<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yemek Tarifleri &#124; Ücretsiz, Kolay, Pratik, Lezzetli Yemek Tarifi &#187; Cilt Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.yenitarifler.com/kat/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenitarifler.com</link>
	<description>yemek, tarifleri, tarifi, pratik, yemekleri, kolay, lezzetli, yemek tarifleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 10:56:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Nevüs (Benler) &#8211; Cilt Hastalıkların Önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/nevus-benler-cilt-hastaliklarin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/nevus-benler-cilt-hastaliklarin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:59:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aynur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Nevüs (Benler) - Cilt Hastalıkların Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8513</guid>
		<description><![CDATA[Nevüs (Benler) - Cilt Hastalıkların Önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"> <a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/2872.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8516" title="287" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/2872.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></p>
<p><font color="#333333">Tıpta “Nevüs”, halk arasında “Ben” adı ile anılan deri oluşumları, çok farklı görünümde ve yapıda olabilmekle beraber, genellikle kastedilen; yuvarlak veya oval deriden hafif kabarık 3-5 mm büyüklükte, siyah-kahverengi sertçe yapılardır. Bunlar; pigment üretici hücreye çok benzeyen özel hücrelerin deri içinde bir alanda yuvalanması sonucu gelişirler. Doğuştan itibaren var olabilecekleri gibi çoğu çocukluk döneminde, bir kısmı da sonraki bir zamanda ortaya çıkarlar. Benler 2 nedenle tıbbi açıdan önem taşırlar;</p>
<p>1- Bazı ben tiplerinin zamanla malignleşme (kötü huylu bir şekle dönme) riskine sahip olması,</p>
<p>2- Pigment üretici hücrelerden gelişen “Melanom” adındaki malign oluşumunun iyi huylu bir ben olarak algılanıp tedavisiz bırakılması.</p>
<p>Bu nedenle risk taşıyan benlerin özelliklerinin ve bir bende rastlanabilecek hangi değişimlerin önemli olduğunun bilinmesi gerekir;</p>
<p>· 0.5-1 cm&#8221;den büyük olması</p>
<p>· Sınırın girintili çıkıntılı asimetrik olması</p>
<p>· Rengin alacalı olması (yer yer siyah, kırmızı, kahverengi, beyaz)</p>
<p>· Ayak tabanı, el ayası ve parmak uçlarında yer alması</p>
<p>· Sayılan bu özellikleri taşıyan benlerin ailede de olması</p>
<p>· Geçmişte zaman zaman yanık yapacak şekilde yoğun güneşlenmelerin olması</p>
<p>Var olan bir benin;</p>
<p>· Neden yokken kanaması</p>
<p>· Üzerinde ülser gelişmesi</p>
<p>· Rengin hızla koyulaşması</p>
<p>· Rengin etrafa yayılması (veya etrafta beyazlanma olması)</p>
<p>· Kaşınma, acıma gibi belirtilerin olması</p>
<p>Günümüzde malign melanom için en etkin tedavi, olabildiğince erken teşhis edilip cerrahi olarak etraflıca çıkarılmasıdır. Başlangıçta ve sonra zaman zaman yayılma olasılığına karşı gerekli incelemeler yapılır. Bir bene cerrahi girişim uygulandığında malignleşebileceği veya yayılabileceği inanışı YANLIŞ ve maalesef yaygın bir inanıştır. Ben veya bene benzeyen oluşumlarla ilgili herhangi bir kuşkuda sağlık kuruluşuna başvurmak en doğru davranış olacaktır.</p>
<p></font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/nevus-benler-cilt-hastaliklarin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kişisel Cilt Muayenizi Nasıl Yapabilirsiniz? ve özel</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/kisisel-cilt-muayenizi-nasil-yapabilirsiniz-ve-ozel.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/kisisel-cilt-muayenizi-nasil-yapabilirsiniz-ve-ozel.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:58:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Cilt Muayenizi Nasıl Yapabilirsiniz? ve özel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8512</guid>
		<description><![CDATA[Kişisel Cilt Muayenizi Nasıl Yapabilirsiniz? ve özel]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Kişisel-Cilt-Muayenizi-Nasıl-Yapabilirsiniz-ve-özel.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Kişisel-Cilt-Muayenizi-Nasıl-Yapabilirsiniz-ve-özel.jpg" alt="" title="Kişisel Cilt Muayenizi Nasıl Yapabilirsiniz ve özel" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8514" /></a></p>
<p>Deri kanserleri en sık rastlanılan kanserlerden biridir. Özellikle beyaz tenli insanların üçte ikisini etkiler. Amerikan Dermatoloji Akademisi(AAD) ciltkanserlerinin her yıl %4-5 oranında hızla arttığını ve bununda yılda 1.000.0000 yeni vaka anlamına geldiğini belirtiyor.Eğer erken saptanırsa, cilt kanserlerinın tedavisi kolaydır. Bununla beraber eğer cilt kanseri ilerlerse, çok önemli sakatlıklara ve hatta ölüme neden olabilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi kişisel cilt muayenesi ile daha da önem kazanıyor. </p>
<p>Cilt muayenesini kimler yapmalıdır?<br />
Herkes kendi cilt muayenesini kolaylıkla yapabilir. Her aile çocuklarına erken yaşta cilt muayenesini nasıl yapabileceğini öğretmelidir. Yıllık dermatoloji uzmanının yapacağı muayene ile birlikte, kişinin kendisinin yapacağı muayene deri kanseriyle savaşmanın en iyi yoludur. </p>
<p>Kişinin kendi kendine yaptığı muayene bir dermatoloji uzmanının muayenesi eklenebilir. Dünyanın bir çok yerinde gelişmiş görüntüleme sistemleri geliştirilmiştir. Vücudun tüm dijital fotografının alınması ile birlikte, daha yakın mikroskopik görüntülerde alınabilir. Bu görüntüler dermatoloji uzmanları tarafından değerlendirilir. Belli aralıklarla çekilen fotograflarla benlerde zamanla oluşan değişiklikler farkedilebilir. </p>
<p>Cilt muayenizi ne zaman yapmalısınız? </p>
<p>Düzenli olarak yapılan kişisel cilt muayenesi cilt değişikliklerinin saptanmasına ve muhtemel bir öncül kanser bulgusunun atlanmmasına yardımcı olabilir. </p>
<p>Muayenizi alışkanlık olana kadar sık sık yapılmalı, fakat kendinize sıkıntı vermeyecek sıklıkla yapılmamlıdır. Bir çok insan için 3 aylık aralıklarla muayene yeterlidir. Bir süre sonra kişinin kendi kendine yapacağı muayene, tecrübe ile 10 dakika gibi kısa bir süreye indirilebilir. herhangi bir değişiklik saptarsanız cilt hekiminize başvurunuz. </p>
<p>Nelere bakılmalıdır? </p>
<p>3 tip deri kanseri vardır: </p>
<p>•Bazal hücreli karsinoma<br />
•Skuamöz hücreli karsinoma<br />
•Melanom<br />
Hepsinin kendine ait değişik görüntüleri olması nedeni ile erken evrede oluşan bulguları bilmek önemlidir. Özellikle derinizde gelişen ani değişikliklere dikkat edilmelidir. Bilinmelidir ki size hiç zararı olmasa da, şüpheli bir noktacık bile göz ardı edilmemelidir. Deri kanserleri ağrısız olabilir, fakat aynı zamanda çok tehlikeli olabilir. Eğer bir veya dah fazla şüpheli belirti saptarsanız dermatoloji uzmanına muayene olunuz. </p>
<p>Şüpheli belirtiler nelerdir? </p>
<p>Aşağıdaki uyarı şaretlerini gördüğünüzde bir cilt hekimine başvurunuz. </p>
<p>•Herhangi bir deri bölgesindeki bir deri oluşumu aniden büyürse ve görüntüsü parlak, kahve, siyah veya çok renkli bir durum alması<br />
•Sonradan oluşan veya doğuştan olan bir ben veya herhangi bir leke:<br />
Rengini değiştirmesi<br />
Boyutu ve kalınlığını arttırması<br />
Yüzeyi değişmesi<br />
Dış sınırı düzensizleşmesi<br />
6 mm&#8221;den veya bir kurşun kalem çapını aşması<br />
21 yaşından sonra yeni lekelerin çıkması<br />
•Bir ben veya yaranın:<br />
Kaşınması<br />
Kabuklanması<br />
Parçalanması<br />
Kanaması<br />
•Üç haftadan fazla süre ile iyileşmeyen bir yaranın varlığı<br />
Kişisel cilt muayenesi için neler gereklidir? </p>
<p>•Parlak bir ışık<br />
•Boy aynası<br />
•El aynası<br />
•Saç kurutma makinesi<br />
•2 sandalye<br />
•Bir muayene formu<br />
•Bir kalem<br />
Nerelere bakılmalıdır? </p>
<p>Muayene baştan başlayıp, ayaklarda sonlanmalıdır. </p>
<p>Yüzünüzü, özellikle burnunuzu, dudaklarınızı, ağzınızı, kulaklarınızın önünü ve arkasını muayene edin. Bir veya iki ayna kullnarak arka ve yan bölgeleri net görün. </p>
<p>Saç kurutma makinesi ve ayna kullanarak saçlı derinizin her yanını inceleyin. Eğer mümkünse bir arkadaşınızdan veya aile bireylerinden yardım isteyin. </p>
<p>Ellerinizi dikkatle kontrol edin; avuç içi, el sırtı, parmak araları, tırnak altları. Kontrol işlemine bilekler ve kolunuzun ön ve arka yüzlerini inceleyerek devam edin. </p>
<p>Bir boy aynası önünde, dirseklerinizden omuzunuza kadar kontrol edin. Koltuk altınızı ihmal etmeyin. </p>
<p>Bir sonraki inceleme alanı boyun,göğüs ve vücudun üst kısmıdır. Bayanlar meme altlarına gelen cilt bölgelerini dikkatle muayene etmelidir. </p>
<p>Sırtınızı boy aynasına dönerek ve elinize bir el aynası alarak sırtınızı, omuzlarınızı, boynunuzun arka tarafını, kollarınızın arka taraflarını gözlemleyin </p>
<p>Yine iki aynayı kullanarak belinizi, kalçalarınızı, bacaklarınızın arka bölümlerini kontrol edin. </p>
<p>Oturun. Bir başka sandalye veya tabure üzerine ayaklarınızı koyarak altlarını inceleyin. Bir el aynası yardımı ile cinsel organlarınızı kontrol ediniz. Bacaklarınızın, kalçalarınızın ön ve yanlarına, ayaklarınızın üzerine, parmaklarınızın arasına, tırnakların altına bakın. Ayaklarınızı ve topuklarınızı muayene edin. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/kisisel-cilt-muayenizi-nasil-yapabilirsiniz-ve-ozel.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nörofibromatozis &#8211; Cilt Hatalıkların Cocumu</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/norofibromatozis-cilt-hataliklarin-cocumu.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/norofibromatozis-cilt-hataliklarin-cocumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aynur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Nörofibromatozis - Cilt Hatalıkların Cocumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8504</guid>
		<description><![CDATA[Nörofibromatozis - Cilt Hatalıkların Cocumu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"> <a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/2501.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8509" title="250" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/2501.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></p>
<p><font color="#333333">Nörofibromatozis (NF), deri, sinir sistemi ve gözde belirtiler oluşturan ve genetik geçiş gösteren bir<br />
hastalıktır. Hastalığın tip 1 (NF1) ve tip 2 (NF2) olmak üzere iki alt tipi tanımlanmıştır.<br />
NF1, 17. kromozomdaki,<br />
NF2 ise 22. kromozomdaki gen defekti sonucunda gelişir. NF1, 3000 doğumda bir görülürken, NF2 sıklığının<br />
yaklaşık olarak 1/50000 olduğu tahmin edilmektedir.</p>
<p>Nörofibromatozis tip 1 tanı kriterleri.<br />
1. Ergenlik öncesi dönemde 5 mm veya daha büyük, puberte<br />
sonrası dönemde 15 mm veya daha büyük deride sütlü kahve rengi döküntülerin olması ve sayısının altı veya daha fazla olması,<br />
2. Herhangi bir tipte iki veya daha fazla nörofibromun (sinirlif kitlesi) olması<br />
3. Koltuk altı veya kasık bölgesinde çillerin bulunması,<br />
4. Gözde Ana görme sinirinde özel bir tümör (optik gliom)mevcut olması,<br />
5. Gözde siyah tabakada (iris) İki veya daha fazla kabarcığın (lish nodülü veya iris hamartomu) bulunması,<br />
6. Eklem yerlerinde kireçlenme,eklem deformasyonları ve uzun kemiklerde incelme gibi kemik anomalilerinin olması,<br />
7. Birinci dereceden akrabalarında yukarıdaki tanı kriterlerine göreNF1 tanısı konulmuş insanların olması.</p>
<p>(*Tanı için yukarıdakilerden ikisi veya daha fazlası olgularda<br />
bulunmalıdır.)</p>
<p>Nörofibromatozis tip 2 tanı kriterleri.<br />
1. mikroskopla hücreleri inceleyerek özel bir sinir tümörü olan schwannoma gösterilmesi veya Manyetik rezonans inceleme ile (MR) ile her iki taraflı vestibüler schwannoma bulunması,<br />
2. Ebeveyn, kardeş veya çocukta NF2 bulunması ve,<br />
a)Tek taraflı vestibüler schwannoma, veya<br />
b) Meningiom(özel bir beyin tümörü) , gliom,(özel bir beyin tümörü) schwannoma(özel bir sinir tümörü) , Gözde lensin arka tarafında opakt görüntüler ve beyin kireçlenmelerinden herhangi birinin olması,<br />
3. İki veya daha fazla Meningiom(özel bir beyin tümörü) , gliom,(özel bir beyin tümörü) schwannoma(özel bir sinir tümörü) , Gözde lensin arka tarafında opakt görüntüler ve beyin kireçlenmelerinden herhangi birinin bulunması.</p>
<p>TARİHÇE VE GENEL BİLGİLER:<br />
NF1 ilk defa von Recklinghausen tarafından<br />
tanımlanmış, otozomal dominat geçiş gösteren veya<br />
spontan mutasyon sonucunda gelişen bir hastalıktır.<br />
Görüldüğü gibi NF birçok sistemi tutabilmekte ve<br />
ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu<br />
nedenle olguların erken belirlenmesi ve tanı<br />
konulması önem kazanmaktadır. Bu amaçla prenatal<br />
tanı için DNA analizleri yapılabilir.10,11 Böylece<br />
istenmeyen gebelikler sonlandırılabilir. Olgulara erken<br />
tanı konulması hastaların yakından takip edilmelerine<br />
ve gelişecek komplikasyonların erkenden<br />
belirlenmesine olanak sağlar. Bu nedenle belirlenen<br />
olgunun tek olarak ele alınmaması, aile bireylerinin de<br />
kontrolden geçirilmesi daha uygun olacaktır.</p>
<p></font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/norofibromatozis-cilt-hataliklarin-cocumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kepek Saçta Kepeklenme ve Tedavisi Yapımı</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/kepek-sacta-kepeklenme-ve-tedavisi-yapimi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/kepek-sacta-kepeklenme-ve-tedavisi-yapimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:56:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kepek Saçta Kepeklenme ve Tedavisi - Cilt Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8503</guid>
		<description><![CDATA[Kepek Saçta Kepeklenme ve Tedavisi - Cilt Hastalıkları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/269.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8506" title="269" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/269.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a> </span></p>
<p><span style="color: #333333;"> Şikayet</p>
<p>Kafa derinizden beyaz beyaz bir şeyler dökülüyor.</p>
<p>Nedenleri</p>
<p>Derideki yağbezleri iltihabı : Omuzlarınıza adeta kar taneleri düşüyor, başka belirti yok. Veya kaşlarınızda, burnunuzda, kulaklarınızın arkasında, hatta koltuk altlarınızda ve cinsel organlarınızda çok miktarda pul pul kabuk ya da kepek var. Kızarma, kabuk bağlama ve akıntı görülüyor. Bunun nedeni kesinlikle bilinmiyor, ancak bu muhtemelen aşırı yağlanmayla birlikte görülen ve çoğunlukla fiziksel ya da duygusal stresle, aşırı sıcak ve nemli havayla veya soğukla daha da kötüleşen bir mantar enfeksiyonundan kaynaklanabilir.</p>
<p>Kendi kendine yardım yöntemleri genellikle işe yarar.</p>
<p>Sedef hastalığı : Önce kepek vardı, ama artık lekeler başladı ve bu beyaz pullarla kaplı kabarık lekeler saç derisine, dizlere, dirseklere ve kaba etinize yayıldı.</p>
<p>Lekeler kaşınıyor veya ağrı yapıyor. Tırnaklarınızda yumuşama ve renk atma, eklem ağrıları ve sertleşme de söz konusu olabilir.</p>
<p>Mantar Enfeksiyonu : Saç derinizde kaşınan, kırmızı veya gri lekeli pullar var. Muhtemelen saçınız biraz döküldü. Mantar enfeksiyonlarına mikroskopik organizmalar yol açar. Tutulmalar hafif ile ağır arası derecelerde olabilir. Enfeksiyon genellikle hijyene dikkat etmemenin sonucudur. Bazen reçetesiz veya reçeteli ilaç gerekebilir.</p>
<p>Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?</p>
<p>Reçetesiz veya reçeteyle verilmiş ve sülfür, asit salisilik, selenyum veya katran içeren bir şampuanla her gün yıkayın. Talimatlara harfiyen uyun ve iyice durulayın. Bir güçlendirici yararlı olabilir.</p>
<p>Önleme</p>
<p>Kepeğe karşı şampuanı ara sıra, normal şampuan kullanımının arasında kullanın. Farklı şampuanları deneyin, iki şampuanı değişmeli kullanın veya birkaç günde bir şampuan değiştirin.</p>
<p>Öteki Nedenler</p>
<p>Kontakt dermatit</p>
<p>Çocuğunuzun Tedavisi</p>
<p>Yumuşak bir saç fırçası veya diş fırçasıyla saç derisinin rahatsız bölgesini (pullu, kırmızı, kabuklu ya da akıntılı kısmını) yumuşatın. Kabuklar çıkmayacak kadar sertse, ılık bebe yağı sürün ve çocuğunuzun başına ılık havlu sarıp 15 dakika beklettikten sonra kepek giderici şampuanla yıkayın, ancak şampuan çocuğun gözüne kaçmasın.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/kepek-sacta-kepeklenme-ve-tedavisi-yapimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ciltte Pigment Değişimleri ve önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/ciltte-pigment-degisimleri-ve-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/ciltte-pigment-degisimleri-ve-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:55:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ciltte Pigment Değişimleri ve önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8501</guid>
		<description><![CDATA[Ciltte Pigment Değişimleri ve önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Ciltte-Pigment-Değişimleri-ve-önemi.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Ciltte-Pigment-Değişimleri-ve-önemi.jpg" alt="" title="Ciltte Pigment Değişimleri ve önemi" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8505" /></a></p>
<p>Cildimizin rengini, deri hücrelerince üretilen &#8220;melanin&#8221; pigmenti belirler. Bazen bu renklendirme mekanizmasına bir şey olur ve cildin bir bölgesi çok fazla melanin üreterek rengi koyulur (chloasma).<br />
Bunun tersi de olur; cildin bir bölümünde hiç melanin üretilmeyince orası beyazlaşır. Beyaz bir leke periyodik olarak geliştiğinde &#8220;vitiligio&#8221; denen hastalığınız var demek olabilir. </p>
<p>Belirtiler </p>
<p>-Deride yavaş yavaş büyüyen beyaz lekeler, </p>
<p>-Deride koyu kahverengi lekeler. </p>
<p>Chloasma lekeleri en sık yüzde görülür ve pek uzaklara yayıldığı nadirdir. Bunlar en çok hamilelikle veya doğum kontrol hapı kullanmakla bağlantılıdır. Fakat hem kadınlar, hem erkekler, görünüşte hiçbir neden yokken rahatsızlığa tutulabilir. </p>
<p>Vitiligo en fazla 2 ile 30 yaşlarında ilk olarak ortaya çıkarsa da, herhangi bir yaşta başlayabilir. Yüzünüzde, gözlerin yukarısında, veya boyunda, koltuk altı, kasık, el veya dizlerde başlayabilir. Bunlar, çoğunlukla simetriktir ve bütün vücuda yayılabilir. Kalıtım faktörü sıklık-la söz konusudur. </p>
<p>Neden, melanin üreten hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilmesi olabilir; bazı durumlarda tiroid sorunları veya pernisiyöz anemi gibi bağlantılı hastalıklar vardır. </p>
<p>Vitiligo da chloasma da hayatı tehdit etmez. Lekeleri gizlemek için kozmetikler veya cilt boyaları kullanılır. Vitiligo lekeleri güneşte kolayca yandığı için güneş yağı kullanmak gerekir. </p>
<p>Tedavi </p>
<p>Cildin düzenli rengini geri getirmek için repigmantasyon ve depigmantasyon tedavileri yapılır. Vitiligo lekelerinin repigmantasyonu, o bölgeyi lokal veya ağızdan alınan ilaçlarla (psoralen) duyarlı hale getirdikten sonra güneşe veya ultraviyole ışınına tutmakla yapılır. Bu 2 ile 3 yıl süreyle haftada 2-3 kere kullanıldığında 10 kişiden 6 sında işe yarayabilir. Ancak, yan etkileri olabilir. </p>
<p>Depigmantaspyon, chloasma lekelerinin rengini açan veya eğer vitilogonuz varsa geriye kalan cildin rengini açan losyonlar (benoquine veya hydroquinone) kullanarak yapılır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/ciltte-pigment-degisimleri-ve-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmpetigo Yapın</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/impetigo-yapin.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/impetigo-yapin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İmpetigo - Cilt Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8497</guid>
		<description><![CDATA[İmpetigo - Cilt Hastalıkları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/322.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8499" title="322" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/322.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></span></p>
<p><span style="color: #333333;"> Klinik bulgular : Büllöz olmayan formu, sıklıkla yüz ve ekstremitelerde , kesi, çizik, böcek ısırması gibi minör bir travma sonucu oluşur. Eritemli bir zeminde papül, ardından küçük bir vezikül şeklinde başlar, hızla püstüle ve rüptüre olur. Pürülan akıntı kurur ve karekteristik kalın, sarı-yeşil kabuklar oluşur. Bal peteği görünümündedir. Kaşıntı sıktır ve kaşınmayla yayılır. Yüzeyeldir, ülsere olmaz ve dermisi infiltre etmez.</p>
<p>Hafif bölgesel bir lenfadenopati olabilir. Sistemik infeksiyon bulguları , ateş çok nadirdir. Ağrısızdır ve skar bırakmaz. Grup A streptokoklar tarafından oluşan impetigo bazen poststreptokokal glomerulonefrite yol açabilir. Büllöz impetigo; yenidoğan ve infantlarda oluşur. Vezikül olarak başlar, sonra bül haline geçer , büller kolayca rüptüre olur, kırmızı bir yüzey oluşur, sonra açık kahverengi krutlar ortaya çıkar. Sıklıkla boyun, yüz ve çeneyi tutar.</p>
<p>Etyoloji : Etken genellikle A grubu beta hemolitik streptokok veya Staphylococcus aureustur. Birlikte de olabilirler. Büllöz impetigoda S. aureus etkendir(grup II bakteriofaj içeren ). Yenidoğan da B grubu streptokoklar da etken olabilir.</p>
<p>Epidemiyoloji : Streptokokal impetigoda genelde fiziksel temasla geçiş söz konusudur. . Epidemiler yapabilir. İmpetigoyu takiben de çoğunlukla üst solunum yolunda da kolonize olur.</p>
<p>Tanı : Kesin tanı enfekte bölgeden S.pyogenes veya S.aureus&#8221;un kültürde izolasyonu ile konur. Genellikle mikrobiyolojik çalışma gerekmez. Gram boyama yapılabilir.</p>
<p>Ayırıcı tanı : Tipik olmakla birlikte başlangıçta su çiçeği, mantar enfeksiyonları, Herpes simplex virus enfeksiyonları, akut püstüler psöriazis ile karışabilir.</p>
<p>Tedavi : Lokal yara bakımı yararlıdır(su ve sabunla yıkama). Topikal antibiyotik; bacitracin, neomycin-bacitracin, mupirocin de kullanılabilir. Günde 3 kez , 7-8 gün uygulama yeterlidir. Yaygın impetigo, aile içi infeksiyon varsa , kreş grubu veya atletik takım ve büllöz impetigoda topikal ajanlar yeterli olmaz. Sistemik antimikrobiyal ajan kullanımını gerektiriyorsa; Penisilin veya amoksisilin verilir.. Oral 1.jenerasyon sefalosporinler, penisiline allerjisi olanlarda; eritromisin, azithromycin doz clarithromycin verilir.</p>
<p>Stafilokokların etkin olduğu düşünülüyorsa, büllözse; penisilinaza dirençli oral penisilin ör:dicloxacillin–cloxacillin veya I.jenerasyon sefalosporinler; cephalexin, cephradine veya , cefadroxil oral kullanılabilir.Cefixim S.aureusa etkin olmadığı için kullanılmaz. Amoksisilin/clavulanic asit, Clindamycin veya trimethoprim/sulfamethoxazole 160/800 mg.lıktan oral yolla günde iki kez verilebilir. Gerekirse diğer antistafilokokal ajanlar da kullanılabilir. Oral ajanlarla tedavi süresi bir haftadır.</p>
<p>Dozlar : Penisilin : Oral penisilinV ; 25000-90.000Ü/kg/gün, dört dozda, 10 gün ,erişkinde; 250 mg , oral, 4 kez/gün veya benzathin penisilinG ;300 000-600.000Ü çocuk, 1200 000Ü erişkin olarak tek doz kas içine uygulanır.</p>
<p>Amoksisilin : 25-50mg/kg/gün, üç dozda, erişkin:1.5gr. iki-üç dozda</p>
<p>Ampicillin : 50-100mg/kg/gün, 4 dozda, erişkin: 2-4 gr/gün, 4 dozda</p>
<p>Oral 1.jenerasyon sefalosporinler : Cephadroxil oral; 30mg/kg/gün, iki doza bölünerek, erişkinde 2gr. iki doza bölünüp, , cefpodoxime; 10mg/kg/gün 2 dozda, erişkinde 800mg, iki doza bölünüp, cefprozil; 15-30mg/kg/gün iki doza bölünüp, erişkinde 1 gr/gün iki dozda, ceftibuten 9mg/kg/gün, bir doz, cephalexin ; 25-50mg/kg/gün 4 doza bölünerek, erişkinde günlük doz 1-4 gr, cephradine; 25-50mg/kg/gün 2-4 dozda ,erişkinde 250mgx4 doz.</p>
<p>Erythromycin: Yenidoğanda doz : 2000gr.dan düşük ağırlıklı bebekte;10mg/kg ağırlıklıda 12 saatte bir , 2000gr.dan büyükte; 10mg/kg, 8 saatte bir , 20-50mg/kg 2-4 dozda erişkinde 6 saatte bir 250-500mg olarak.</p>
<p>Azithromycin 5-12mg/kg gün tek doz, erişkin : 500mg/gün veya İlk gün 0.5 gr.daha sonra 250 mg/gün toplam 5 gün.maksimum doz; 600 mg.<br />
Clarithromycin 7.5 mg/kg/gün iki dozda, erişkinde 1 gr/gün, iki dozda,. 10 gün verilir.</p>
<p>Dicloxacillin : 3.125-6.25 mg/kg-cloxacillin 12.5 mg/kg dörde bölünüp, erişkinde 250mg oral 4 kez/günde) veya sefalosporin: cephalexin, cephradine (25-50mg/kg) ikiye bölünüp(erişkinde 250mg , oral, günde 4 kez) veya , cefadroxil 30mg/kg /gün, iki dozda kullanılabilir.<br />
Amoksisilin/clavulanic asit:25-45 mg/kg/gün, 2-3 dozda(formülasyona göre), erişkin:1.5 gr./gün, üç dozda.</p>
<p>Clindamycin : 2000gr.dan düşük yenidoğanda 5mg/kg, 12 saatte bir, 1 haftadan büyükse 5mg/kg 8 saatte bir, 2000gr.dan büyük ve 1 haftadan küçüklerde 5mg/kg, 8 saatte bir, bir haftadan büyüklerde 5mg/kg 6 saatte bir , infantlarda; 15-25mg/kg/gün 3-4 doz oral, erişkinde 150mg-450mg, 4 kez günde oral.</p>
<p>Trimethoprim/sulfamethoxazole : 8mg/kg/gün(trimethoprime göre), 2 dozda, erişkin; 160/800 mg.lıktan oral yolla günde iki kez verilebilir.</p>
<p>Korunma : Kişisel temizlik kurallarına uymak. Cilt infeksiyonu olanlar antimikrobiyal tedaviye başladıktan 24 saat sonraya dek okula gönderilmemeli, mümkünse o sürede yakın temastan uzak durmalı.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/impetigo-yapin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pemfigus ve Tedavisi &#8211; Cilt Hastalıkların Önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/pemfigus-ve-tedavisi-cilt-hastaliklarin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/pemfigus-ve-tedavisi-cilt-hastaliklarin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:54:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aynur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Pemfigus ve Tedavisi - Cilt Hastalıkların Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi.html]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8492</guid>
		<description><![CDATA[Pemfigus ve Tedavisi - Cilt Hastalıkların Önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/2162.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8496" title="216" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/2162.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>  </p>
<p>Genellikle ağız içinde yüzeyel soyulmalar ve ağrılı yaralar ile başlayan ve vücut cildine de yayılabilen ciddi bir hastalıktır. Tetikleyicisi bilinmez ancak otoimmün diye tabir edilen vücudun kendi bağışıklık hücreleri ile oluşturduğu bir durumdur. Bazı ilaçlarla oluşan pemfigus vakaları bildirilmiştir. Pemfigus vulgaris (klasik pemfigus) dışında yerel ozellikleri olan değişik pemfigus tipleride vardır (fogo selvagem). Hastalığın cilt hastalıkları uzmanı tarafından gorülmesi ve biopsi ile tanı konulması gerekir.</p>
<p>Pemfigus Hastalığının Tedavisi</p>
<p>Tanısı konulan pemfigus vulgariste çeşitli tedavi protokolleri vardır. Hastalık tablosunun yaygınlığı ve şiddetine göre tedavi seçilir. Tedavide kortikosteroid ve immunosupresifler dışında immunoglobulin infüzyonu ve plazmaferez gibi yöntemlerde vardır. Vücudun kendi bağışıklık sistemi ile kendi cilt parçasına oluşturduğu bağışıklık hücrelerinin düzeyi kanda ölçülebilmektedir. Bu düzeyin düşmesi iyileşmeyle paralel gider. Yaraların bakımı da ayrıca önem taşır, tedaviye rağmen sebat eden yaralarda yara içine kortizon enjeksiyonları yapılabilir. Aktüel literatürde patlıcan, muz vb gıdaların pemfigusu artırabileceği yazılmıştır, ancak bunların tıbbi gerçekliği yoktur.</p>
<p>Zaten hastalıktan sorumlu olabileceğinden değilde ancak lokal olarak yara oluşturabileceğinden sözedilebilir. Tıbbi literatürde ise sarımsağın pemfigus yaralarını ortaya çıkarabildiği kanıtlanmıştır. Çok önemli bir nokta şudur ki; her hasta kendisiyle ilgili gözlemini iyi yapmalıdır, yani kişisel özellikler her zaman farklı sonuçlar doğurabilir. Örneğin bazı kişilerde sarımsak, domates, bazılarında, patlıcan, biber, yaraları azdırabilirken bazı kişilerde hiçbir sakınca yaratmaz. Bu yüzden pemfiguslu kişi kendi kendini iyi gözlemlemeli ve buna göre davranış biçimi geliştirmelidir. Zaten kişi kontrollü tedavi altında ise çekinmesi gereken fazlaca bir şey olmayacaktır.</p>
<p>Pemfigusun doğru tedavi edilmez ise öldürücü bir hastalık olabileceğini ve tedavide kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri ile karşılaşılabileceğini soylemek gerekir. Buna rağmen iyi kontrol altına alınan bir hasta doktoru ile iletişim halinde olarak hayatını rahat bir şekilde idame ettirebilir. Doktorunun kontrolünden çıkmamak üzere bir süre sonra kendi tedavisini düzenleyebilecek duruma gelebilir.</p>
<p>Pemfigus tedavisinde son yıllarda en sık kullanılan “Aberer protokolü”dür. Bu protokolde pemfigusun şiddetine göre kortikosteroid ve azathioprin adlı ilaçlar başlanır ve hastalık kontrol altına alındıktan sonra idame tedavisine geçilir. İdame tedavisinde kortikosteroidin belli çizelge eşliğinde doz azaltımı yapılır ve günaşırı 30 mg 3-4 ay devam edilir, azathiprin kortikosteroidden 2-3 ay sonra kesilir. Bu tedavi sırasında hasta 2 haftalık kan tahlilleri ile izlenir.</p>
<p>Tedavi süresince tuzsuz, karbonhidratsız, proteinli beslenmek yan etkileri azaltmak için önemlidir. İlaçlar bağışıklık azalması yapacağından (hatırlayınız ki pemfigus bağışıklık hücrelerinin gidip deriye oturmasından kaynaklanıyordu) infeksiyonlardan korunmak ta çok önemlidir. Tüm önlemlerin alındığı durumda bile pemfiguslu kişinin karşılaşabileceği yan etkiler arasında sivilcelenme, kilo alma, sürekli açlık hissi, depresyon, lokal tüylenme olabilir.<br />
Pemfigusla ilgili gelişmeler hızla artmakta ve belkide pemfigus adını ilerki onyıllarda unutacağız ama şimdi pemfiguslu hastalarımızla birlikte onların hayatlarını en doğal şekilde idame ettirmeleri için gerekenleri tekrar sıralayalım:</p>
<p>1. Mutlaka bir cilt hastalıkları uzmanı tarafından takip altında olunuz.<br />
2. Aklınızda ki her tür soruyu doktorunuza sorunuz.<br />
3. Hastalığınız ile ilgili bilgilenip onunla birlikte en iyi şekilde yaşamanın yollarını öğreniniz.<br />
4. Kendinizi iyi gözlemleyiniz, gözlemlerinizi doktorunuza kısa ve pratik şekilde özetleyerek yazınız.<br />
5. Doktorunuz izin verdiği zaman ilaç dozunuzu kendiniz belirleyecek duruma gelebilirsiniz</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/pemfigus-ve-tedavisi-cilt-hastaliklarin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Mantarları ve önemi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/cilt-mantarlari-ve-onemi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/cilt-mantarlari-ve-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:53:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Mantarları ve önemi]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi.html]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8489</guid>
		<description><![CDATA[Cilt Mantarları ve önemi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Cilt-Mantarları-ve-önemi.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Cilt-Mantarları-ve-önemi.jpg" alt="" title="Cilt Mantarları ve önemi" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8493" /></a></p>
<p>Mantar hastalığına küçük bir mantar neden olur. Başlıca şekilleri, &#8220;Ringworm&#8221; denilen ve baş ve vücut derisinde görülen mantar hastalığı ile &#8220;Atlet ayağı&#8221; olarak bilinen mantar hastalığıdır. </p>
<p>BAŞ ve vÜCUT MANTARI<br />
Baş ve vücut derisinde meydana gelen mantar hastalığıdır.<br />
Bulaşıcıdır.<br />
Kafa derisinde (çocuklarda) ve vücudun başka yerlerinde görülebilir.<br />
Mantar hastalığı, kafa derisinde küçük, yuvarlak, pul pul ve kırmızı olarak da görülebilen bir leke halinde başlar. Leke giderek büyür, buradaki saçlar zayıflar ve kırılıp dökülerek kel bir yer bırakır. Bu, bir veya birkaç yerde olabilir.<br />
Vücudun başka kısımlarında ise, bu hastalık, genellikle kısa bir süre sonra pul pul ve kırmızı bir durum alan yuvarlak veya oval bir leke olarak başlar. Daha sonra lekenin ortası, etrafında yüzük şeklinde bir yara bırakarak iyileşir. </p>
<p>Hastalık, hastalıklı bir kişinin hastalıklı yerine dokunmakla bulaşabilir. Hasta birinin havlu ve saç fırçası gibi özel eşyalarını kullanmakla da geçebilir.<br />
Mantar hastalığını, çok kez aynı evde oturanlar, birbirlerinden ya da kedi köpek, kobay gibi hayvanlardan kaparlar.<br />
En sık ergenlik çağı öncesi çocuklarda görülür.<br />
Mantar hastalığı tedavi edilmezse aylar veya yıllarca devam edebilir. </p>
<p>Tedavi:<br />
Doktorunuz, hastalıklı yerlere sürmeniz için krem verebilir. Bazen aynı zamanda tablet de almanız gerekebilir. Belirtilerin 2-6 haftada geçmesi gerekir. Bununla beraber tedavi bazen aylarca sürebilir. </p>
<p>Önlemler:<br />
Hastalığın yayılmasının engellenmesinde temizlik son derece önemlidir. Hastalığı kapmışsanız, başınızın derisini hırpalamadan, her gün, dayanabileceğiniz kadar sıcak su ile başınızı yıkayın. Evdekilerden ayrı bir havlu kullanın.<br />
Tek başınıza yatın ve başka hiç kimsenin saç fırçanızı, tarağınızı ve havlunuzu kullanmasına izin vermeyin. Yatak çarşaflarınızı, yastık kılıflarınızı ve havlularınızı haftada en az iki kez sıcak su ile yıkayıp, güneşte kurutun. </p>
<p>Evdeki herkesin de kendi saç fırçası, tarak ve havlusu olmalı ve onlar da sık sık başlarını yıkamalıdırlar.<br />
Kedi ve köpeklerin tüylerini düzenli olarak kontrol etmek iyi olur. Eğer mantar hastalığı belirtisi varsa veterinere müracaat edin. Tüyleri güve yemiş gibi, yer yer dökülmüş bir kedi yavrusunda hemen hemen kesinlikle mantar vardır ve çocuklardan uzak tutulmalıdır. </p>
<p>Okuldan Alıkoyma:<br />
Uygun tedavi başlayana kadar çocuklar okuldan uzak tutulmalıdır. </p>
<p>AYAK MANTAR HASTALIĞI<br />
Ayak mantar hastalığını hafif geçirenlerde, ayak parmak aralarında, çoğu kez çatlakların da oluştuğu beyazımsı bir deri görülür.<br />
Şiddetli geçirenlerde, ufak su toplamış kabarcıklar, derisi sıyrılmış kısımlar ve pul pul olmuş yerler görülebilir.<br />
Mantar hastalığının bu şekli, genelde genç yetişkinlerde ve ayakları çok terleyenlerde görülür.<br />
Ayak mantar hastalığı, hastalıklı kişiden başkalarına, banyodaki halılardan ve ıslak döşemelerden veya yüzme havuzlarının soyunma odalarından geçer. Sıcak havalarda daha yaygındır. </p>
<p>Tedavi:<br />
Doktorunuz, hastalıklı yerlere sürmeniz için krem verebilir. Bazen aynı zamanda tablet de almanız gerekebilir. </p>
<p>Önlemler:<br />
Ayak parmaklarının aralarını özenle kurulayınız. Özellikle yüzme mevsiminde ayaklarınıza mantara karşı ilaçlı-pudra dökünüz. Sandal ayakkabı giyerseniz, ayaklarınızın mantar hastalığına eğilimi azalır. </p>
<p>DİĞER BÖLGELER<br />
Mantar hastalığı, vücudun başka yerlerinde de olabilir. Genellikle erkeklerde kasık çevresi, kadınlarda ise meme altları gibi devamlı temas halindeki deri yüzeylerini etkiler.<br />
Buralardaki mantar hastalığı, ciltte ıslaklığa ve şiddetli kaşıntıya neden olur. Kırmızı, kabarmış kısımlarla akıntılı ıslak yerler görülebilir.<br />
Mantar hastalığı çok terleyen insanlarda olur. Fazla yıkanma ve giysilerin cilde sürtünmesi, özellikle de fazla dar iç çamaşırı durumu kötüleştirebilir. Kasıklardaki mantar hastalığı, dar blucin veya naylon iç çamaşırları giymekle daha da kötüleşebilir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/cilt-mantarlari-ve-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ektodermal Displazi ve Tedavisi Tarifi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/ektodermal-displazi-ve-tedavisi-tarifi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/ektodermal-displazi-ve-tedavisi-tarifi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>esra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ektodermal Displazi ve Tedavisi - Cilt Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8490</guid>
		<description><![CDATA[Ektodermal Displazi ve Tedavisi - Cilt Hastalıkları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/353.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8491" title="353" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/353.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></span></p>
<p><span style="color: #333333;"> Deri ve derinin eklerinin (saç, tırnaklar, dişler ve ter bezleri) gelişim bozukluğu ile kendini gösteren kalıtımsal bir hastalıktır. Ektodermal displazinin çok sayıda tipi bulunmakla birlikte en sık rastlanılan tipi; X-kromozomuna bağlı olarak geçiş gösteren anhidrotik ektodermal displazidir (terleme yokluğu/azlığı ile birlikte olan tipi) ve sadece erkeklerde gözlenir.</p>
<p>Otozomal kromozomlara (cinsiyet kromozomları dışındaki kromozomlar) bağlı olarak dominant (baskın) geçiş gösteren diğer bir tipi ise hem erkek hem de kız bebeklerde aynı oranda gözlenir. Otozomal dominant tip ile X-geçişli tipde gözlenen şikayetler ve belirtiler aynıdır.</p>
<p>Ektodermal displazide, derinin tüm ekleri değişik derecelerde etkilenmiş olabilir. Anhidrotik ektodermal displazide ter bezlerinin anne karnında iken gelişmemesi sonucu meydana gelir. Etkilenen bebeklerde vücut sıcaklığının kontrolünde sorun vardır ve çok hafif hastalıklarda bile son derece yüksek ve tehlikeli ateş yükselmesi gözlenebilir, çünkü teleyerek ateşin kontrol mekanizması ortadan kalkmaktadır. Yetişkin hastalarda ise sıcak ortamlarda bulunmak ve çalışmak zorlaşır.</p>
<p>Mukozaların (vücudun iç boşluklarını döşeyen deri) tutulduğu hastalarda burunla ilgili kronik enfeksiyonlar daha sık gözlenir, solunum yolu enfeksiyonları artmıştır ve burundan sürekli kötü kokulu bir akıntı gelebilir. Saç telleri çok ince olabilir veya saçta dökülmeler görülebilir. Cİlt ince ve rengi açık olabilir. Diş gelişimi anormaldir ve bir çok diş eksik olabilir.</p>
<p>Bu hastalıktan korunmak için yapılması gereken en önemli şey; ailesinde ektoermal displazi olduğu bilinen anne &#8211; babaların hamilelik öncesi genetik danışmanlık hizmetleri için için ilgili bir birime müracaat etmeleridir, hamilelik sırasında hastalığın saptanmasını sağlayacak bir analiz bulunmamaktadır.</p>
<p>Belirtiler ve Şikayetler</p>
<p>- diş sayısının az olması</p>
<p>- sivri dişler</p>
<p>- diş çıkmasının gecikmesi</p>
<p>- terleme yokluğu</p>
<p>- gözyaşı yokluğu (nadiren)</p>
<p>- ince deri</p>
<p>- cilt rengi açıklığı</p>
<p>- kötü kokulu burun akıntısı</p>
<p>- sıcağa tahammül edememe</p>
<p>- vücut sıcaklığınd aani yükselmeler</p>
<p>- ince saş telleri</p>
<p>- saç yokluğu</p>
<p>- tırnaklarda şekil bozukluğu (kalınlaşma)</p>
<p>- burunda basıklık</p>
<p>Tanı</p>
<p>Biyopsi ile tanı konur (deri ve mukozalardan örnek alınır).</p>
<p>Tedavi</p>
<p>Ektodermal displazinin özel bir tedavisi yoktur.</p>
<p>Tedavide genelde kozmetik yöntemler kullanılır: Takma diş veya protez, saç için peruk gibi çözümler kullanılabilir. Gözlerde kurumayı engellemek için sentetik gözyaşı damlaları kullanılabilir. Burundaki akıntıları ve enfeksiyon gelişimini engellemek için sık sık bir hekim tarafından burun iç kısmının temizlenmesi gerekebilir.</p>
<p>Erken yaşlarda panaromik diş grafisi çekilir. Erken aşamada protezlerin kullanılması yüzde yapısal anomalilerin ortaya çıkmasını önleyebilir. Daha yeni yöntemlerden biri de protetik dişlerin içine yerleştirildiği kemik implantları kullanmaktır.</p>
<p>Vücut sıcaklığının kontrolü sürekli bir problem olabilir; sık sık soğuk su ile duş almak, serin ortamlarda bulunmak ve serinletici spreyler kullanmak gerekebilir. Aktiviteler, giysiler, soğutma yöntemleri ve hatta daha serin iklimli bir yere taşınmak gerekebilir.</p>
<p>Anhidrotik ektodermal displazili hastalarda atopik ekzema da sıktır ve tedavi edilmelidir. Hastaların çoğunun derisi kurudur ve nemlendiriciler kullanılmalıdır. Palmoplantar keratoderma varsa keratolitikler kullanılır.</p>
<p>Bu hastalıkla birlikte bulunabilecek yarık damak ve dudak, uretral stenoz, vaginal adezyonlar, mukozal ve kutanöz malignite, sindaktili ve diğer yapısal anormallikler için cerrahi tedavi gereklidir. Mukozal lökoplaki ve atrofik deri bulunursa malignite açısından; diskeratozis konjenita varsa kan diskrazileri için düzenli izlem gereklidir.</p>
<p>Tırnak distrofisi olan hastalarda özel ayakkabı kullanılmalıdır. Akut paronişi varsa antibiyoterapi uygulanır.</p>
<p>Sonuç</p>
<p>Ektodermal displazi hayat boyu sürecek ve gerekli önlemler alındığında hayatı tehdit etmeden kontrol edilebilecek bir hastalıktır. Ancak özellikle vücut sıcaklığının kontrolü konusuna özellikle dikkat edilmelidir.</p>
<p>Ateş yükselmesine bağlı havale geçirilebilir, bu konuya özellikle dikkat edilmelidir. Ayrıca vücut sıcaklığındaki aşırı yükselmeler beyinde hasara neden olabilir.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/ektodermal-displazi-ve-tedavisi-tarifi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pitriyazis Rosea &#8211; Cilt Hastalıkların Cozumu</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/pitriyazis-rosea-cilt-hastaliklarin-cozumu.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/pitriyazis-rosea-cilt-hastaliklarin-cozumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:52:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aynur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Pitriyazis Rosea - Cilt Hastalıkların Cozumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8480</guid>
		<description><![CDATA[Pitriyazis Rosea - Cilt Hastalıkların Cozumu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Pitriyazis-Rosea1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8485" title="Pitriyazis Rosea" src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Pitriyazis-Rosea1.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>  </p>
<p>Pitriazis rosea siklikla deri cizgileri boyunca yerlesen, oval eritematoz papuller, kucuk plaklar seklinde gorulen oldukca sik rastlanan, gecici bir “papuloskuamoz” hastaliktir94. Etyolojisi bilinmemektedir fakat hastaligin sonbahar ve kis mevsimlerinde salgin yapacak sekilde gorulmesi muhtemel viral bir sebebi dusundurur. Erupsiyon genellikle govrenin ust kismi veya ekstremitede “haberci lezyon” denilen yuvarlak eritemli bir leke ve pullanma seklinde baslar. Birkac gun ilâ hafta icinde dokuntu yayginlasir,</p>
<p>simetrik tarzda ozellikle ust govre ve proksimal ekstremiteleri tutar. Hastalik benign bir seyir izler ve kendiliginden 2 ilâ 8 haftada yatisir, ancak bazi vakalar 1 yil kadar uzun surebilir.<br />
PATOLOJI. Oncu dokuntu ve yaygin lezyonlarin biyopsilerindeki ortak nokta yuzeydeki hafif spongiyozlu parakeratotik pullanmadir fakat mikrovezikulasyon veya notrofilik infiltrasyon bulunmaz. Pullanma fokaldir ve gevsek olarak tutunur. Akantozun derecesi degisir ve haberci dokuntude daha buyuk ve daha psoriaziform olur.</p>
<p>Papiller dermiste odem. dermal papilla uclarinda kucuk kanamalar vardir, eritrositler ve eritrosit kirintilari epidermise gecer. Vaskulit bulunmaz. Damar cevresi lenfosit infiltrasyonu genellikle yuzeyeldir fakat haberci dokuntude cogu kez dermisin derinliklerine dogru ilerler. Az sayida eozinofil olabilir fakat plazma hucreleri gorulmez.</p>
<p>Pitriazis rosea guttat psoriazisten, psoriazisteki gibi stratum korneumda notrofil bulunmamasiyla ayirdedilebilir. Ozellikle altin tuzlari ve meprobamat tedavisine sekonder pitriazis roseaya benzer ilac reaksiyonlari vardir. Bu lezyonda eozinofil olmaksizin az sayida plazma hucresinin varligi kuvvetle sekonder sifilizi akla getirir. Viral ekzantemler pitriazis roseanin yaygin sekline benzeyebilir.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/cilt-hastaliklari/pitriyazis-rosea-cilt-hastaliklarin-cozumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

