı kilo sorunu olanlara uygulayan Çabuk, ilk uygulamadan sonra farkın hissedilmeye başladığını belirtiyor.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı&#8221;nın yaptığı araştırmada da yapılan uygulama sonucu tüylerin 3 ayda yüzde 20 azaldığı ve yüzde 38 inceldiği ve herhangi bir alerjik reaksiyona sebep olmadığı kanıtlanmış.</p>
<p>Yurtiçi ve yurtdışından kadın, erkek, yaşlı, genç, farklı cilt sorunlarına çözüm arayan birçok kişinin kapısını çaldığı Leyla Çabuk, meslek sırlarını ailenin genç bireylerine öğreterek ileride de birçok kişiye yardımcı olmayı hedefliyor.</p>
<p>Çabuk, Şaşkınbakkal&#8221;daki merkezde uygulanan bakımları, nasıl sonuçlar alındığını ve kullanılan bitkisel ürünleri cnnturk.com&#8221;a anlattı.</p>
<p>Saç dökülmesi ile başlayalım…</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Aileden kalıntı olarak geçiyor sivilce, saç dökülmesi, egzama.</p>
<p>Yeni dökülmeye başlamıssa saçlar, üç kere bitki karışımı uygulamak yeterli. Yağlı saçlar çok dökülür. En çok dökülen kişide ise 30-60 günde dökülme duruyor.</p>
<p>Uygulamada önce derinin dibi dezenfekte ediliyor. Bu işlem yağ, bakteri, mantar hepsini alıyor. Sonra bitki lapası haftada bir uygulanıyor. 30 dakika süre ile saçta kalıyor. Fazla durursa yakmaya başlar zaten.</p>
<p>Yıkayıp kuruttuktan sonra da ısırgan sürülüyor. Esas saçtaki sorunu gideren de bu&#8230;</p>
<p>Haftada üç kere ise saç yıkanıyor özel sabun ve şampuan ile. Sabah ve akşam da sarımsak ve kekik sürülüyor sırasıyla.</p>
<p>Daha sık yıkanıp uygulama yapılırsa daha da çabuk sonuç alınır.</p>
<p>Kimi iki, kimi üç sefer de sonuç alır. 60 gün sonra dökülme durur, saçım dolgun olsun dersen devam ediyorsun. Çok açıklık varsa gözenek yok olmuşsa tedavi uzun sürer, ama saç çıkar. Altı ayda sonuç alınır&#8230;</p>
<p>Her hafta kafa deri atar yılan gibi. Bitki lapası ve ısırgan deriyi harmanlıyor alttaki deri harekete geçiyor ve hücre de çalışmaya başlıyor.</p>
<p>Sedef, saç kıran ve egzama olanın başı akar. Kulak arkası, ensede çatlak oluşur ve sıvı gelir; yapışkan bir yapıda, zamk gibi. Hani sivilceyi sıkarsın da bir su gelir ya, onun gibi. Sadece bu üç hastalıktan sıvı gelir.</p>
<p>Bu sıvı akmadan da bu hastalıklar geçmez. Aynı bitkiyi 100 kişiye koyarsın 4&#8221;ünde sıvı gelir. İnsanlar korkuyorlar bilmedikleri için ama korkacak birşey değil&#8230;&#8221;</p>
<p>Ne kadar sürüyor uygulama?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Kimisinde 6 hafta, 3 hafta kimisinde de 1 yıl sürer. Kiminde damla damla gelir, 1 yıl sürer, kimisinde ise 1 gecede biter. Hep gece akar yalnız…</p>
<p>Bunun nedeni de önceden görülen tedaviler. Alınan ilaçlar hastalığı bastırıyor ve içeriye hapsediyor. Dolayısıyla her vücudun tepkisi de farklı oluyor.</p>
<p>Eskiden çıban çıkardı biz de patlatırlardı, üstüne karasakız ya da lokum veya sabun ile soğan koyarlardı ve içi boşalırdı çıbanın. Şimdi ise hep antibiyotik ile vücuda sokuluyor mikroplar. Sedef ve egzamada hem krem hem ilaçla mikroplar içeri sokuluyor.&#8221;</p>
<p>Vücuttaki sedef de aynı şekilde mi gidiyor?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Ayak parmağından saçına sedef olanlar var. Vücuda hiçbir şey yapmıyorum sadece saça müdahale ediyorum. Bunun akma yeri ense ve kulak arkası.</p>
<p>Saçtan aktıkça vücutta da hastalık geçiyor, kuruyup gidiyor.</p>
<p>Sedef de genetik. Bir üzüntü, bir kayıp bu hastalığı tetikliyor.</p>
<p>Bir hastalık daha var: Deri kaybı. Bu hastalıkta, saç derisi kayboluyor, çukurlar oluşuyor ve delik delik oluyor; kemiğe kadar iniyor. Dört hasta var elimde böyle.</p>
<p>Küçük yaşta geçirilen ateşli hastalık sonrası lenfler iltihaplanır. 18-20 yaşında da hastalık görülür. Bu kişilerde de aynı yöntem uygulanıyor.</p>
<p>Bunu da büyüklerinden öğreniyorsun. Yemek yapmayı öğrenmek gibi. Benim ailem yıllardır yapıyor bu işi. Ben de geleneğini bozmadan devam ettiriyorum.&#8221;</p>
<p>İstenmeyen tüylerin dökülmesini nasıl sağlıyorsunuz?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Tüyü yok ediyor bu uygulama, kanıtlanmış birşey&#8230; ÇAPA&#8221;da 20 denek üzerinde deneme yaptılar. Üç ayda yüzde 20 azalıyor ve yüzde 38 inceliyor. Bu görüldü.</p>
<p>Tüyleri hiç almadan kurtulabilirler, haftada iki üç kere sürerek&#8230; Göbek, göğüs, yanak, bel gibi hiç dokunulmamış yerlere tüy bitkisini sulandırıp daha geniş alana yayıp, tüyün dibine daha çok işlemesini sağlarsın ve daha etkili olur. Sürdükten sonra kurumasını bekleyeceksin yalnız.</p>
<p>Bacak, kol daha önce alınmışsa mutlaka tekrar alınmalı daha sonra uygulama yapılmalı. Büyüme çağındaki çocukları getiriyorlar. Bir ay sürsünler, tüylerinin rengi değişiyor, açılıyor ve azalmaya başlıyor.</p>
<p>Haftada bir de ponza taşı ile peeling yapacaksın sonra da suyunu sürdüğünde ipek gibi oluyor.&#8221;</p>
<p>Peki ne kadar süre nasıl kullanılıyor?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;İki ay olur, üç ay olur kullanılacak yere ve tüyün cinsine, hormonların çalışma seviyesine göre değişiyor. Tüy alındıktan sonra bitki koyup, ponzası yapılıyor.</p>
<p>İlk uygulamadan sonra kimisinin 20 günde kimisinin 4 ayda çıkıyor tüyü. Hormon dengesine göre değişiyor. Bir seferden sonra fikir belirtebiliyorum. Kimi 3 seans, kimi 5 seans kimi 10 seans geliyor.&#8221;</p>
<p>Tüylerden tamamen kurtulduktan sonra ürün hiç kullanılıyor mu?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Seans araları çok değişiyor. Tüy gittikçe incelip, seyrekleşiyor. Bir de böyle parça parça yok oluyor. Birden bire hepsi çıkmıyor. Bana gelmeye gerek bile kalmayabiliyor, aldırıp bitki sürerek. Sonra da tüy olmayan yer alınır mı? Hiçbir şey yapmaya gerek kalmıyor.</p>
<p>Body yapan erkekler de geliyor bana mesela, 5 seansta normal hale geliyorlar.. Daha fazla gelmiyorlar.&#8221;</p>
<p>Bu işe nasıl başladınız ve bitkileri bu kadar iyi nasıl tanıyorsunuz?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Anne tarafımdam geliyor. Eskişehir&#8221;de yöntem onaylandığında kökenimizi araştırmaya başladım. Orta Asya&#8221;dan geldiğini buldum 360 sene öncesine kadar gidebildim.</p>
<p>Neneden toruna geçen birşey bu. Kırıkçı çıkıkçı vardır, para karşılığı yapılmaz&#8230; Annen ne yapmışsa onu söylüyor, sen de onu yapıyorsun. Böyle kalıcı oluyor. 9 kuşak öncesine kadar gidebildim. 65 senedir içindeyim.</p>
<p>Bu işi ailede para karşılığı yapan ilk ben oldum. Annem, bir türlü kabul edemedi ve bu nedenle benimle 3 yıl konuşmadı. sonra barıştık.</p>
<p>50-60&#8221;larda kapı kapı gidip yapıyordum, 8 sene böyle geçti, iş sahibi oldum. Önce karşıdaydı işyerim sonra da buraya geçtim. 56 senedir yapıyorum bu işi.</p>
<p>Bana yetişemeyenlere, benden sonrakilere de miras bırakmak istiyorum.&#8221;</p>
<p>Sizin bu reçetelere ekledikleriniz var mı?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Annem daha sağdı o zaman. 13 yaşındaydım, Dr. Ziya Konuralp&#8221;in akrabası üçüncü derece yanıktı. 40 gün sonra deri düzelmeye ve saç çıkmaya başladı. Konuralp, anneme &#8220;tıp üstü bir insansın&#8221; dedi.</p>
<p>Sonra bana çok destek oldu, beni dışarı götürdü, çok ameliyata seyirci olarak soktu. İskoçya&#8221;da yaşlı bir adamın yanına gidip gelmemi sağladı. O adam bana bitki ile bitkiyi dayandırmayı öğretti bana. 5 yıl gittim geldim.</p>
<p>Önceden annemler bitkileri dövüyorlardı, sürüyorlardı. Bir hafta sonra suyu kokuyordu. Şimdi ise ısırgan, kekik, sarımsak 50 sene dursun, bozulmaz.</p>
<p>Bitkileri nasıl koruyacağımı ve dayandıracağımı öğretti. Benim katkım bu oldu.</p>
<p>Şimdi de piyasaya açılmaya karar verdim. 1936 doğumluyum ve geriye miras kalsın istiyorum. Buradan gelen insan faydalansın. Bütün yeğenlerime öğretiyorum&#8221;</p>
<p>Bitkileri nasıl hazırlıyorsunuz?</p>
<p>Leyla Çabuk : &#8220;Turşu gibi kurup bekleterek özünü alıyorsun. Çok bitki sularım Karadeniz&#8221;den geliyor. Orası daha bakir&#8230; Genelde de yaylalardan toplanır bu bitkler ya da iç bölgelerden… Kıyıdan pek toplanmaz. Yaylalar da içe doğru. Yazın toplarız.</p>
<p>Saça konan bitki lapası da sülük gibi. Sülük nasıl pis kanı çekiyor onun gibi&#8230; Lapa, saçkıran, egzama ve sedefte su aktıktan sonra bir sivilce bile çıkmaz. Ben doktor değilim yaptığım da kocakarı ilacı. 50 sene sonra Sağlık Bakanlığı bana sertifika verdi.</p>
<p>Bugüne kadar yanılmadım. Sadece bazen seans süresi uzayabiliyor. 5 derim 10 seans da geçer.&#8221;</p>
<p>Peki hamilelik döneminde uygulama yapılabiliyor mu?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Bu saydığım hastalıkların çoğu genetiktir, özellikle sedef, egzama, mantar. Hamilelikte kullanınca bebeğin geleceği için de çözüm oluyor&#8221;</p>
<p>Peki alerjisi varsa?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Alerji de geçiyor. Bu ürünleri kullanınca alerji geçiyor. Alerjinin nedeni de o enseden gelen su. Ense kökünden o akınca alerji de kendiliğinden geçiyor.&#8221;</p>
<p>Benlere özel bir uygulama var mı?</p>
<p>Leya Çabuk: &#8220;Bir seferde bitki ile temizlenir ama önce bakmak lazım. Hepsi ellenmez çünkü..&#8221;</p>
<p>Sivilceler için ne yapıyorsunuz?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Karalahana çiçeği veriyorum, &#8220;bitinceye kadar sür&#8221; diyorum. Ancak sürülecek alan önce temizlenmeli. Haftada bir, kurudukça da peeling yapmak gerekiyor. Erkekler için kıllar daha sert olduğu için kese varsa yap diyorum. Kanarsa önemli değil, bitki sürünce kanama geçiyor.</p>
<p>Daha sonra da yine losyon ve karalahanadan yapılan su sürülüyor. Bir hafta sonra fark belli oluyor. Bir tane sivilce çıkmaz daha sonra&#8230;</p>
<p>Hazırlayan, uygulayan ve nasıl kullanılması gerektiğini söyleyen benim. Bu nedenle ilk defada belli oluyor sonuç.&#8221;</p>
<p>Hormonların en aktif olduğu ergenlik döneminde nasıl?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Kişiye göre değişiyor. Kiminde hiç olmuyor kimi de 40 yaşına geliyor hala sivilce devam ediyor. Orada mantar sorunu var. Gece sürüyor bu hazırladığımı, güneşte yanıyormuş gibi sıcaklık hissi veriyor. Bu tohum yaka yaka sorunu yok ediyor.</p>
<p>Bütün yüze sürdüğün için de sivilce oradan oraya bulaşmıyor ve tamamen geçiyor, yüz temizleniyor. Sivilcelerle beraber, siyah nokta, leke ve gözenekler de gidiyor.&#8221;</p>
<p>Doğum ve güneş lekeleri?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Sivilce için verdiğim karışım uygulanıyor. Bu uygulama ile deri akınca lekeler de kayboluyor. Ancak deri akarsa güneşten korunacaksın, güneşe çıkmayacaksın. Özellikle yüzün cildi çok nazik. Güneşe karşı hazırladığım bir krem var, onu öneriyorum.&#8221;</p>
<p>Yanığı olanları alıyor musunuz peki?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Yanık almıyorum. Yüzündeki yanığı çok sorun eden birkaç gençkız kabul ettim şu ana kadar. Küçük bir bölge ise, çok özeldir çünkü. Yanığın yeri çok hassastır ve deriyi tazelemek uzun sürer. Kendim ele alırım onu ve deriye zarar vermeden yaparım. Çatlakları sormadınız&#8230;&#8221;</p>
<p>Soracağım… Selüliti de soracağım…</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Çatlağı garanti ediyorum. Ancak zor bir uygulama, çünkü çatlak demek kesik demek..</p>
<p>Tüy dökülmesi için kullanılan bitkiler çatlak ve selülit tedavisinde de kullanılıyor ama farklı uygulama yapılıyor..</p>
<p>Selülit için bitki var yalnız bitki sürmeden önce işçiliği var.</p>
<p>Selülit var ise işlem yaparım, ponza taşı ile peelingin ardından bandajla sararım sarkma olmaması için. Sonra &#8220;bitki sür&#8221; derim. İçeri sıcaklık vere vere eritiyorum yağları. Bandajla bitki içinde kalıyor. Üç ay, iki ay, en fazla beş ay da geçiyor. Yağ kalmadığı, sorunlu bölge harekete geçtiği için tekrar oluşmuyor. Gençler daha çok istiyor&#8230;&#8221;</p>
<p>Eskiden böyle bir dert yoktu. Şimdi çocuklarda bile var?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Eskiden insanlar çalışıyordu ve kilo almazlardı. İnsanlar şimdi hep tahıl ile besleniyorlar ve herşey hormonlu. Herşeyi mevsiminde yemek lazım, fazla et, karbonhidrat tüketmemek lazım, çocuklar sebze bilmiyor. Ekmek, un, tahıl var; yürümek, hareket yok. Canını seven artık sebzeye kayıyor.&#8221;</p>
<p>Bu uygulamalar esnasında beslenmeye de dikkat edilmesini istiyor musunuz?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Zayıflama dışında hayır. Onda da bir diyet vermiyorum ama bir günde yediğinizi getirin diyorum. Getiremiyorlar. Ben de bir günde yediğinizin yarısını yiyin diyorum. Daha sonra da tamamen bitkilerden oluşan bir hap veriyorum, iştah kesmesi için. Bitkinin draje hali. Çünkü çay şeklinde kimse içmiyor. Bu hapın yanında da bal veriyorum, halsiz kalınmaması için, bazen de ısırgan tohumu.&#8221;</p>
<p>Kansere karşı da evde ısırgan tohumu ile bal kürü yapılıyordu önceden?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Bunun hazırlanışı farklı ama&#8230; Adet sancısı olan ya da adet düzensizliği bulunan gençkızlara da veriyorum. Düzene girene kadar alıyorlar. İlaçla hormon yükleyince vücut tembelliğe alışıyor. Bu yaptığım ise vücudu çalıştırıyor, vücut harekete geçince de sorun kalmıyor.&#8221;</p>
<p>Peki kendinize nasıl bakıyorsunuz? Bildiğim kadarıyla taşla yıkanıyorsunuz&#8230;</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;38 sekiz senedir taşla yıkanıyorum. Nasıl kese yapılıyor bu da ona benziyor. Peeling için verdiğim ponza taşı fakat içinde çimento yok. Doğal… Vücut taşa alıştığında değişik oluyor.</p>
<p>En çok elma, domates, biber yani sebze yiyorum. Eti de canım çok çektiğinde yiyorum. Vücudun yakabileceği kadar yemek lazım. Ya yediğini hareket edip yakacaksın ya da miktarı azaltacaksın.</p>
<p>Mesela üç ay sarımsak suyu içtim aç karnına, damarlarımı açsın diye… En sonunda kan topları geldi.&#8221;</p>
<p>İnternet üzerinden satışa başlayacaksınız ama görüp fikir vermek daha doğru değil mi?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Bana İstanbul&#8221;daki gelebilir ama yurtdışından gelenler var. Onlar için çok zor oluyor. Nasıl kullanılacağını tüm detayı ile tarif ediyorum, onlar uyguluyorlar. Saça yapılan uygulamada ise akma başlayınca geliyorlar.&#8221;</p>
<p>Kitap yazacak mısınız?</p>
<p>Leyla Çabuk: &#8220;Kitap yazmak istiyorum ama şimdi çalışma zamanı&#8230;Şimdi bir krem bir de süt yapacağım günlük kullanım için. Kimse de leke kalmayacak. Cilt bakımının ardından sürüyorum. Güneşten koruyor, kırmızı lekeleri alıyor. Kullandıkça lekeler de azalıyor.&#8221;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/lt-rahatsizliklarinin-cozumu-bitkilerde-yara-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Temel Cilt Sorunları ve Yaralanmaları ve önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/temel-cilt-sorunlari-ve-yaralanmalari-ve-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/temel-cilt-sorunlari-ve-yaralanmalari-ve-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:12:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Cilt Sorunları ve Yaralanmaları ve önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8568</guid>
		<description><![CDATA[Temel Cilt Sorunları ve Yaralanmaları ve önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Temel-Cilt-Sorunları-ve-Yaralanmaları-ve-önemi.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Temel-Cilt-Sorunları-ve-Yaralanmaları-ve-önemi.jpg" alt="" title="Temel Cilt Sorunları ve Yaralanmaları ve önemi" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8571" /></a></p>
<p>Birçok temel cilt sorununun kronik olmasına rağmen, ciltte meydana gelen yaralanmalar ve etkileri, cildimizin inanılmaz yeniden yapılanma gücü sayesinde, geçici olarak adlandırılabilir.<br />
Buna rağmen bazı çok ciddi yaralanmalar, ciltte kalıcı izler bırakabilir, kalıcı renk değişimleri yaratabilir, ve cildin dokusunda kalıcı hasarlara neden olabilir. Ayrıca cilt yaraları yavaş iyileşebilir, ve temel bazı ilaçlar herkeste aynı iyileştirici etkiyi yapmayabilir. </p>
<p>Kendi kendine iyileşebilen cilt yaralanmalarından bazıları, su toplamaları, küçük yanıklar, ezikler, kesikler ve sürtünmeden oluşan yaralar, ciltte darbe sonucu oluşan küçük delinmeler olarak sayılabilir. </p>
<p>Cilt yaralandığında, bağışıklık hücreleri süratle enkazın olduğu yere koşarlar, patojenik bölgeyi işgal ederler ve zarar görmüş deri hücrelerini onarmaya başlarlar. Bölgedeki kan pıhtılaşarak koruyucu bir kalkan oluşturur. Deri hücreleri kolajen üretmeye devam eder ve yarayı dolduracak bir doku oluşturur. </p>
<p>Bir yara izinin geçmişinde, oluşmuş yaranın lokasyonu ve sertliği önemlidir. Bununla beraber nasıl tedavi edilmiş olduğu, ve cildin yaralara karşı olan hassaslığının etkisi de önemlidir. İyileşme süreci, kişinin sağlık durumu ve cinsiyeti ne olursa olsun yaşlandıkça, uzamaktadır. </p>
<p>Birçok kesik ve sürtünmeden oluşan yaralar kendi kendini iyileştirir. Buna rağmen, çok acı veren ve enfeksiyon (kızarıklık, kabarma, dokununca duyulan acı) oluşmuş yaralar veya derinin iyiçe iç katmanlarına işlemiş yaralar (ciddi güneş yanıkları, delik açan yaralar) tıbbi tedavi gerektirir ve iyileşme süreci kısa olmayabilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/temel-cilt-sorunlari-ve-yaralanmalari-ve-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maya Cilt ve Saç İçin Çok Faydalı ve özel</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/maya-cilt-ve-sac-icin-cok-faydali-ve-ozel.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/maya-cilt-ve-sac-icin-cok-faydali-ve-ozel.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:11:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Maya Cilt ve Saç İçin Çok Faydalı ve özel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8560</guid>
		<description><![CDATA[Maya Cilt ve Saç İçin Çok Faydalı ve özel]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Maya-Cilt-ve-Saç-İçin-Çok-Faydalı-ve-özel.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Maya-Cilt-ve-Saç-İçin-Çok-Faydalı-ve-özel.jpg" alt="" title="Maya Cilt ve Saç İçin Çok Faydalı ve özel" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8563" /></a></p>
<p>Ekmek, hamurişi ve Tatlılara Düşkün Bir Toplum Olduğumuzdan Maya, Hemen Her Evin Mutfağında Sık Sık Kullanılıyor.<br />
Mayayı belki sadece bir hamur kabartıcı olarak düşündü?güne kadar. Oysa o doğanın bizlere bir armağanı, sağlığımız için eşsiz bir nimet. Maya yüzde 50 oranında protein, B grubu vitaminler, demir, krom, magnezyum, fosfor, çinko ve selenyum gibi mineraller içeriyor<br />
Mayanın sağlık ve güzelliğimize katkılarını keşfederek ona hakkettiği değeri veren gelişmiş ülkeler, bu çok değerli besini sadece bir katkı maddesi olarak değil, tabletler halinde ilaç olarak da piyasaya sunuyor. </p>
<p>Diyet<br />
Sağlıklı bir diyette yer alan besinlerin vücudun tüm gereksinimlerine yanıt vermesi gerekiyor. Maya bu gereksinimlerin büyük bir bölümünü karşılayabilecek nitelikte. Zayıflama diyetleri bazen bağırsak bakterilerine zararlı olabiliyor. Maya bu durumda dengeleme görevini üstleniyor ve bağırsaklardaki yararlı bakterileri güçlendiriyor. </p>
<p>Güzelliğiniz için<br />
Güzelliğin sırrı mayada saklı. Onunla saçlarınıza masaj yapın, sütte eriterek yüzünüze ve ellerinize sürün. Güzelliğiniz için ihtiyacınız olan tüm gereksinimleri karşılayacak kadar zengin olan mayayı mutfağınızdan eksik etmeyin. </p>
<p>Vücut ve yüz<br />
Yüzünüzü nemlendirmek ve dış etkenlere karşı korumak için mayadan yararlanabilirsiniz. Yüksek dozda protein içeren maya, cilt dokularının yeniden yapılanmasını sağlıyor. Cildin daha güzel ve pürüzsüz görünümüne yardımcı oluyor. Protein, ayrıca cildin oksijen almasını sağlayıp beslenmesine katkıda bulunuyor. Mayanın içeriğindeki yüksek potasyum miktarı, dokularda biriken toksinleri dışarı atarak cildin artık maddelerden arınmasını sağlıyor. Böylece cilt adeta yenileniyor. Maya, cildin mat ve pürüzlü görünümüne yol açan mide sorunlarını gideriyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek cilt alerjilerini önlüyor. İçeriğindeki B2 ve B6 vitaminleri sayesinde cildin yağ dengesini ayarlayarak akne ve sivilceye karşı etkili oluyor. Maya, deyim yerindeyse cildi hem içerden hem de dışardan besliyor. </p>
<p>Saçlar<br />
Maya özellikle stresli dönemlerde saçların dökülmesini önleyip sağlıklı uzamasını sağlıyor. İçeriğindeki B5 vitamini, saç sağlığı için çok önemli olan keratin oluşumunu uyarıyor. Keratin, saçların dökülmesini önleyip daha hacimli ve gür görünmesini sağlıyor. 4 çorba kaşığı toz mayayı 1 bardak ılık suda eritin. Saç diplerine früksiyon yaparak yedirin. Birkaç dakika bekledikten sonra bol suyla durulayın. </p>
<p>Eller<br />
Maya ellerin de dostu. Akşamları yatmadan önce 1 kahve fincanı ılık süte 1 tatlı kaşığı yaş maya ilave edip eriyinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız bu doğal el kremini ellerinize masaj yaparak yedirin. 10 dakika bekleyip ılık suyla yıkayın. Ellerinizin yumuşacık olduğunu farkedeceksiniz. Özellikle soğuk havada çatlayan ellere iyi geliyor. </p>
<p>Cilt<br />
Mayanın cilde yararları antik çağlardan beri biliniyor. Antik Mısır?da kadınlar güzelleşmek için mayayı ciltlerine sürerlermiş. Ayrıca mayanın mikrop öldürücü özelliklerini keşfedip yara merhemi gibi kullanırlarmış. Yaraları dezenfekte etmek ve çabuk iyileşmesini sağlamak için yaranın üzerine maya sürerlermiş,.<br />
Mayadaki vitamin ve mineraller cildin her türlü gereksinimi sağlayacak kadar zengin. Özellikle akne ve sivilceli ciltlere çok yararlı. Karaciğeri toksinlerden arındırıp, temizliyor ve ciltteki aşırı yağlanmayı önlüyor. </p>
<p>Maya ile hazırlanan maskeler sorunlu ciltleri iyileştiriyor. 2 çorba kaşığı yaş mayayı bir kaseye alıp 1 çorba kaşığı ılık su ilave edin ve yoğun bir krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Göz ve dudak çevresi dışında tüm cildinize yuvarlak hareketlerle masaj yaparak yedirin. Kuruması için 10 dakika kadar bekleyin. Cildinizi hafif ıslatılmış bir parça pamukla temizleyip, önce ılık suyla sonra soğuk suyla durulayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın. Bu maskeyi 20&#8221;li yaşlardaysanız ayda bir kez, 30&#8243;lu yaşlarda iseniz on beş günde bir, 40&#8221;lı yaşlarda iseniz haftada bir, 50&#8221;li yaşlarda ise haftada iki ya da üç kez uygulayabilirsiniz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/maya-cilt-ve-sac-icin-cok-faydali-ve-ozel.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Yaralari ve Tedavileri &#8211; Cilt Yaraların Önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/cilt-yaralari-ve-tedavileri-cilt-yaralarin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/cilt-yaralari-ve-tedavileri-cilt-yaralarin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:11:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Yaralari ve Tedavileri - Cilt Yaraların Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8558</guid>
		<description><![CDATA[Cilt Yaralari ve Tedavileri - Cilt Yaraların Önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/107.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/107.jpg" alt="" title="107" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8562" /></a></p>
<p>Cilt insan vücudunu kaplayan en geniş organ olup organizmanın çevreye karşı dış duvarıdır; dolayısıyla bazı fonksiyonları yerine getirmekle yükümlüdür. </p>
<p>Mekanik, kimyasal ve biyolojik etkilere karşı koruma sağlar. Su dengesini ve vücut sıcaklığını düzenler. Dokunma, basınç, sıcaklık ve acı gibi duyuları ileten bir duyu organıdır. Kızardıklarında veya sarardıklarında açık tenli kimselerin cildinde duyguları gözükür. Cilt aynı zamanda bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve <img src='http://www.yenitarifler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> :-):-):-)bolik fonksiyonlara (D2 vitamini ve kolesterol sentezi) sahiptir. </p>
<p>Cildin icra ettiği fonksiyonların çeşitliliği karmaşık yapısına yansımıştır. Cilt, her biri farklı bir doku yapısına sahip üç tabakadan oluşur. </p>
<p>Bir araya gelerek cildi oluşturan üç tabaka dıştan içe doğru epidermis, dermis (corium) ve sub kutistir. Her tabaka bundan sonraki bölümde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. </p>
<p>Yaralar kavramıyla iki fizyolojik yara iyileştirme yolu da açıklanmaktadır. Epidermis cildin en dıştaki tabakasıdır. Birkaç keratinosit tabakadan oluşur. Kalınlığı vücudun bölümüne, yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişir. Epidermis hücreleri dört tabakaya ayrılabilir. İçten dışa doğru bunlar stratum basale epidermidis (tek tabakalı), stratum spinosum epidermidis, stratum granulosum epidermidis (tek katlı veya çok katlı) ve stratum corneum epidermidis. </p>
<p>Keratinositler epidermisin stratum basalede teşekkül eder. Süreç sırasında yapılarını değiştirerek üst tabakalara yayılırlar. Stratum spinosumda diken hücreleri, Stratum granulosumda granüler hücre ve stratum corneum da horny hücreler şeklinde bulunurlar. Bir keratinositin bütün tabakaları kat ederek cansız bir horny hücre olarak yüzeye düşmesine kadar geçen süre turnover olarak adlandırılır ve genellikle dört hafta kadar sürer. </p>
<p>Epidermiste mevcut diğer hücreler arasında melanositler (pigment üreten hücreler), Meckel hücreleri, Langerhans hücreleri lenfositler bulunur. Dermisten farklı olarak epidermiste damar bulunmaz. Beslenme, altta bulunan dermisten difüzyon yoluyla olur. </p>
<p>Dermis, cilde elastikliğini veren lifli ve iyice damarlaşmış bir dokudur. İki dokudan oluşmuştur, stratum papillare ve stratum reticulare. </p>
<p>İnce yüzey tabakası olan stratum papillare ince elastik lifler içerir ve bağ doku kabarcıklarıyla epidermise bağlanır. Bu kabarcıklar yoğun bir kılcal damar ağıyla çevrelenmiş olup, epidermise kan gitmesini sağlarlar. Stratum papillare aynı zamanda histositler, fibroblastlar, meme hücreleri ve bağışıklık hücreleri, serbest sinir uçları ile dokunma ve basınç algılayıcıları gibi hareketli bağ doku hücreleri bakımından da zengindir. </p>
<p>Cildin Anatomisi </p>
<p>Epidermisin yapısı </p>
<p>stratum corneum<br />
stratum granulosum<br />
stratum spinosum<br />
stratum basale<br />
Fonksiyonu </p>
<p>vücudu dış çevreden korur<br />
Ana hücre tipleri </p>
<p>keratinositler<br />
ömrü: yaklaşık dört hafta<br />
Dermisin yapısı<br />
Damarlı ve lifli doku iki tabakadan oluşur: </p>
<p>stratum papillare<br />
stratum reticulare<br />
Fonksiyonu </p>
<p>epidermisi difüzyonla besler<br />
cilde elastikliğini verir<br />
sıcaklığı ve kan basıncını düzenler.<br />
Bağlantıları </p>
<p>ter bezleri<br />
kıllar<br />
yağ bezleri<br />
Alttaki geniş stratum reticulare esas olarak vücut yüzeyine paralel uzanan kalın kollajen lif demetleri ve elastik liflerden ibaret bir ağ yapısı oluşturur. Ter bezleri, kıl bezcikleri ve yağ bezleri gibi epitel uzantılarının kökleri buradadır. Subcutise bitişik olan dermis ana fonksiyonları vücut sıcaklığı ile kan basıncını düzenlemek olan küçük ilâ orta boy damarların oluşturduğu bir ağ yapısını içerir. Subcutis dermisin altında bulunur ve iki tabakayı ayıran belli bir sınır yoktur. </p>
<p>Subcutis yapısı </p>
<p>yağ doku<br />
bağ doku<br />
Fonksiyonu </p>
<p>taşıyıcı ve bağlayıcı tabaka<br />
ısı ayarlama<br />
mekanik tampon<br />
Subcutis dermisin altında bulunur ve iki tabakayı ayıran belli bir sınır yoktur. Subcutis fasyanın başladığı yerde biter. </p>
<p>Subcutis, içinden kan damarları, sinirler ve lenf damarlarının geçtiği bağ doku perdelerinin birbirine bağladığı yağ doku lobüllerinden oluşur. Subcutis cildi matrixle irtibatlandıran taşıyıcı ve bağlayıcı bir tabakadır. Enerji deposu ve mekanik tampon görevi yapar ve vücudu sıcaklık dalgalanmalarından korur. Subcutis yapısı cinsiyete, vücudun hangi bölümünde bulunduğuna, yaşa, besleme durumuna ve diğer bazı faktörlere göre farklılık gösterir. </p>
<p>Yara, normal fonksiyonlarını kesintiye uğratacak tarzda bir dokunun yaralanması veya tahrip olmasıdır. Organizmanın doğal tepkisi yaraları mümkün olduğunca kısa sürede kapatmak ve yapıların normal sürekliliğini geri getirmektir. Bu süreç yara iyileşmesi olarak adlandırılır. Yara iyileşmesi tüm dokularda aynı biyolojik ve biyokimyasal prensipleri takip eder. Yara iyileşmesi, yaranın şiddet ve durumuna bağlı olarak birincil ve ikincil olmak üzere iki tipte olabilir. Birincil yara iyileşmesi yara iyileşmesinin optimum çeşididir. </p>
<p>Birincil yara iyileşmesinin meydana gelebilmesi için yaranın kenarları düzgün ve aynı hizada bulunmalı, yara temiz ve iyi pansuman yapılmış olmalıdır. Birincil yara iyileşmesi, hissedilir hiçbir yangı olmadan yaranın dört &#8211; altı günde süratli ve karmaşıklaşmamış kapanmasıyla sonuçlanır. Çok az kabuk bağlama meydana gelir ve yapı ile fonksiyon büyük oranda eski haline döner. </p>
<p>Doku kaybı, hizası bozuk yara kenarları, enfeksiyon veya kan beslemesinde yetersizlik varsa, ikincil yara iyileşmesi meydana gelir. İkincil yara iyileşmesi bir haftadan uzun süren ve genellikle iki &#8211; üç haftayı geçmeyen gecikmeli bir iyileşme süreciyle tanınır. </p>
<p>İkincil yara iyileşmesi değişmez olarak fonksiyon görmeyen büyük bir kabuğun teşekkülüyle sonuçlanır. </p>
<p>Yara iyileşmesi tipleri </p>
<p>Tanım </p>
<p>fonksiyon kaybı eşliğinde doku yırtılması veya tahribi<br />
Yara iyileşmesi tipleri </p>
<p>birincil ve ikincil yara iyileşmesi<br />
Birincil yara iyileşmesi </p>
<p>optimum iyileşme<br />
dört ile altı günde iyileşme<br />
karmaşıklaşma yok<br />
kabuk bağlama çok az veya hiç yok, fonksiyon kaybı hiç yok<br />
İkincil yara iyileşmesi </p>
<p>karmaşıklaşma dolayısıyla geç iyileşme<br />
kayda değer kabuk bağlama<br />
iki ilâ üç haftada iyileşme<br />
Tedavi Yolları </p>
<p>Yara temizleme geç iyileşen yara yönetiminde yaygın olarak uygulanır. Bazı enzimsel, mikrop kırıcı, fiziki ve cerrahi temizleme teknikleri kullanılabilir. Bunlar gelecek bölümde açıklanmaktadır. </p>
<p>Bir yara temizlenirken hijyenik çalışma şartlarının muhafazası, pansuman karışıklıklarının önlenmesi ve yaranın kurumasının durdurulması önemlidir. </p>
<p>Enzim preperatları yara temizliğinin temel dayanaklarından biridir. Enzimler, exudatif fazda nekrotik malzemeyi ve kabuğu seçici olarak parçalayarak fizyolojik yara temizliğine takviyede bulunurlar. Bu da yeni dokunun (granülasyon ve epitelleşme) üretilmesini hızlandırır. Enzimle temizlemenin önemli avantajlarından biri sağlıklı doku el değmeden kalırken nekrotik dokunun ayrılmasıdır. </p>
<p>Doğal kollajen en önemli insan bağ dokusu proteinidir ve öyle olunca cildin önemli bir yapısal elemanıdır. İnsan kollajeni, doku tipine göre farklı biçimde düzenlenmiş paralel tropokollajen moleküllerden ibaret örgüye benzer fibrillerden meydana gelir. </p>
<p>Kollajenin temel bileşeni olan tropokollajen helixel olarak birbirlerine sarılmış polipeptit zincirlerinin üçlü helixinden yapılmıştır. </p>
<p>Her polipeptit esas olarak amino asitler, glisin, hidroksiprolin ve prolinden meydana gelir. Bu bileşenler glisinle başlayan üçlü spiral oluşturur. </p>
<p>Kollajenaz kollajeni parçalayabilen tek enzimdir. Yara iyileşmesinin exudatif safhasında, yer değiştiren fibroblastlar, keratinositler, makrofajlar ve granülositler tarafından yaranın içine endojen kollajenazlar salınır. Kollajenaz kollajen liflerini daha sonra proteazlar tarafından daha da parçalanabilen dörtte bir ve dörtte üçlük parçalara ayırır. Böylece ortaya çıkan çok küçük kollajen parçalanma ürünleri granülosit ve makrofajların yer değiştirmesi için kemotatik çekici olarak hareket ederler. </p>
<p>Granülosit ve makrofajlar nekrotik malzemeyi fagositoza tâbi tutarak yara temizleme sürecine devam ederler. Makrofajlar aynı zamanda granülasyonu hızlandıran (proliferatif faz) kollajenazlar ve biyolojik bakımdan aktif maddeler de salgılar. Yeni granülasyon dokusu teşkil edildiğinde, yeni dokuda fazla hücre çoğalmasını önlemek için, kollajen aktifliği azaltılır. Geç iyileşen yaralarda, bir endojen kollajenaz ek-sikliği vardır. Bu da, kollajen lifleriyle yaranın taba-nına bağlanan nekrotik dokunun yeterince parçalanamaması demektir. </p>
<p>Endojen kollajenaz aktifliğini artırıp iyileşmeyi hızlandırdığından, yaraları geç iyileşen hastalarda bakteriyel kollajenaz preperatlarının kullanılması özellikle tavsiye edilmektedir. </p>
<p>Geç iyileşen bütün yaralara bakteriler koloni kurar. Ancak, bu tedavi gerektiren bir enfeksiyonun varlığını göstermez. Bu nedenle, antibiyotikler ancak milimetreküp başına 105&#8221;ten çok koloni teşkil eden birim kültürü gelişmişse ve bitişik dokunun süzmesi nedeniyle kızarıklık ve acı, yaradan su ve püy sızıntısı veya ateş gibi sistemsel belirtiler varsa kullanılmalıdır. </p>
<p>Yara enfeksiyonuna neden olan en yaygın patojenlerden bazıları Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa ve streptococ&#8221;dur. </p>
<p>Antibiyotikler sistemik veya lokal olarak kullanılabilir. Antibiotiklerin lokal kullanımı bazı nedenlerden dolayı problemlere yol açabilir. Onların kullanılması patojenlerin daha dirençli olmasına yol açabilir veya dokunma alerjilerini ortaya çıkarabilir. Buna ek olarak, yara iyileşmesi sürecine zarar vermeden yeterli ilaç seviyelerinin elde edilmesi zordur. Lokal tedavinin bir avantajıysa, ilacın kan dolaşımı içine asgari emilmesi nedeniyle neredeyse sistemik yan etkisinin bulunmayışıdır. </p>
<p>Hassasiyet riski yüzünden, lokal tedavi için antibiyotikler yerine antiseptikler kullanılabilir. </p>
<p>Bununla birlikte, antiseptik kullanılırken etki yelpazelerinin sınırlı olduğu, hassasiyete yol açabildikleri-antibiyotiklerden az olsa bile-uygulandıklarında acıya yol açabilecekleri ve yara iyileşmesi sürecine büyük zarar verebileceklerinin unutulmaması önemlidir. </p>
<p>Nekrotik dokunun ayrılıp yaranın temizlenmesini sağlamak için fiziksel tedbirlere başvurulabilir. Bu tedbirlerden bir tanesi, ıslak sargı uygulanmasıdır. Kullanılacak en iyi çözüm, yaradaki elektrolit dengesini altüst etmediğinden yara iyileşmesi sürecine zarar vermeyen Ringerle yıkanmasıdır. Koloni teşkil eden birimlerin sayısını azaltmak üzere denenip test edilen tedbirler arasında H2O2 ile yıkama ve UV-C ışığıyla ışınıma maruz bırakma bulunmaktadır. </p>
<p>Cerrahi temizleme geç iyileşen yaralar halinde bir başka alternatiftir. Cerrahi yoldan, yabancı cisim dokusu, nekrozlar, kabuk ve kötü pansuman yapılmış doku etkin biçimde çıkarılıp yaranın kenarları kolayca temizlenebilir. Enfeksiyona uğrayan bölgeler kesilip çıkarılabilir ve salgıların uzaklaştırılması için çıkışlar bırakılabilir. Bununla birlikte cerrahiyle, taze granülasyon dokusunu zedeleme riskinden bahsetmesek bile, yüksek enfeksiyon, kanama ve acı riskiyle ilişkilidir. Bu nedenle, cerrahi temizleme ancak doğru eğitim verilmiş personel tarafından yapılmalıdır. </p>
<p>Enzim tedavisi </p>
<p>Enzim tedavisinin fonksiyonu </p>
<p>yara temizliğinin takviyesi<br />
granülasyon ve epitelleşmenin hızlandırılması<br />
Kollajenin fonksiyonu ve yapısı </p>
<p>en önemli fizyolojik doku proteini<br />
üçlü polipeptit zinciri bir topokollajen molekülü oluşturur.<br />
üçlü tropokollajen molekülleri fibril oluşturur<br />
fibriller birbirine bağlanarak kollajeni teşkil eder.<br />
Enzim tedavisi </p>
<p>Polipeptit zincirlerinin bileşimi </p>
<p>prolin<br />
glisin<br />
hidroksiprolin<br />
Endojen kollajenazın fonksiyonu </p>
<p>kollajeni parçalar<br />
granülosit ve makrofajları çekerek yarayı temizler<br />
makrofajlar vasıtasıyla biyolojik bakımdan aktif maddeler salgılayarak granülasyon dokusu üretimini hızlandırır<br />
Bakteriyel kollajenazın fonksiyonu </p>
<p>geç iyileşen yaralarda endojen kollajenaz aktifliğini artırır<br />
Antibiyotikle tedavi </p>
<p>Antibiyotiklerin kullanımı </p>
<p>enfeksiyona dair klinik belirtiler varsa<br />
milimetreküp başına 105&#8221;ten çok koloni teşkil eden birim kültürü gelişmişse<br />
Antiseptiklerin kullanımı </p>
<p>lokal antibiyotiklerin yerine<br />
Fizik tedavi/cerrahi </p>
<p>Fizik ve cerrahi tedavinin fonksiyonu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/cilt-yaralari-ve-tedavileri-cilt-yaralarin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koltukaltı Bezeniz Varsa Artık Yok</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/koltukalti-bezeniz-varsa-artik-yok.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/koltukalti-bezeniz-varsa-artik-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:10:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[iğneli epilasyon "beyaz iz" tarifi.html]]></category>
		<category><![CDATA[Koltukaltı Bezeniz Varsa ? - Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi.html]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8557</guid>
		<description><![CDATA[Koltukaltı Bezeniz Varsa ? - Cilt Yaraları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/271.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8559" title="27" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/271.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></span></p>
<p><span style="color: #333333;">Dermatoloğumuz Dr.Melisa Eczacıbaşı sizlerden gelen soruları yanıtlamaya devam ediyor. Akneler, vücut lekeleri, lazer epilasyon ve daha birçok konuda merak ettiğiniz soruların yanıtlarını almak için bizlere yazmanız yeterli. <img src="/images/trans.gif" alt="" height="10" /><strong>Koltukaltımda yaklaşık 3 senedir iki adet beze var. Gözle çok hafif bir belli belirsiz şişlik görünüyor. Fakat ellediğim zaman bezeleri hareket ettirebiliyorum ve sertler. Göğüs cerrahiye gittim kötü birşey olmadığını cildiye ile ilgili olabileceğini söyledi. Sebebi ne olabilir? </strong></p>
<p>Bu konuda sizi muayene edebilecek bir dermatoloğa görünmenizi tavsiye ederim.</p>
<p><strong>24 yaşında vitiligo hastasıyım. Lazer epilasyonun rahatsızlığıma zararı olur mu? </strong></p>
<p>Vitiligo lekeleriniz travma görülen yerlerde artış gösteriyorsa,lazer epilasyon yapmanızı tavsiye etmem.</p>
<p><strong>Merhabalar ben 45 yaşında ev hanımı bir bayanım. Cildimde sivilce benzeri bazı şeyler var. Doktor rozacea teşhisi koydu. Roza gel adında bir krem kullanıyorum fakat net bir cevap alamadım. Bu sivilcelerden kurtulmamın başka kesin bir yolu var mı? </strong></p>
<p>Rozacea hastalığında bazen tedavide rozajelden başka tedaviler de verilebilir, bir cilt doktoruna görünmenizi tavsiye ederim.</p>
<p><strong>18 yaşındayım. Vajina bölgesindeki tüylerin temizlenmesi için hangi yolu kullanmalıyım? O bölgedeki derinin çok hassas olduğunu biliyorum. Bugüne kadar kullandığım yöntemler fazla acı veriyor. Jiletle almaya başlamıştım sonra ağda ve sonra makine ama hepside acı verdiği için tamamen nasıl temizleyebileceğimi öğrenebilir miyim? Ayrıca tüy dökücüleri o bölgede kullanmak yanlış mı olur? Yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden çok teşekkürler.. </strong></p>
<p>Tüy konusunda en pratik ve ağrısız yöntemin lazer epilasyon olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Lazer epilasyon sonrası cildimde yanıklar oluştu. Bazıları beyaz iz olarak kaldı ama bir kaçı morarmış gibi leke bıraktı. Bu lekeleri nasıl geçiririm üstünden 2.5 ay geçti bepanten ve madecossol kullandım ama geçmedi nasıl tedavi ettirebilirim? Bir de yeni seans yaptırmam gerekiyor bunların üzerine bir daha ışın gelmesi sakıncalı olur mu, yanık olmaması için ne yapmalıyım? </strong></p>
<p>Yanık ve yan etki yaşamamak için doğru uygulayıcılara gitmeniz gerekir, beyaz lekeler yaklaşık 6 ayda geçecektir.</p>
<p><strong>Merhaba Doktor Hanım, ben 23 yasındayım. Cildim normalde sivilce üreten bir cilt değil. Buğday tenliyim karma cilde sahibim. Ergenlik döneminde bile hiçbir şekilde sivilce şikayetim olmadı. Ama bundan 4 yıl önce yasadıgım stres ve üzüntülerden dolayı akne oluştu öyle ki izleri kaldı. Bundan bir yıl önce deri soyucu kremler sayesinde aknelerden kurtuldum. Hatta geriye kalan<br />
lekeler dahi az olsa da azaldı. Fakat bu kullandığım ağır kremler cildimin elastizitesini kaybetti. Hangi kremi önerirsiniz? Tekrar cildimin daha sıkı olması için ne yapmalıyım? Şimdiden çok teşekkür ederim&#8230; </strong></p>
<p>Sivilce tedavisinde verilen ilaçların cildin elastik yapısının azaltıcı özellikleri yok, cilt tipinize uygun kozmetikler kullanacaksınız.</p>
<p><strong>Vücudumda aşırı tüylenme yaşıyorum ayrıca batık problemim var. Bodrum da oturduğum için seansları düzenli takip etmem olanaksız. Bir süre otoepilasyonu denedim gerçekten faydasını da gördüm ama koyu tüylerde. Bana vereceğiniz tavsiyeyi merakla bekliyorum. Ayrıca bütün bölgelere lazer yaptırmam mali açıdan da imkansız. </strong></p>
<p>Tüy ve batıklardaki en etkin çözümü lazer epilasyon olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Benim sorunum, son bir kaç aydır cildimde oluşan yaraların gün geçtikçe açılması ve çok geç iyileşmesi. Bu sorun neden kaynaklanıyor olabilir? Teşekkürler&#8230; </strong></p>
<p>Bu sorun için bir cilt doktoru ile görüşmeniz gerekir, kan şekeriniz, kan tahliliniz yapılmalı.</p>
<p><strong>Merhaba, sorunuma çok acil cevap vermenizi diliyorum. 2 gün önce sabah kalktığımda burnumun ucunda nedensiz olarak yanmış gibi bir acıyla beraber su toplanması oldu. Doktor herpes teşhisiyle zovirax verdi. Burnumun ucu hala çok acıyor, kızarık ve iz kalmasından endişe ediyorum. 38 yaşındayım. Hayatımda uçuk nedir bilmem. İlk kez böyle birşey oldu. Ne yapabilirim? </strong></p>
<p>Doktorunuz bu konuda doğru tedavi şeklini vermiştir, büyük bir ihtimal stresli bir dönemdesiniz, geçmiş olsun.</p>
<p><strong>Merhabalar, 33 yaşındayım, 10 yaşında bir oğlum var. Oğlumun çenesinde leblebi büyüklüğünde kabartısız, kaşınmayan beyaz bir leke var. Yeni oluştu 2 haftadır geçmedi. Sanki bir kaç sene önce de olmuş ve geçmişti gibi hatırlıyorum. Fakat tekrar olunca korktum açıkçası. Neden olabilir? Yardımcı olursanız sevinirim. </strong></p>
<p>Bir cilt doktoruna görünmeniz daha sağlıklı olacaktır,geçmiş olsun.</p>
<p><strong>Yirmi üç yasındayım duzenli olarak cildimi temizliyor ve tonikle siliyorum hatta arada sırada maske uyguluyorum buna rağmen sivilce ve siyah noktalar çıkıyor bunların geçmesi çok uzun zaman alıyor ve güneşte bronzlaşmadıkça izleri ve siyah lekeleri geçmiyor bir cözüm önerirseniz çok sevinirim. </strong></p>
<p>Bu konuda tedavi almanız gerektiğini düşünüyorum, bir tek tonik ve temizleyiciler yeterli olmayacaktır.</p>
<p><strong>3,5 yaşında kızımın yüzünde sonradan tesadüfen farkettiğimiz beyaz leke var, vitiligo olabilir dendi, merhem verildi bir faydası olmadı, ne yapılabilir? </strong></p>
<p>Her beyaz lekenin nedeni vitiligo değil, bir cilt doktoruna görünün.</p>
<p><strong>Öncelikle merhaba. Benim sorunum 2 sene önce Antalya&#8221;ya gitmiştik. Akdeniz‘in güneşi bildiğiniz gibi çok yakıcı ve benim göğsüm bu güneşin altında tam 3 kez soyuldu. O sıralar kıpkırmızı olmuştu. Cayır cayır yanıyordu. Ancak b-pantene kullanabiliyordum ama o bile benim acımı dindirmiyordu. Her neyse, sonra orası normal deri haline geçince beyaz beyaz izler kaldı. Bütün bölgeler bembeyaz değil ama beyaz ve belli siyah noktalar var ve bunlar 2 senedir hiç geçmedi. Doktora gittim geçer diyor. Ama 2 senedir hiç bir değişiklik yok. Çok kötü gözüküyor. Ne yapmalıyım? </strong></p>
<p>Beyaz lekelerin çok değişik nedenlere bağlı geliştiğini düşünüyorum, mantar hastalıkları, yanık izleri&#8230;</p>
<p><strong>Ben uzun yıllardır sedef hastasıyım. İlk önceleri sadece dirsek ve dizlerimde oluşan sedef birkaç yıldır saç derimde de oluşmaya başladı çeşitli şampuan ve ilaçlar denedim başarılı olmadı. Kepek gibi üstüme dökülmekte bu beni üzmekte sizin önereceğiniz bir ilaç, şampuan varsa ismini verebilir misiniz? Şimdiden teşekkürler. </strong></p>
<p>Sedef ciddi bir rahatsızlık bu konuda doğru bir tedavi almanız gerekir, sizi görmeden ilaç ismi vermem bu şekilde hiç doğru olmaz, geçmiş olsun.</p>
<p><strong>12 yıldır sedef hastasıyım hamilelik döneminde ilaç kullanılamadığı için ne önerirsiniz ayrıca hamilelik döneminde hastalık daha çok artar mı? </strong></p>
<p>Sevgili okurlarım lütfen cilt rahatsızlıkların konusunda en sağlıklı yolun kesinlikle bir cilt doktoru tarafından tedavi olmanız gerektiğini unutmayın, bu sizler için olabilecek en doğru seçenektir, hamilelik döneminde yine cildinizi kurutacak etkenlerden uzak durmanız gerekecek, sürekli yumuşatıcı ve nemlendirici dermatolojik ilaçlar kullanmanız gerekir.</p>
<p><strong>Benim çenem ve çevresinde, kollarımda ve kalçamda sivilceler var. Bir yerde okudum bu E vitamini eksikliğinden oluyormuş. E vitamini ihtiva eden yiyecekleri araştırdım ve bu yiyecekleri tükettiğimi gördüm. Yalnız bunun yeterli olmadığını düşünüyorum çünkü sivilcelerim hala var. E vitamini takviyesi yapmam gerekir mi, gerekirse ne kullanmalıyım? </strong></p>
<p>Sivilceler çok değişik nedenlere bağlı gelişir, bunlar arasında hormonal düzensizlik, stres, genetik, yanlış kullanılan kozmetikler vs. girer, bir tek E vitamin takviyesi ile yüzünüzdeki sivilceleri geçiremezsiniz, bilinçli bir tedavi almanız gerekir.</p>
<p><strong>Kollarıma iğneli epilasyon yaptırdım. Fakat çok yüksek elektirik verildiği için kırmızı kırmızı izler kaldı. Bu izlerin geçmesi mümkün mü? Yardımcı olursanız sevinirim. </strong></p>
<p>İzler için leke tedavi yöntemleri deneyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Özellikle teşekür ederek başlamak istiyorum. Benim söyle bir sorunum var. Yüzümde üç tane gözle görünür ben var bunlar et beni değil bir tanesi sadece hafif kabarık ama siyah renkli. Bunlardan nasıl kurtulabilirim? Benim sadece görüntü bakımında rahatsızlığım var. Cevap verirseniz sevinirim. </strong></p>
<p>Benlerin boyutları büyük ise küçük bir operasyon ile çıkartılabilir lazer olabilecek başka yöntemlerden birisi.</p>
<p><strong>Sedef hastasıyım hamilelik döneminde artar mı ilaç kullanılamayan dönemlerde ne tavsiye edersiniz? </strong></p>
<p>Cildinizin kuru kalmaması gerekir, yumaşatıcı ve nemlendiriciler kullanın.</p>
<p><strong>Benim sorunum el ve ayak parmaklarımla ilgili. El ve ayak parmak derilerımde soyulmalar olusuyor sebebı ne olabilir. Beslenme ile ilgili bir durum mudur? </strong></p>
<p>Soyulmanın çok değişik nedenleri olabilir, mantar, kuruluk, kontakt dermatit vs. İlk aşamada<br />
neden araştırılmalıdır.</p>
<p><strong>Yaklaşık 8-9 aydan beri ensemde hafif kahverengi-kızıl lekeler var. Doktor stresten kaynaklandığını söyledi, ilaç kullandım ama geçmedi. Ne yapmalıyım? </strong></p>
<p>Strese bağlı gelişen bir çeşit egzema olabilir, stresinizi gidermek, ilaç ve yumuşatıcılar kullanmanız gerekir.</p>
<p><strong>Benim geçen seneden beri vücümda beyaz leker oluştu doktora gittiğimde mantar dedi ve vücut şampuanı ve hap kullandım. 2 kutu ama geçmedi sanki vücuduma pamukla çamaşır suyu dökülmüş gibi kaşıntı yok yazın çoğalıyor ve eşime geçmesinden korkuyorum. Lütfen bana ilaç ve şampuan ismi yazarsanız sevinirim. </strong></p>
<p>Mantar özellikle beyaz mantar, uzun süre tedavi gerektiren bir durum, doktorunuzun verdiği ilaçları düzenli kullanın.</p>
<p><strong>Benim yaklaşık olarak 4,5 senedir ellerimde yaralar var. Çeşitli doktorlarla görüştüm bana LİKEN PLANUS denen bir tanı kondu. Bunun herhangi bir tedavisi yok mu? Stresten oluştuğunu söylediler. Ben zaten ellerime baktığımda strese giriyorum. Benim ne yapmam lazım? </strong></p>
<p>Liken planus ciddi bir rahatsızlık, alternatif tedavi yöntemleri mevcut, lütfen bu konu ile ilgili bir dermatoloğa görünün, daha sağlıklı çözümler bulacaksınız, ilaç, puva,&#8230;.</p>
<p><strong>34 yaşındayım. Yüzümdeki gözenekler çok belirgin. Ayrıca cildim her zaman terliymişim gibi aşırı yağlı. Bu durumdan kurtulabileceğim herhangi bir yöntem var mı? </strong></p>
<p>Sizin uyguladığınız yöntemler ile değil, tıbbi bir tedavi ile probleminizi hafifletmek mümkün, peeling, ilaç tedavileri&#8230;.</p>
<p><strong>Merhaba benim öğrenmek istediğim birşey var: Koltukaltı ve bikini bölgesine yaptırılan iğneli ya da lazerli epilasyonun ilerde olası bir hamileliğe etki edip etmeyeceği? Yan etkileri varmıdır acaba? Cevabınız için şimdiden teşekkürler? </strong></p>
<p>Doğru uygulama durumunda lazer ve ya iğneli epilasyonun hamilelik üzerinde hiçbir<br />
yan etkisi yotur.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/koltukalti-bezeniz-varsa-artik-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Urları Yaraları İyileştirmek için Macun ve önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/urlari-yaralari-iyilestirmek-icin-macun-ve-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/urlari-yaralari-iyilestirmek-icin-macun-ve-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Urları Yaraları İyileştirmek için Macun ve önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8551</guid>
		<description><![CDATA[Urları Yaraları İyileştirmek için Macun ve önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Urları-Yaraları-İyileştirmek-için-Macun.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Urları-Yaraları-İyileştirmek-için-Macun.jpg" alt="" title="Urları Yaraları İyileştirmek için Macun" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8554" /></a></p>
<p>Üç tutam üzerlik otu tohumu, ikişer tutam meyan kökü ve Menekşe kökü, bir tutam vanilya, üç adet misk soğanı ile birlikte dövülerek ezilir. Hazırlanan karışım bir kaba konarak yirmi beş dakika süre ile suda pişirilir. </p>
<p>Süzülerek elde edilen posaya dövülmüş keçiboynuzu unu ilâve edilerek macun kıvamına gelinceye kadar arı sütü ile yoğrulur. Hazırlanan macun menekşe yağı iye yumuşatıldıktan sonra bir kavanoza konarak serin bir yerde saklanır. </p>
<p>Açılmamış katı urları ve yaraları iyileştirmek için hazırlanan bu macundan günde üç tatlı kaşığı yenir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/urlari-yaralari-iyilestirmek-icin-macun-ve-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Yapısı ve Yara İyileşmesi İçin Kullanın</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/cilt-yapisi-ve-yara-iyilesmesi-icin-kullanin.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/cilt-yapisi-ve-yara-iyilesmesi-icin-kullanin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:08:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[cilt Yapısı ve Yara İyileşmesi - Cilt Yraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8550</guid>
		<description><![CDATA[cilt Yapısı ve Yara İyileşmesi - Cilt Yraları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/156.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8552" title="15" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/156.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></span></p>
<p><span style="color: #333333;"> Cilt insan vücudunu kaplayan en geniş organ olup organizmanın çevreye karşı dış duvarıdır; dolayısıyla bazı fonksiyonları yerine getirmekle yükümlüdür.</p>
<p>Mekanik, kimyasal ve biyolojik etkilere karşı koruma sağlar. Su dengesini ve vücut sıcaklığını düzenler. Dokunma, basınç, sıcaklık ve acı gibi duyuları ileten bir duyu organıdır. Kızardıklarında veya sarardıklarında açık tenli kimselerin cildinde duyguları gözükür. Cilt aynı zamanda bağışıklık süreçleriyle de ilgilidir ve metabolik fonksiyonlara (D2 vitamini ve kolesterol sentezi) sahiptir.</p>
<p>Cildin icra ettiği fonksiyonların çeşitliliği karmaşık yapısına yansımıştır. Cilt, her biri farklı bir doku yapısına sahip üç tabakadan oluşur.</p>
<p>Bir araya gelerek cildi oluşturan üç tabaka dıştan içe doğru epidermis, dermis (corium) ve sub kutistir. Her tabaka bundan sonraki bölümde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.</p>
<p>Yaralar kavramıyla iki fizyolojik yara iyileştirme yolu da açıklanmaktadır. Epidermis cildin en dıştaki tabakasıdır. Birkaç keratinosit tabakadan oluşur. Kalınlığı vücudun bölümüne, yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişir. Epidermis hücreleri dört tabakaya ayrılabilir. İçten dışa doğru bunlar stratum basale epidermidis (tek tabakalı), stratum spinosum epidermidis, stratum granulosum epidermidis (tek katlı veya çok katlı) ve stratum corneum epidermidis.</p>
<p>Keratinositler epidermisin stratum basalede teşekkül eder. Süreç sırasında yapılarını değiştirerek üst tabakalara yayılırlar. Stratum spinosumda diken hücreleri, Stratum granulosumda granüler hücre ve stratum corneum da horny hücreler şeklinde bulunurlar. Bir keratinositin bütün tabakaları kat ederek cansız bir horny hücre olarak yüzeye düşmesine kadar geçen süre turnover olarak adlandırılır ve genellikle dört hafta kadar sürer.</p>
<p>Epidermiste mevcut diğer hücreler arasında melanositler (pigment üreten hücreler), Meckel hücreleri, Langerhans hücreleri lenfositler bulunur. Dermisten farklı olarak epidermiste damar bulunmaz. Beslenme, altta bulunan dermisten difüzyon yoluyla olur.</p>
<p>Dermis, cilde elastikliğini veren lifli ve iyice damarlaşmış bir dokudur. İki dokudan oluşmuştur, stratum papillare ve stratum reticulare.</p>
<p>İnce yüzey tabakası olan stratum papillare ince elastik lifler içerir ve bağ doku kabarcıklarıyla epidermise bağlanır. Bu kabarcıklar yoğun bir kılcal damar ağıyla çevrelenmiş olup, epidermise kan gitmesini sağlarlar. Stratum papillare aynı zamanda histositler, fibroblastlar, meme hücreleri ve bağışıklık hücreleri, serbest sinir uçları ile dokunma ve basınç algılayıcıları gibi hareketli bağ doku hücreleri bakımından da zengindir.</p>
<p>Cildin Anatomisi</p>
<p>Epidermisin yapısı</p>
<p>stratum corneum<br />
stratum granulosum<br />
stratum spinosum<br />
stratum basale<br />
Fonksiyonu</p>
<p>vücudu dış çevreden korur<br />
Ana hücre tipleri</p>
<p>keratinositler<br />
ömrü: yaklaşık dört hafta<br />
Dermisin yapısı<br />
Damarlı ve lifli doku iki tabakadan oluşur:</p>
<p>stratum papillare<br />
stratum reticulare<br />
Fonksiyonu</p>
<p>epidermisi difüzyonla besler<br />
cilde elastikliğini verir<br />
sıcaklığı ve kan basıncını düzenler.<br />
Bağlantıları</p>
<p>ter bezleri<br />
kıllar<br />
yağ bezleri<br />
Alttaki geniş stratum reticulare esas olarak vücut yüzeyine paralel uzanan kalın kollajen lif demetleri ve elastik liflerden ibaret bir ağ yapısı oluşturur. Ter bezleri, kıl bezcikleri ve yağ bezleri gibi epitel uzantılarının kökleri buradadır. Subcutise bitişik olan dermis ana fonksiyonları vücut sıcaklığı ile kan basıncını düzenlemek olan küçük ilâ orta boy damarların oluşturduğu bir ağ yapısını içerir. Subcutis dermisin altında bulunur ve iki tabakayı ayıran belli bir sınır yoktur.</p>
<p>Subcutis yapısı</p>
<p>yağ doku<br />
bağ doku<br />
Fonksiyonu</p>
<p>taşıyıcı ve bağlayıcı tabaka<br />
ısı ayarlama<br />
mekanik tampon<br />
Subcutis dermisin altında bulunur ve iki tabakayı ayıran belli bir sınır yoktur. Subcutis fasyanın başladığı yerde biter.</p>
<p>Subcutis, içinden kan damarları, sinirler ve lenf damarlarının geçtiği bağ doku perdelerinin birbirine bağladığı yağ doku lobüllerinden oluşur. Subcutis cildi matrixle irtibatlandıran taşıyıcı ve bağlayıcı bir tabakadır. Enerji deposu ve mekanik tampon görevi yapar ve vücudu sıcaklık dalgalanmalarından korur. Subcutis yapısı cinsiyete, vücudun hangi bölümünde bulunduğuna, yaşa, besleme durumuna ve diğer bazı faktörlere göre farklılık gösterir.</p>
<p>Yara, normal fonksiyonlarını kesintiye uğratacak tarzda bir dokunun yaralanması veya tahrip olmasıdır. Organizmanın doğal tepkisi yaraları mümkün olduğunca kısa sürede kapatmak ve yapıların normal sürekliliğini geri getirmektir. Bu süreç yara iyileşmesi olarak adlandırılır. Yara iyileşmesi tüm dokularda aynı biyolojik ve biyokimyasal prensipleri takip eder. Yara iyileşmesi, yaranın şiddet ve durumuna bağlı olarak birincil ve ikincil olmak üzere iki tipte olabilir.</p>
<p>Birincil yara iyileşmesi yara iyileşmesinin optimum çeşididir. Birincil yara iyileşmesinin meydana gelebilmesi için yaranın kenarları düzgün ve aynı hizada bulunmalı, yara temiz ve iyi pansuman yapılmış olmalıdır. Birincil yara iyileşmesi, hissedilir hiçbir yangı olmadan yaranın dört &#8211; altı günde süratli ve karmaşıklaşmamış kapanmasıyla sonuçlanır. Çok az kabuk bağlama meydana gelir ve yapı ile fonksiyon büyük oranda eski haline döner.</p>
<p>Doku kaybı, hizası bozuk yara kenarları, enfeksiyon veya kan beslemesinde yetersizlik varsa, ikincil yara iyileşmesi meydana gelir. İkincil yara iyileşmesi bir haftadan uzun süren ve genellikle iki &#8211; üç haftayı geçmeyen gecikmeli bir iyileşme süreciyle tanınır.</p>
<p>İkincil yara iyileşmesi değişmez olarak fonksiyon görmeyen büyük bir kabuğun teşekkülüyle sonuçlanır.</p>
<p>Yara iyileşmesi tipleri</p>
<p>Tanım</p>
<p>fonksiyon kaybı eşliğinde doku yırtılması veya tahribi<br />
Yara iyileşmesi tipleri</p>
<p>birincil ve ikincil yara iyileşmesi<br />
Birincil yara iyileşmesi</p>
<p>optimum iyileşme<br />
dört ile altı günde iyileşme<br />
karmaşıklaşma yok<br />
kabuk bağlama çok az veya hiç yok, fonksiyon kaybı hiç yok<br />
İkincil yara iyileşmesi</p>
<p>karmaşıklaşma dolayısıyla geç iyileşme<br />
kayda değer kabuk bağlama<br />
iki ilâ üç haftada iyileşme</p>
<p>Tedavi Yolları</p>
<p>Yara temizleme geç iyileşen yara yönetiminde yaygın olarak uygulanır. Bazı enzimsel, mikrop kırıcı, fiziki ve cerrahi temizleme teknikleri kullanılabilir. Bunlar gelecek bölümde açıklanmaktadır.</p>
<p>Bir yara temizlenirken hijyenik çalışma şartlarının muhafazası, pansuman karışıklıklarının önlenmesi ve yaranın kurumasının durdurulması önemlidir.</p>
<p>Enzim preperatları yara temizliğinin temel dayanaklarından biridir. Enzimler, exudatif fazda nekrotik malzemeyi ve kabuğu seçici olarak parçalayarak fizyolojik yara temizliğine takviyede bulunurlar. Bu da yeni dokunun (granülasyon ve epitelleşme) üretilmesini hızlandırır. Enzimle temizlemenin önemli avantajlarından biri sağlıklı doku el değmeden kalırken nekrotik dokunun ayrılmasıdır.</p>
<p>Doğal kollajen en önemli insan bağ dokusu proteinidir ve öyle olunca cildin önemli bir yapısal elemanıdır. İnsan kollajeni, doku tipine göre farklı biçimde düzenlenmiş paralel tropokollajen moleküllerden ibaret örgüye benzer fibrillerden meydana gelir.</p>
<p>Kollajenin temel bileşeni olan tropokollajen helixel olarak birbirlerine sarılmış polipeptit zincirlerinin üçlü helixinden yapılmıştır.</p>
<p>Her polipeptit esas olarak amino asitler, glisin, hidroksiprolin ve prolinden meydana gelir. Bu bileşenler glisinle başlayan üçlü spiral oluşturur.</p>
<p>Kollajenaz kollajeni parçalayabilen tek enzimdir. Yara iyileşmesinin exudatif safhasında, yer değiştiren fibroblastlar, keratinositler, makrofajlar ve granülositler tarafından yaranın içine endojen kollajenazlar salınır. Kollajenaz kollajen liflerini daha sonra proteazlar tarafından daha da parçalanabilen dörtte bir ve dörtte üçlük parçalara ayırır. Böylece ortaya çıkan çok küçük kollajen parçalanma ürünleri granülosit ve makrofajların yer değiştirmesi için kemotatik çekici olarak hareket ederler.</p>
<p>Granülosit ve makrofajlar nekrotik malzemeyi fagositoza tâbi tutarak yara temizleme sürecine devam ederler. Makrofajlar aynı zamanda granülasyonu hızlandıran (proliferatif faz) kollajenazlar ve biyolojik bakımdan aktif maddeler de salgılar. Yeni granülasyon dokusu teşkil edildiğinde, yeni dokuda fazla hücre çoğalmasını önlemek için, kollajen aktifliği azaltılır. Geç iyileşen yaralarda, bir endojen kollajenaz ek-sikliği vardır. Bu da, kollajen lifleriyle yaranın taba-nına bağlanan nekrotik dokunun yeterince parçalanamaması demektir.</p>
<p>Endojen kollajenaz aktifliğini artırıp iyileşmeyi hızlandırdığından, yaraları geç iyileşen hastalarda bakteriyel kollajenaz preperatlarının kullanılması özellikle tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Geç iyileşen bütün yaralara bakteriler koloni kurar. Ancak, bu tedavi gerektiren bir enfeksiyonun varlığını göstermez. Bu nedenle, antibiyotikler ancak milimetreküp başına 105′ten çok koloni teşkil eden birim kültürü gelişmişse ve bitişik dokunun süzmesi nedeniyle kızarıklık ve acı, yaradan su ve püy sızıntısı veya ateş gibi sistemsel belirtiler varsa kullanılmalıdır.</p>
<p>Yara enfeksiyonuna neden olan en yaygın patojenlerden bazıları Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa ve streptococ&#8221;dur.</p>
<p>Antibiyotikler sistemik veya lokal olarak kullanılabilir. Antibiotiklerin lokal kullanımı bazı nedenlerden dolayı problemlere yol açabilir. Onların kullanılması patojenlerin daha dirençli olmasına yol açabilir veya dokunma alerjilerini ortaya çıkarabilir. Buna ek olarak, yara iyileşmesi sürecine zarar vermeden yeterli ilaç seviyelerinin elde edilmesi zordur. Lokal tedavinin bir avantajıysa, ilacın kan dolaşımı içine asgari emilmesi nedeniyle neredeyse sistemik yan etkisinin bulunmayışıdır.</p>
<p>Hassasiyet riski yüzünden, lokal tedavi için antibiyotikler yerine antiseptikler kullanılabilir.</p>
<p>Bununla birlikte, antiseptik kullanılırken etki yelpazelerinin sınırlı olduğu, hassasiyete yol açabildikleri-antibiyotiklerden az olsa bile-uygulandıklarında acıya yol açabilecekleri ve yara iyileşmesi sürecine büyük zarar verebileceklerinin unutulmaması önemlidir.</p>
<p>Nekrotik dokunun ayrılıp yaranın temizlenmesini sağlamak için fiziksel tedbirlere başvurulabilir. Bu tedbirlerden bir tanesi, ıslak sargı uygulanmasıdır. Kullanılacak en iyi çözüm, yaradaki elektrolit dengesini altüst etmediğinden yara iyileşmesi sürecine zarar vermeyen Ringerle yıkanmasıdır. Koloni teşkil eden birimlerin sayısını azaltmak üzere denenip test edilen tedbirler arasında H2O2 ile yıkama ve UV-C ışığıyla ışınıma maruz bırakma bulunmaktadır.</p>
<p>Cerrahi temizleme geç iyileşen yaralar halinde bir başka alternatiftir. Cerrahi yoldan, yabancı cisim dokusu, nekrozlar, kabuk ve kötü pansuman yapılmış doku etkin biçimde çıkarılıp yaranın kenarları kolayca temizlenebilir. Enfeksiyona uğrayan bölgeler kesilip çıkarılabilir ve salgıların uzaklaştırılması için çıkışlar bırakılabilir. Bununla birlikte cerrahiyle, taze granülasyon dokusunu zedeleme riskinden bahsetmesek bile, yüksek enfeksiyon, kanama ve acı riskiyle ilişkilidir. Bu nedenle, cerrahi temizleme ancak doğru eğitim verilmiş personel tarafından yapılmalıdır.</p>
<p>Enzim tedavisi</p>
<p>Enzim tedavisinin fonksiyonu</p>
<p>yara temizliğinin takviyesi<br />
granülasyon ve epitelleşmenin hızlandırılması<br />
Kollajenin fonksiyonu ve yapısı</p>
<p>en önemli fizyolojik doku proteini<br />
üçlü polipeptit zinciri bir topokollajen molekülü oluşturur.<br />
üçlü tropokollajen molekülleri fibril oluşturur<br />
fibriller birbirine bağlanarak kollajeni teşkil eder.<br />
Enzim tedavisi</p>
<p>Polipeptit zincirlerinin bileşimi</p>
<p>prolin<br />
glisin<br />
hidroksiprolin<br />
Endojen kollajenazın fonksiyonu</p>
<p>kollajeni parçalar<br />
granülosit ve makrofajları çekerek yarayı temizler<br />
makrofajlar vasıtasıyla biyolojik bakımdan aktif maddeler salgılayarak granülasyon dokusu üretimini hızlandırır<br />
Bakteriyel kollajenazın fonksiyonu</p>
<p>geç iyileşen yaralarda endojen kollajenaz aktifliğini artırır<br />
Antibiyotikle tedavi</p>
<p>Antibiyotiklerin kullanımı</p>
<p>enfeksiyona dair klinik belirtiler varsa<br />
milimetreküp başına 105′ten çok koloni teşkil eden birim kültürü gelişmişse<br />
Antiseptiklerin kullanımı</p>
<p>lokal antibiyotiklerin yerine<br />
Fizik tedavi/cerrahi</p>
<p>Fizik ve cerrahi tedavinin fonksiyonu</p>
<p>yara temizleme<br />
nekrotik malzemenin daha etkin biçimde çıkarılması</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/cilt-yapisi-ve-yara-iyilesmesi-icin-kullanin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yara Jilet izi Giderme Yararları</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/yara-jilet-izi-giderme-yararlari.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/yara-jilet-izi-giderme-yararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:07:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Yara Jilet izi Giderme - Cilt Yaraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8545</guid>
		<description><![CDATA[Yara Jilet izi Giderme - Cilt Yaraları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/882.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8547" title="88" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/882.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></span></p>
<p><span style="color: #333333;"> <strong>Yara izi “Scar” (skar şeklinde okunur) nedir? </strong></p>
<p>Skar normal yara iyileşme olayının bir sonucu olarak oluşur. Bir yaralanma ile oluşan kesi veya bir ameliyat yarası ne kadar dikkatli ve usulüne uygun şekilde onarılsa bile kalıcı bir iz daima oluşur. Ancak bu izin kabul edilebilir, gizlenebilir ve belli belirsiz olması önemlidir. Plastik cerrahi sanatı ancak bunu sağlayabilir. İzsiz ameliyat yoktur. Estetik dikiş adında bir dikiş tekniği yoktur. Lazerle dikiş konulamaz.</p>
<p>Yara iyileşmesi sonucu oluşacak skarın kalitesi kişiden kişiye ve vücut bölgelerine göre farklılık gösterir. Bu nedenle skarın ne şekilde sonuçlanacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Başlangıçta gergin ve düzensiz şekilde olabilir zamanla daha düzgün bir hal alır. Yine başlangıçta kızarık ve kabarık şekilde olan skarlar 12-18 ay içinde daha yumuşak ve soluk renkli hale dönüşürler.</p>
<p>Bir skarın iyileşme dönemi sonunda kabul edilebilir ve eniyi durumda olması için skarlı bölgeye masaj uygulanabilir. Masaj cildin alttaki dokulara düzensiz şekilde yapışmasını önler. Uygun şekilde yapılan masajın yaranın olgunlaşmasını hızlandırdığı yani kızarıklık ve düzensizliği azalttığı kabul edilmektedir. Masaj skarı hafifçe okşamak tarzında değil alttaki dokulara doğru itecek şekilde bastırılarak, günde birkaç kez 5 dakika süre yapılmalıdır. Banyodan sonra yapılması sağlık verilir.</p>
<p>Masaja ne zaman başlanacağına ameliyatı yapan doktor karar verir. Çünkü yara dikişler alınmış olsa bile masaj için henüz elverişli durumda olmayabilir.</p>
<p>Skar ve güneş ışığı ilişkisi önemli bir konudur. Skarlı alanlar normal cilde göre güneş ışığına daha hassas durumdadır. Ameliyat olan kişilerin skar olan bölgelerini kuvvetli ve direk gelen güneş ışığından (plajda öğle saatlerinde güneşlenme gibi) 12-18 ay süre ile kaçınmaları tavsiye edilmektedir. Gündüz şartlarında yüksek değerli güneş koruyucu kremler (SPF,Sun Protection Factor) ve geniş kenarlı şapkalarla yüz güneşten korunabilir. Güneş koruyucu krem açıkta olan el sırtı için de kullanılmalıdır.</p>
<p>Yara iyileşmesinin erken dönemlerinde, güneşlenme yada ultraviole salonlarında bronzlaşma skarlı alanlara zararlı etki yapar. Böyle bir durumda skarlı alanlar alacalı bir görünüm kazanır. Ayrıca sıcak skarlı alanlarda kaşıntıya neden olur Bu nedenle güneşte yanmaktan ve brozlaşmaktan kaçınmak erken dönemde gereklidir.</p>
<p>Skarların yok edilmesi mümkün değildir. Önerilen çeşitli krem, ve bazı cihazların kullanımı, skarın dış görünümünde belli ölçüde düzelme sağlayabilir ancak hiçbir zaman yok edilemez. Örneğin yanık izlerini, dövme lekelerini ve doğum sonrası oluşan çatlakları yok eden bir yöntem yoktur.</p>
<p>Hangi nedenle oluşursa oluşsun meydana gelmiş skarların Scar Revision denilen cerrahi tedavisi, plastik cerrahinin zor konularından biridir. Hiçbir skar tamamen yok edilemez. Plastik Cerrahide skarların görüntüsü masaj ve ameliyatla daha kabul edilebilir, daha az belirgin hale getirilebilir yada örneğin saçlı deri gibi doğal anatomik bölgelerde gizlenebilir.</p>
<p>Skarların oluşumunda yaranın boyutları ve derinliği, yaranın olduğu anatomik bölgenin kanlanması, kişinin deri kalınlığı ve rengi, skarın yönü gibi pekçok faktörün etkisi vardır. Başlangıçta görünümü iyi olmayan skarlar zamanla daha kabul edilir bir hale gelir. Oluşacak yara izininin kişi tarafından ne derece kabul edileceği de kişiden kişiye fark gösterebilir.</p>
<p>Skar revizyonu ameliyatı kararını vermeden önce ilk ameliyattan veya yaralanmadan sonra 6-12 beklenmesi tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Skar revizyonu plastik cerrahinin konusudur. Seçilen hekim ile tüm ayrıntılar, olabilecek olumlu ve olumsuz sonuçlar enine boyuna konuşulmalıdır. Kişi beklentilerini çok iyi belirlemelidir.</p>
<p>Her ameliyatın riski olduğu gibi bu ameliyatın da riski vardır. Normal koşullarda çok büyük ve geniş olmayan skarlar lokal anestezi ile ameliyat edilebilir. Ancak enfeksiyon, kanama, ve nüks olasılığı vardır.</p>
<p><strong>Keloid </strong></p>
<p>Keloid abartılı yara iyileşmesi olayı olarak tanımlanabilir. Skar genellikle kalın, düzensiz ve yara kenarlarının dışına taşmış şekilde olur ve kaşıntılıdır. Çevre dokulara göre kırmızımsı yada daha koyu renkli olabilir. Keloid vücüdun herhangibir yerinde oluşabilir. Ancak çoğunlukla gövde ön yüzü omuzlar sırt ve kulak memesinde gelişir. Daha çok esmer insanlarda ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe ortaya çıkma şansı azalır.</p>
<p>Bir anormal yara iyileşmesi tipi olan Keloid steroid türü ilaçların yara içine enjeksiyonu ile tedavi edilir. Bu işlem skar dokusunun kırmızımsı rengini, kaşıntısını azaltır. Bazı olgularda küçülmesine neden olabilir. Bu tedavi yanıt vermezse skar dokusu ameliyatla çıkartılır yara tabaka tabaka dikilir. Bu lokal anestezi ile yapılabilen bir işlemdir. Kişi kısa amanda 1-2 gün içinde işine dönebilir. Geniş skarlarda deri nakli ile kapatma gerekli olabilir.</p>
<p>Hangi yöntem kullanılırsa kullanısın keloidlerde nüks etme eğilimi vardır. Bazen eskisinden daha büyük boyutlarda ortaya çıkabilir. Bu nedenle hem ameliyat ve hemde aynı anda steroid enjeksiyonları, şua tedavisi kombinasyonu uygulanabilir. Ameliyat sonrası özel basınçlı sargı yada giysi kullanılması gerekli olabilir. Bu işlem 1 yıl kadar sürebilir.</p>
<p>Keloid tedavisinde uygulanan işlemlerin 2-3 yılda bir tekrarlanması gerekebilir.</p>
<p><strong>Hipertrofik skar (Hypertrophic scar) </strong><br />
Keloide göre daha az abartılı bir yara iyileşmesi şeklidir. Çok defa keloidle karıştırılır. Hipertrofik skar yara sınırlarının dışına taşmaması özelliği ile keliodden ayrılır. Diğer özellikler birbirine benzer. Tedavi yaklaşımı keoid ile aynıdır.</p>
<p><strong>Kontraktür (Contracture) </strong></p>
<p>Yanık ve doku kaybına neden olan yaraların iyileşmesi o bölgenin ileri derecede büzüşmesi ile sonuçlanabilir. Buna “Contraction” denir. Ortaya çıkan kontraktür alttaki dokuları da etkilediğinden eklem bölgelerinde hareket kısıtlılığı olur.</p>
<p>Yanık veya diğer nedenlerle oluşan kontraktürler ancak ameliyatla düzeltilebilir. Kontraktüre neden olan doku tamamen çıkarıldıkdan sonra yara deri nakli veya Z-Plasty, W-Plasty gibi flep denilen doku kaydırma yöntemleri ile kapatılır. Gereğinde doku genişletme (Tissue expansion) yöntemlerinden yararlanılır. Ameliyat sonrası fizik tedavi gerekebilir.</p>
<p><strong>Yüzdeki yara izleri </strong><br />
Yüzdeki ameliyat veya yaralanma izleri hipertrofik skar tarzında olmasa bile görülebilir halde olduğu için kozmetik bir sorun olabilir. Tedavi aynıdır. Skar ameliyat ile ya normal yüz çizgilerine uydurulur yada gizlenebilir. Ancak hiçbir zaman yok edilemez. Ameliyat dışında önerilen yöntemler belki daha az belirgin olmasına yardımcı olabilir. Yara izlerini ameliyat ve ameliyat dışı yöntemlerle tamamen yok eden bir tedavi yoktur. Amaç sadece daha kabul edilebilir bir görünüm sağlamak olmalıdır.</p>
<p>Yüzdeki yara izlerinin bazıları mekanik aşındırma “Dermabrasion” denilen yöntemle daha kabul edilebilir bir hale getirilebilir ancak bu yöntem de skarı tamamen yok edemez. Son zamanlarda mikrodermabrasion adı verilen yöntem kullanılmağa başlanmıştır. Ancak sonuç çok farklı değildir. Skarlarda ameliyat dışı önerilen tedavi yöntemleri birkaç seans gerektiren zaman alıcı yöntemlerdir.</p>
<p>Skar revizyonu ameliyatından sonra doktorun tavsiyelerine kesin olarak uyulmalı özellikle güneş ışığından kaçınılmalıdır. Ameliyatla elde edilecek düzelmenin derecesinin yaranın boyutlarına, anatomik yerleşimine, kişinin cilt yapısının kalitesine, rengine sigara kullanıp kullanmamasına, ameliyat sonrası bakıma bağlı olduğu ve başlangıçtaki görüntünün hoş olmayacağı, düzelmenin 6-12 ay sürebileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/yara-jilet-izi-giderme-yararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Yaraları ve Yanıklar için Merhem ve önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/agiz-yaralari-ve-yaniklar-icin-merhem-ve-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/agiz-yaralari-ve-yaniklar-icin-merhem-ve-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:07:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Yaraları ve Yanıklar için Merhem ve önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8544</guid>
		<description><![CDATA[Ağız Yaraları ve Yanıklar için Merhem ve önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Ağız-Yaraları-ve-Yanıklar-için-Merhem-ve-önemi.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Ağız-Yaraları-ve-Yanıklar-için-Merhem-ve-önemi.jpg" alt="" title="Ağız Yaraları ve Yanıklar için Merhem ve önemi" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8546" /></a></p>
<p>Yarım avuç dövülmüş amberbaris kökü ve yaprakları, üç tutam bağ sarmaşığı, ikişer tutam kızılağaç ve çalgıcı otu çiçekleri, bir tutam çitlembik tohumu, ceviz iriliğindeki bal mumu ile birlikte yarım saat süre ile suda pişirilir. </p>
<p>Sıkılarak elde edilen posa merhem kıvamına gelinceye kadar dövülmüş amberbaris kökü ilâve edilerek yoğrulur. Hazırlanan merhem zambak yağı ile yumuşatıldıktan sonra bir kavanoza konarak serin bir yerde saklanır.</p>
<p>Bu merhem, ağız yaralarına ve yanıkları geçiştirmek için kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/agiz-yaralari-ve-yaniklar-icin-merhem-ve-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorunlu Ciltlere Artık Son</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/sorunlu-ciltlere-artik-son.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/sorunlu-ciltlere-artik-son.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 14:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Yaraları]]></category>
		<category><![CDATA[Sorunlu Ciltler - Cilt Yaraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8538</guid>
		<description><![CDATA[Sorunlu Ciltler - Cilt Yaraları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/3451.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8540" title="345" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/3451.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a> </span></p>
<p><span style="color: #333333;"> Dermatolog Melisa Eczacıbaşı sizlerden gelen soruları yanıtlıyor.</p>
<p><strong>Melisa Hanım, yazılarınızın sıkı bir takipçisiyim. Öncelikle, bunca yoğunluğunuz arasında zaman yaratıp bizleri aydınlattığınız için sonsuz şükranlarımı sunmak istiyorum. Benim sorunum cilt çatlakları. Henüz doğum yapmadım ancak ergenlik döneminde başlayan çatlaklar her geçen sene inanılmaz bir hızla yayıldı, vücudumun hemen her yerini sardı. Bu konuyla ilgili yeni çıkan tüm ürünleri takip etmekteyim ancak hiçbir fayda göremedim. 2 yıldan fazla bir süre Lierac ampullerini kullandım. Şimdi ise piyasaya yeni çıkmış olan Jeanne Piaubert&#8221;in Vergeturly Creme&#8221;sini kullanıyorum. Bu ürün hakkında bir bilginiz var mı? Ya da bana biraz olsun işe yarayacak başka bir ürün ya da yöntem önerebilir misiniz lütfen? Köşenizde çatlak ameliyatı diye bir yazı okudum. Çatlakların ameliyatla kesin çözümü var mı? Ve ameliyat ne şekilde gerçekleşiyor? Bu arada karboksiterapiyi de denedim ancak bir sonuç alamadım maalesef. Sizden ricam bana biraz olsun yardımcı olabilmeniz, çünkü bu çatlaklar yüzünden ciddi bir bunalıma sürüklenmekteyim. Şimdiden çok teşekkür eder, mesleğinizde başarılarınızın devamını dilerim. </strong></p>
<p>Merhaba, sizin de söylediğiniz gibi çatlak konusunda daha kesin ve çok etkili herhangi bir tedavi yöntemi yok. Var olan kozmetik ve cihazlar ise, çatlakları tamamen geçirmekten çok çatlakların görüntülerini hafifletmek ve oluşacak olanları etkilemektedir. Bu konuda çok kesin bir yöntem bulunduğunda zaten haberiniz olacaktır. Yaptıklarımızın değerini bildiğiniz için ayrıca teşekkürler.</p>
<p><strong>Merhaba, benim el, ayak ve koltuk altı bölgelerimde aşırı terlemem var. Hiç doktora başvurmadım ve hormon testi yaptırmadım. Ancak başka bir sorunum yok ve halam da aynı benim gibi, yani genetik olduğunu düşünüyorum. Tedavi yöntemlerinden İyontoforez benim için en uygulanabilir olanı; ancak nereye başvuracağımı ve maliyetini bilmiyorum, ayrıca elma sirkesi gibi doğal yolları da tavsiye ediyorlar, sizin bu konuyla ilgili görüşleriniz nelerdir? Teşekkürler&#8230; </strong></p>
<p>Konu ile ilgili yaptığımız en son uygulama Botox uygulamasıdır, bu konuyu benim daha önce yazdığım konular arasında, veya direkt kendi web sitemizden çok detaylı bir şekilde okuyabilirsiniz: www.melisaeczacibasi.com</p>
<p><strong>Hocam benim sivilcelerden şikayetim var. Yani herkes gibi ama benim farkım sivilce değil de sanki böcek ısırığı gibi kocaman çıkan tuhaf şeyler; adları sivilce ama hiç benzemiyorlar. Ben de sivilce sıkmayı çok severim, bir nevi stres toplarım. Ancak sıkmasam da büyük çıkıyorlar. Bu arada çok beyaz bir tenim var. Acaba o yüzden mi bana çok acayip geldiler? Ne dersiniz ? </strong></p>
<p>Konu ile ilgili bir dermatoloğa başvurmanızı tavsiye ediyorum, her şeyden önce sorununuzun sivilce olup olmadığını tespit etmek gerekir. Tabi eğer gerçekten ciddi bir sorununuz varsa?</p>
<p><strong>Merhaba, yaklaşık bir aya yakın bir süredir bende kaşıntı var anlatılamaz şekilde. Kaşınmaktan cildim harap oldu. Nedenini merak ediyorum. Geceleri uykumdan uyandırıyor, sabahı güç ediyorum. Sizce neden olabilir? </strong></p>
<p>Gece artan kaşıntıların nedeni bazen bulaşıcı bir çeşit cilt rahatsızlığı olabilir, onun için eğer böyle bir durum varsa hem tedavi olmanız, hem da başka kimselere bulaştırmamanız için kesin bir doktora başvurmanız gerekir.</p>
<p><strong>Merhabalar, özellikle koltuk altı, alt bacak ve kasıklarda oluşan (basit) kıl dönmelerinin nedeni nedir? Ne yapmalıyım? Teşekkürler&#8230; </strong></p>
<p>Nedenleri tam olarak bilinmez, ama lazer epilasyon doğru uygulandığında bu konuda gerçekten başarılı sonuçlar veriyor.</p>
<p><strong>Merhabalar, ayağımın altında bir siğil var kıştan bu yana. Siğil ilacı kullanmama rağmen geçmiyor ve daha da çok artıyor. Ne yapmalıyım? Tekrar çıkmaması için ne yapmalıyım? </strong></p>
<p>Tedavide koterizasyon, kriyoterapi, bazen lazer veya ilaç seçenekleri mevcut. Sizin bu konuda yapabileceğiniz çok fazla bir yöntem yok, cilt doktoruna görünün.</p>
<p><strong>Merhaba, ben 23 yaşındayım ve ellerim ve vücudumun bazı bölgelerinde Vitiligo var. Benim sizden istediğim bu hastalığın kesin çözümü var mı? Veya ilerlemesini önlemek için neler yapmam gerekir? Anlayışınız için teşekkür ederim. </strong></p>
<p>Vitiligonun nedenleri tam olarak bilinmiyor ve tıpta birçok hastalık gibi tam tedavileri de bilinmiyor. Bu konuda birkaç tedavi şekli mevcut. İlaçlar, puva, lazer çok kesin olmazsa da var olan tedavi şekilleri&#8230;. Bir dermatoloğa görünmeniz gerekiyor.</p>
<p><strong>Merhaba, ben 15 yaşındaki bir kız çocuğuyum. Bende sivilce, siyah noktalar ve yüzümde sarkmalar var. Ablacım ne yapmamı önerirsin? Teşekkürler&#8230; </strong></p>
<p>Sivilce konusu ile ilgili bilgiler www.melisaeczacibasi.com&#8221;da yazılı, nedenleri araştırıp tedavi etmek gerekir.</p>
<p><strong>Benim sorunum cildimle, yaklaşık beş ay önce küçük küçük sivilce benzeri şeyler çıktı ve bunlar kırmızı. Ama ne yapsam geçmiyorlar. Sizce ne yapmalıyım? </strong></p>
<p>Bu konuda uzman bir dermatoloğa görünmeniz gerekir.</p>
<p><strong>Suratımdaki benlerden nefret ediyorum. Beni çok çirkin yapıyorlar. Benlerin bir tanesini aldıracağız ama diğerleri, sizce ne yapayım? </strong></p>
<p>Teorik açıdan benler tıbbi yönden herhangi bir sorun teşkil etmedikleri takdirde çok oynanılmaması gereken lezyonlardır, ama estetik açıdan sizi çok rahatsız ediyorsa lazer veya bazen eksiziyon düşünülebilir.</p>
<p><strong>Lazer epilasyonun aşağı yukarı maliyetini ve kaç seansta sonuç alınabildiğini öğrenebilir miyim? Teşekkürler&#8230; </strong></p>
<p>Lazer fiyatları bölgenin büyüklüğüne göre değişir, tüylerin yapısı uygun olduğu takdirde ortalama 3-5 seans gerekir, tabi doğru yapılan uygulamalarda&#8230;</p>
<p><strong>Ben 15 yaşındayım, ama bacaklarımda kıl dönmeleri oluştu. Bunlar iltihap topluyor, bende psikolojik olarak rahatsızlık yapıyor. Ne yapmalıyım? </strong></p>
<p>Kıl köklerini yok eden lazer yöntemleri bu konuda oldukça başarılı sonuçlar sağlar.</p>
<p><strong>Merhaba, benim yüzümde benler gittikçe çoğalıyor. Bunları yok ettirmek için ne gerekiyorsa yaptırabilirim. Siz ne öneriyorsunuz? Cevabınızı bekliyorum. </strong></p>
<p>Benler yaş ile birlikte özellikle güneş gören yerlerde artış gösterir. Tıbben çok oynanmaması gereken lezyonlardır, lazer veya eksizyon bu konuda düşünülebilecek tedavi yöntemleridir.</p>
<p><strong>Merhaba Doktor Hanım, ben 22 yaşındayım. 16 yaşlarımdayken yüzümde çok kötü ve büyük akneler çıkmıştı. Tedavi gördüm, şimdi o kadar çok değil artık. Benim asıl derdim o zamanlar aknelerimle çok oynadığım için izlerinin kalması. Ne yapabilirim? Aynı zamanda bu izler beni olduğumdan yaşlı gösteriyor diye düşünüyorum. Çok teşekkürler&#8230; </strong></p>
<p>Sivilce iz konusunda lazer veya kimyasal peeling yöntemleri düşünülebilir, bunlar tamamen sivilce izlerinin derinliklerine göre değişiyor.</p>
<p><strong>Merhaba, benim 3 sene önce sol göz kenar kısmında bir sivilce gibi fakat 2 kat büyüklüğünde bir şişlik çıktı. Halk arasında it dirseği dendi. Ama bu şişlik gün geçtikçe büyüdü. 4 kat, 6- 8 kat oldu. Artık sol gözümün kapağı şişlikten açılmıyordu tam. Sonra polikliniğe gittim. Doktor Bey de it dirseği (halk arasında) dedi. Patlatmamız lazım dedi. Patlattı. İçinden epey iltihaplı şeyler çıktı. 3-4 hafta sonra düzeldi. Fakat her yıl 3-4 defa çıkıyor. Ama aynı yerde değil alnımda, kafamın üst kısmında, burnumun yüzey kısmının sol ve sağ tarafında, göz kenarında gibi. Ben kendim temizlediğimde bir ay içinde kuruyor. Bunun nedeni nedir acaba? </strong></p>
<p>Bu konuda vücut direncinizi düşürecek tüm etkenleri gözden geçirmek gerekir. Kan, kan şekeri, immun sistem etkileyecek tüm hastalıkların tahlilleri&#8230;</p>
<p><strong>Yaklaşık bir haftadır burnumun en ucunda bir acı duyuyorum. Acaba bunun nedeni burnumu temizlerken biraz zorlamam mı, yoksa burnumda kıl dönmesi mi var? Şimdiden saygılarımla&#8230; </strong></p>
<p>Bazen bu bölgelerde travma veya kıl kökü iltihapları görülebiliyor. Uzman bir kişinin görmesi gerekecektir.</p>
<p><strong>Merhaba, 28 yaşındayım. Burnumdaki siyah noktalar nedeniyle doktora gittim. Çözüm olarak bundan 6 ay önce tüm yüzüme kimyasal peeling uygulandı. Peeling sonrası deri döküntüsü hariç yüzümde tırnak izleri kaldı. Pürüzsüz olan ve bütün duran cildim şu anda yama yama oldu gibi. Ayrıca sıkı olan bütün duran gözeneklerim açıldı. Bunun bir tedavisi mümkün müdür? Yüzüm pütürlü duruyor. Güneşte çok daha kötü, ayrıca peeling&#8221;ten sonra hızlı kırışma başladı. Peeling&#8221;in hızlı yaşlandırdığı, yüze uygulanan peeling&#8221;in vücudu da yaşlandırdığı doğru mu? Yeni cilt ne kadar sürede oluşur? Önerilerinizi bekliyorum. </strong></p>
<p>Peeling&#8221;in yaşlandırıcı bir etkisi değil tam tersine gençleştirici bir etkisi mevcut. Bu tip konularda kesinlikle çok bilinçli merkezlere başvurmak gerekir, aksi takdirde istenmeyen yan etkiler yaşanabiliyor ve birçok zaman yan etkileri geçirmek ilk durumu geçirmekten daha zor bir durum olabiliyor. Kesin bir bilgi vermem için sizi görmem gerekir, belki lazer düşünülebilir.</p>
<p><strong>Burnumda kılcal damar sorunu var ve beni rahatsız etmeye başladı. Bilgi alabilir miyim? Kaç seansta biter? Ücretler hakkında da bilgi istiyorum mümkünse. </strong></p>
<p>Lazer uygulama yapılabilir, ortalama 1-3 seans. Bölgenin büyüklüğüne göre değişir.</p>
<p><strong>İyi günler, benim sorunum ellerimde. Yaralar oluyor ve ellerim sanki kumaş parçası gibi yarılıyor. İlk önce Diprospan isimli bir iğneden 2 doz oldum ve hemen akabinde elimden avuç içinden biyopsi alındı. Biyopsi sonucu kronik dermatit çıktı. Şu anda sanırım olduğum iğnenin etkisi ile geçmiş gibiydi. Ancak son günlerde ellerim zorunlu olarak suya giriyor ve yeniden derim pullanmaya başladı. Yardımcı olur musunuz? </strong></p>
<p>Kronik dermatit isminden da anlaşıldığı gibi uzun süreli ve birçok zaman tekrarlamaya çok yatkın bir rahatsızlık. Koruyucu eldiven, nemlendirici, hastalığa uygun ilaçlar ve tahriş edici etkenlerden uzak durmak bu konuda yapılabilecek en önemli yöntemler&#8230;</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-yaralari/sorunlu-ciltlere-artik-son.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

