<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yemek Tarifleri &#124; Ücretsiz, Kolay, Pratik, Lezzetli Yemek Tarifi &#187; Antioksidan Besinler</title>
	<atom:link href="http://www.yenitarifler.com/kat/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenitarifler.com</link>
	<description>yemek, tarifleri, tarifi, pratik, yemekleri, kolay, lezzetli, yemek tarifleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2011 10:56:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Anti ve Oksidanlar ile ilgili Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/anti-ve-oksidanlar-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/anti-ve-oksidanlar-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:26:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Anti ve Oksidanlar ile ilgili Bilmeniz Gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8708</guid>
		<description><![CDATA[Anti ve Oksidanlar ile ilgili Bilmeniz Gerekenler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Anti-ve-Oksidanlar-ile-ilgili-Bilmeniz-Gerekenler.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Anti-ve-Oksidanlar-ile-ilgili-Bilmeniz-Gerekenler.jpg" alt="" title="Anti ve Oksidanlar ile ilgili Bilmeniz Gerekenler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8710" /></a></p>
<p>Yasamimizin her alaninda oldugu gibi beslenme aliskanliklarimizda da dogaya dönüs söz konusu. Dozunda kullanilan vitaminler, vücuttaki paslanmayi giderici etki yaparak en az 150 yil yasamayi vaad ediyor.<br />
Simdiye dek kaçinilmaz son yasliligi geciktirmek için neler yapmadik ki! Avuç dolusu paralar vererek satin aldigimiz bakim kremleri yetmeyince, estetik amaliyatlar kaçinilmaz oldu. Yüzümüzü ve vücudumuzu zamana esir etmedik.<br />
SAGLIKLI BESLENME<br />
Antioksidanlari Biliyor Musunuz?<br />
Evet<br />
Hayir<br />
Biraz<br />
Hic Duymadim</p>
<p>Sonuçlar </p>
<p>Peki ya sagligimizi? Kirkini asip da biraz akli basina gelenlerimiz en fazla yillardir vazgeçemedigi sigarayi biraktilar, doktoru artik yememesi gerektigini söylediginden kirmizi eti haftada bir güne indirdiler, aksamlari birer kilometreyi asmayan yürüyüsler yaptilar. Hepsi bu! Oysa, genç yaslardan itibaren aliskanlik haline getirilmesi gereken dogru ve düzenli beslenmeyle birçok hastaligi ekerde ederek, yüz yasinda bile dimdik ayakta kalabilmek mümkün. </p>
<p>Dr. Askin Yücel’in vitaminler konusundaki savlari hayli iddiali. Birçok besin maddesinde bulunan vücudun direncini arttirici, serbest radikallerin olusumunu engelleyip, oksitlenmeyi azaltici vitaminleri çagin bulusu olarak degerlendiriyor ve ekliyor: Insan ömrünün 150 yil olmasi aslinda çok kolay! </p>
<p>Anti-oksidan nedir? </p>
<p>Yasamimiz boyunca mükemmel isleyisine akil sir erdiremedigimiz vücudumuz belli bir yastan sonra ihanet eder ve toksit maddeler, cildin kolejen tabakasini tahrip eden serbest radikaller ve karbon monoksit gibi zararli gazlar olusturarak yaslanma sürecini baslatir. </p>
<p>Bitkilerdeki bazi vitaminlerin bu süreci azaltici etkisi vardir. Bir nevi vücuttaki paslanmayi giderirler. Hakkinda uzun süredir arastirmalar yapilan, kongreler düzenlenlenen söz konusu vitaminler, geçtigimiz yillarda bir baslik altinda toplanmis ve anti-oksidan (paslanmayi geciktirici) adini almistir. Anti oksidanlarin tibben etkisi kanitlandiktan sonra kozmetik sektörünün bundan faydalanmamasi kaçinilmazdi tabii. Birbiri ardina üretilen serbest radikalleri önleyici, zengin E vitamini içeren bakim kremleri anti oksidanlarin sadece beslenme yoluyla alinmasiyla ibaret olmaktan çikartti. </p>
<p>Etkileri </p>
<p>Vücudumuzun kendini tahrip etme özelligi oldugu gibi savunma mekanizmasindan ileri gelen tedavi özelligi de mevcut. Bunu daha da pekistiren ve dirençli olmamizi saglayan besinler (özellikle vitaminler), bilesimindeki paslanmayi önleyici maddelerle serbest radikallerin ve toksinlerin olusumunu engelliyor ve yaslanmayi yavaslatiyor. Daha da önemlisi basta kanser olmak üzere birçok hastaligin olusumunu engelliyor. Vücudun hücre koruma sistemleri içinde önemli bir yere sahip olan anti –oksidanlar, bu görevi belirgin hücre hasarlarina yol açabilen maddeleri etkisizlestirerek gerçeklestirirler. </p>
<p>Nelerde bulunur? </p>
<p>Belirttigimiz gibi A, C ve E vitaminlerinde bulunan anti-oksidanlari gruplandiracak olursak; </p>
<p>A vitamini: Koyu renkli yaprakli bitkiler, ispanak, havuç </p>
<p>C vitamini: Trunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz ve çok sayida meyva, sebze </p>
<p>E vitamini: Kuruyemisler, bazi bitkisel yaglar ve lifli yesil besinler </p>
<p>Garantili güzellik için E vitamini </p>
<p>Uzmanlar, canli, parlak, isil isil bir cilt için E vitamininin etkisinin inkar edilmemesi gerektigini söylüyor. Bunun bilincinde olan kozmetik firmalari da zaten bu vitaminden çokça yararlaniyor. Hemen hemen her bakim kremiminin içeriginde yer alan E vitamini, cildin en alt hücrelerine kadar nüfus ederek erken yaslanmayi önleyici, parlaklastirici ve canylandirici bir etki yapiyor. E vitaminin marifetleri bununla da sinirli degil. Amerikali uzmanlarin yaptiklari arastirmalara göre; hava kirliligi ve sigaraya bagli olarak tahrip olan hücrelerin yenilenmesin dede önemli bir yere sahip olan E vitamini ayni zamanda beyin ve bagisiklik sisteminin yenilenmesinde de son derece etkili. </p>
<p>Arizona Üniversitesi’nin yaptigi bir arastirmaya göre ise E vitamini verilen hayvanlarin akranlarina göre daha genç göründükleri ve daha uzun ömürlü olduklari kanitlanmis. Bunun nedeni ise vitaminin, yaslililkla azalan bir protein çesitinin yok olmasini engellemesi. </p>
<p>Ne kadar alinmali? </p>
<p>Uzmanlar, hergün alinan sebze ve meyvelerin günlük anti-oksidan ihtiyacini karsilamadiginda hemfikir. Yapilan arastirmalar gösteriyor ki, vitaminden zengin sebze ve meyvelerden günde en az bes ögün yemek gerekiyor. Bu nedenle vitaminler hap olarak da alinabilir. Ayrica düzenli beslenilse bile, bazi hatali aliskanliklar, vücudumuzdaki vitaminleri hizla tüketmekte. Sigara, asiri alkol, stres bu etkilerin basinda geliyor. Ingiltere’de yapilan bir arastirmaya göre, en az iki yil süreyle 200 ünite E vitamini alan kisilerin kalp ve damar hastaliklarina yakalanma risklerinin bu vitaminleri almayanlara oranla yüzde 41 daha az oldugu görülmüstür. </p>
<p>Bunlar yasliligi durdurur </p>
<p>Kahvaltilik tahil: Yulaf, kara bugday gevregi, bugday ya da pirinç gevregi </p>
<p>Süt ürünleri: Soya sütü, gravyer, permesan peynirleri ve yogurt. </p>
<p>Ekmek çesitleri: Kara ekmek, tahilli ekmek, arpa, yulaf ve çavdar ekmegi </p>
<p>Sebze, baklagiller: Brokoli, lahana, havuç, ispanak, bal kabagi, domates, tere, bezelye, nohut, mercimek, semizotu, misir, avakado, pirasa, soya. </p>
<p>Tahillar: Bulgur, esmer pirinç, basmati pirinci. </p>
<p>Balik ve kabuklu deniz ürünleri: Somon, alabalik, barbunya, istiridye, karides, uskumru, kalkan. </p>
<p>Meyve ve tatlilar: Kayisi, muz, kiraz, elma, çilek, pembe greyfurt, mango, kavun, karpuz, üzüm, dut, kuru meyveler, ceviz, badem, findik. </p>
<p>Alkolsüz içecekler: Çorbalar, çay ve yesil çay </p>
<p>Alkollü içecekler: Kirmizi sarap </p>
<p>Yaglar: Zeytinyagi </p>
<p>Bunlar yaslandirir </p>
<p>Misir gevregi, demirle zenginlestirilmis tahillar </p>
<p>Yagli peynirler, demirle zengnlestirilmis süt </p>
<p>Beyaz ekmek, bisküvi, turta, pizza. </p>
<p>Beyin, böbrek, sosis, salam, füme jambon, </p>
<p>Kizarmis patates, cips, hormonlu sebzeler </p>
<p>Düdüklü tencerede pisirilmis beyaz pirinç </p>
<p>Turna baligi, kiliç, ton, ançuez, köpek baligi, tuzlanmis balik. </p>
<p>Suruplu meyveler, reçel, çikolata, bal, dondurma, tereyag, hindistan cevizi </p>
<p>Kahve, surup, hazir çorbalar. </p>
<p>Kristal siselerde saklanan alkollü içecekler </p>
<p>Tereyag, taze krema, margarin, kizartma yaglari, doymus yaglar. </p>
<p>Ideal beslenme için </p>
<p>Günde bir kez: Yesil salata, sebze, tahil, baklagiller. </p>
<p>Günde iki kez: Çig sebze, kepek ekmegi, bir kadeh sarap </p>
<p>Güünde üç kez: Yogurt </p>
<p>Günde bes kez: Meyve, çay, maden suyu, çorba </p>
<p>Günde 12 tane: Findik ya da badem </p>
<p>Haftada bir kez: Kirmizi et </p>
<p>Haftada iki kez: Yagli balik </p>
<p>Haftada üç kez: Yagsgz balik, beyaz et, karaciger </p>
<p>Haftada üç dört kez: Çiftlik yumurtasi </p>
<p>Haftada yedi kez: Sogan, sarmsak, mercimek </p>
<p>Ilkay Öztürk </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/anti-ve-oksidanlar-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet ile Kusursuz Bronzluk</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/diyet-ile-kusursuz-bronzluk.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/diyet-ile-kusursuz-bronzluk.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:24:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ile Kusursuz Bronzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8698</guid>
		<description><![CDATA[Diyet ile Kusursuz Bronzluk]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Diyet-ile-Kusursuz-Bronzluk.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Diyet-ile-Kusursuz-Bronzluk.jpg" alt="" title="Diyet ile Kusursuz Bronzluk" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8703" /></a></p>
<p>Bu diyette yok yok&#8230; Zengin içeriği ile cildiniz ışıltılı bir görünüme kavuşacak, güneşin zararlı etkilerine karşı güçlenip altın renginde bir bronzluğa zemin hazırlayacak, vücudunuzu toksinlerden arındırıp şişkinlik sorunlarınızı giderecek. Üstelik bir ay içinde 4-6 kilo da verebileceksiniz. </p>
<p>Antioksidanlar </p>
<p>Zararlı güneş ışınları cildin erken yaşlanmasında en büyük etkenlerden biri. Sağlıksız bir bronzlaşma, yaşlanmayı hızlandıran ve pek çok hastalığa yol açan serbest radikallerin işlevini artırıyor. Bronzluk geçince ciltte onarılması imkansız kırışıklıklar ortaya çıkıyor. Bunu önlemek için özellikle güneşe çıkmadan bir ay önce antioksidan etkili besinleri sofranızdan eksik etmeyin.</p>
<p>Bu besinler cildin elastikiyetini artırıp sıkılaşmasını sağlıyor ve serbest radikallerle savaşarak yaşlanmayı geciktiriyor. Nedir bu antioksidan besinler? E vitaminli besinler (zeytinyağı, sıvıyağ, fındık), çinko (et, deniz ürünleri, baklagiller), bakır (ceviz, kayısı, tahıllar), selenyum (balık, tahıllar, soğan), C vitamini (domates, yeşil yapraklı sebzeler, çilek), flavonoid (orman meyveleri, erik, kayısı, kavun) ve likopen (domates, karpuz, çilek). </p>
<p>Betakarotenler<br />
Kavuniçi ve sarı renkli besinler (havuç, kayısı, şeftali, kavun, sarı biber) ile koyu yeşil yapraklı besinler (ıspanak, semizotu, roka, pazı, kara lahana, maydanoz) zengin birer betakaroten kaynağı. Karpuz ve yeşil biber de betakaroten açısından zengin besinler. Betakaroten maddesi epidermin içinde üst üste birikerek zararlı güneş ışınlarına karşı doğal bir kalkan oluşturuyor.</p>
<p>Tıpkı doğal bir güneş filtresi gibi cildi güneş yanıklarından ve cilt kanserinden koruyor. Betakarotenin bir diğer görevi de, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalan cilde kusursuz ve kalıcı bir bronzluk kazandırmak. Cildinizi güneşe hazırlamak için yazın ilk günlerinde bol betakarotenli besinler yiyin. </p>
<p>Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri </p>
<p>Sıcak havalarda vücut aşırı terleme ile bol sıvı kaybeder. Cilt bu durumdan etkilenerek kurumaya, pul pul dökülmeye ve matlaşmaya başlar. Cildin elastikiyetini korumak için kolajen üretimini artırmak gerekiyor. Bunun için Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerini içeren besinleri yemek yararlı. Bu yağ asitleri cildin derinlemesine nemlenmesini sağlayarak kurumasını dolayısıyla erken yaşlanmasını önlüyor. Omega-3 en çok balık, deniz ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, ceviz ve fındıkta bulunuyor. </p>
<p>Omega-6 ise ayçiçek yağı, hodan, ceviz ve fındıkta bulunuyor. Domates de nemlendirici özellikler içerip kalıcı bir bronzluk sağlıyor. Eğer cildiniz sağlıksız ve mat görünüyorsa diyeti aynen uygulayın ama meyve suyu miktarını dörde katlayın. Kahvaltıda havuç ve portakal karışımı meyve suyu; ara öğünde greyfurt suyu; ikindide kayısı suyu ve akşam öğününden önce birkaç damla limon suyu ilaveli domates suyu için.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/diyet-ile-kusursuz-bronzluk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Güzelliğinin Sırrı</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/cilt-guzelliginin-sirri.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/cilt-guzelliginin-sirri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:20:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Güzelliğinin Sırrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8695</guid>
		<description><![CDATA[Cilt Güzelliğinin Sırrı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Cilt-Güzelliğinin-Sırrı.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Cilt-Güzelliğinin-Sırrı.jpg" alt="" title="Cilt Güzelliğinin Sırrı" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8696" /></a></p>
<p>Güçlü bir kahvaltı, sağlık ve güzellik için önemli bir öğün. Kahvaltılarınızdan enerji ve güç veren bal, kahvaltı gevrekleri, meyveler, su, meyve suyu ve sütü eksik etmeyin. Bu besinler cildi, maruz kaldığı olumsuz dış etkenlere karşı güçlendirmenin yanı sıra nemlendirip besliyor. Her dem genç, sağlıklı, formda kalmak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak istiyorsanız kahvaltı mönülerinizi bu besinlerle hazırlayın. </p>
<p>GÜNE ENERJİK BAŞLAYIN </p>
<p>Yulaf, çikolata, buğday, bal ve pirinç. Hepsi de enerji ve güç veren besinler. İçerdikleri yüksek orandaki besinsel değerler nedeniyle cildin doğal savunma mekanizmasını güçlendirerek, dış etkenlere karşı koruma sağlıyor. </p>
<p>Yulaf </p>
<p>Yulaf gevreğini sabah kahvaltıda süt veya yoğurda ilave ederek yiyin. Zengin protein, lif, vitamin (özelikle de B ve D vitaminleri) ve mineral kaynağı (100 gramında 53 mg kalsiyum, 405 mg fosfor, 4.5 mg demir ve 268 mg potasyum bulunuyor) olan yulaf, güç ve enerji verici özellikler içeriyor. Cildinizi tazelemek ve kadifemsi bir yumuşaklığa kavuşturmak için yüzünüze haftada en iki kez 2 kaşık pirinç suyu, 2 damla zeytinyağı ve 2 çorba kaşığı yulaf unu karışımını sürüp 5 dakika bekleyin ve yıkayın. Buğday </p>
<p>Kolesterol ve tansiyon düşürücü etkili buğday, yüksek oranda B ve E vitaminleri içeriyor. Özellikle E vitamini içeriği ile doğal bir antioksidan olarak cildi yaşlanmaktan koruyor ve kırışıklıkların oluşumunu önleyerek cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Gözdeki damarları koruyup, göz etrafında oluşabilecek çizgileri azaltıyor. Cilde pembelik veriyor. Tırnakları ve saçları güçlendiriyor. Zengin içeriği nedeniyle kozmetik ürünlerinde çok sık kullanılıyor. </p>
<p>Çikolata </p>
<p>Mutluluk hormonunu (serotonin) uyarıcı özellikler içerdiğinden çikolata, vücudu ve cildi gevşetip rahatlamasını sağlıyor. Aşık olma esnasında beynin ürettiği feniletilamin adlı uyarıcı bir madde içerdiği için afrodizyak özellikler taşıyor. Stresten uzak rahat bir uyku sağlıyor. Antioksidan özellikleriyle serbest radikallere karşı savaşarak yaşlanmayı geciktiriyor. Protein kaynaklı olduğundan cildi yenileyip elastikiyetini artırıyor. İçeriğindeki sterol adlı madde ile cilde tonik etkisi yapıyor. Bal </p>
<p>Şeker, fruktoz ve glikoz içeren bal doğal bir tatlandırıcı. Ayrıca antibiyotik özelliği ile mikroplara karşı güçlü bir dezenfektan. Vitamin, mineral ve protein kaynağı olan balın yapısındaki meyve asitleri cildi arındırıyor, azot ve glüsit gibi maddeler nemlendirici özellikler içerip cildin nem dengesini düzenliyor. Oligoelementler ise hücreleri yeniliyor. Manganez, magnezyum, kalsiyum ve silisyum gibi mineraller ise cildi pürüzsüz bir güzelliğe kavuşturuyor. </p>
<p>Pirinç </p>
<p>B gubu özellikle de B1 ve B2 vitaminlerince zengin olan pirinçte ayrıca demir, potasyum, fosfor ve kalsiyum başta olmak üzere diğer mineraller de bulunuyor. Pirinç, hücrelere ihtiyacı olan enerjiyi sağlayıp cildin yıpranmasını önlüyor, içerdiği bol potasyum ve az azot ile kan basıncı değerlerinin düzenli akışını sağlıyor. Zararlı güneş ışınlarının etkisi veya yaşlanma nedeniyle ortaya çıkan cilt lekelerini yok ederek, cildin ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. </p>
<p>Günün ilk güzellik işlemi; temizlik Sabah uyanınca aç karnına ılık su için. Su, bağırsakları, organizmayı temizleyerek cildin nem dengesini düzenliyor. En az yarım saat sonra kahvaltı yapın ve 1 fincan çay veya kahve ile bol lifli kahvaltı gevreği yiyin. Taze meyve suyu veya meyve ile öğünü tamamlayın. Cildinizi gece yatmadan evvel ve sabah uyandıktan sonra mutlaka temizleyin. Çünkü uyku esnasında ciltte depolanan yağlar gözenekleri tıkayabilir, böylece sivilce ve siyah noktalar ortaya çıkabilir. Bunun için su ve cilt tipinize uygun bir sabun yeterli. Yüzünüzün her bölgesine ayrı bir özen göstermelisiniz. Göz çevresi hassas olduğu için bu bölgeye özel ürünlerle cildi tahriş etmeden hafifçe silerken, çene ve burun bölgesini yüz temizleme sütü ile ovarak temizleyin. </p>
<p>BOL SIVI ALIN Su, süt, taze sıkılmış meyve suyu, çay ve kahve. Hepsi de sağlık ve güzellik iksiri içecekler. Sabahları aç karnına bol sıvı alın. Cildinizi içerden besleyerek nemlendirin. Bol sıvı alımı cildin kurumasını önlüyor. </p>
<p>Su </p>
<p>Vücut ağırlığımızın yüzde 60&#8221;ı sudur. Ancak bu oran yaş ilerledikçe azalıyor ve sonuç olarak ciltte kuruma başlıyor. Kırışıklıklar ortaya çıkıyor ve cilt giderek elastikiyetini kaybedip sarkmalara yol açıyor. Yaşlanma sürecini yavaşlatmak için gün içinde sabah uyandıktan akşam yatıncaya kadar 1.5 litre su içmeye özen gösterin. Cildinizi dışardan beslemek için nemlendirme özelliği olan kozmetik ürünlerini kullanın ve sabah temizliğinden sonra nemlendirici krem sürün. </p>
<p>* Yüzünüzü üç günde bir arındırıcı ve gevşetici etkili 1 avuç lavanta ilave edilmiş sıcak su buharına tutun. Başınıza bir tülbentle örtüp işlemi 5-10 dakika sürdürün. Cildiniz derinlemesine temizlenip daha kolay beslenecektir. </p>
<p>Çay </p>
<p>Çaydaki tein adlı madde uyarıcı ve susuzluğu giderici özellikler içeriyor. E vitamininden 20 kat daha güçlü bir antioksidan olan polifenol adlı madde dolaşımı hızlandırırken, hücrelerin oksitlenmesini önlüyor ve cildin yaşlanmasını geciktirerek sıkılaştırıcı bir etki sağlıyor. Yoğun bir çalışma temponuz varsa çayla yapılan kompresler yorgun gözlerinizi dinlendirecektir. Bir parça pamuğu soğuk çaya batırıp göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. 10-15 dakika dinlenip yüzünüzü yıkayın. </p>
<p>* Gece yatmadan önce çay ile yapılan maskeler, uyku esnasında cildin yeniden yapılanmasını sağlıyor. 2 çorba kaşığı demlenmiş soğuk çay, 1 kaşık bal, 1 kaşık pirinç unu ve 2 kaşık yulaf unu ile karıştırıp yüzünüze sürün. </p>
<p>Süt </p>
<p>Süt, bebeklikten, yaşlılığa kadar yaşamın her döneminde sağlık ve güzellik için en önemli ve komple bir besin. Kemikler için son derece yararlı bir mineral olan kalsiyum kaynağı. Vücut ve cildin beslenmesi için gereken tüm proteinleri içeriyor. Sütün sağlık ve güzellik iksiri olduğu çok eski zamanlardan beri biliniyor. Roma İmparatoru Neron&#8221;un eşi Poppea, cildinin her dem genç ve pürüzsüz olması için sık sık süt banyosu yaparmış. Süt, cildi yenileyip yumuşatıyor. Sütün alternatifi yoğurt olabilir. </p>
<p>* Cildinizi gerginleştirici bir sütle temizlemek ister misiniz? 1 su bardağı ılık süte 10 gr biberiye atıp 5 dakika bekletin. Süzüp bir parça pamukla göz çevresi hariç tüm yüz ve boynunuzu silin. </p>
<p>Kahve </p>
<p>* Sabah kahvaltısında içilen 1 fincan kahve, güne enerjik başlamak için ideal bir içecek. Zengin kafein içeriği ile beyni uyarıp konsantrasyonu artırıyor. Hem ruhsal hem de bedensel açıdan zindelik veriyor. Küçük kan dolaşımını hızlandırıp, cildi ölü hücrelerden arındırarak yeniliyor. Ayrıca içerdiği polifenol adlı maddeler, antioksidan etkili olduğu için cildin yaşlanma sürecini yavaşlatarak kırışıklıkların oluşumunu engelliyor. </p>
<p>* Kahve enerjik bir içecek ancak aşırıya kaçmayın, ters etki yapabilir. İçeriğindeki kafein, dozunda alınırsa cildi toksinlerden arındırıp, şişkinliği önlüyor. </p>
<p>Portakal suyu </p>
<p>Sabah kahvaltısını mutlaka taze sıkılmış 1 bardak portakal suyu ile tamamlayın. İçeriğinde bulunan A vitamini cildi güçlendirerek nemlendirip besliyor ve elastikiyetini artırıyor. C vitamini bozulan hücreleri onarıp cildin savunma mekanizmasını güçlendirerek olumsuz dış etkenlerden koruyor, E vitamini en iyi doğal antioksidan olarak serbest radikallerle savaşıp kırışıklıkların oluşumunu engelliyor. </p>
<p>* 1 portakalın suyu, 10 kereviz yaprağı,1 küçük sivribiber, 1 çay kaşığı sızma zeytinyağı, 1 tutam tuz ve karabiberi blenderde ezip için. Cilt ve sağlık toniği denilen bu içecek bağışıklığı güçlendirip, dokuların sıkılaşmasını sağlıyor. </p>
<p>Banyo yerine duş yapın Hem zamandan tasarruf etmek hem de sağlık ve güzelliğiniz için sabahları banyo yapmak yerine duş alın. Uyku esnasında terlemek, hastalık yapan bakterilerin vücutta kolayca ortam bulmasına yol açıyor. Duş hem bakterilere karşı etkili hem gün boyu zindelik veriyor hem de cildi canlandırıp tazeliyor. Sağlıklı bir duş için su ısısı 32 derecenin üzerinde olmalı ve duş en fazla 10 dakika sürmeli. Yataktan kalktıktan sonra yüzünüzü temizleyip hemen duş alın. Cildinizi artıklardan arındırmak için duşu kapatıp uygun bir sabun veya banyo köpüğü ile sabunlanın. Kan dolaşımını hızlandırmak ve selülit oluşumunu önlemek için sabunu vücudunuza lifle masaj yaparak yedirin. Tekrar duş alıp kurulanın. </p>
<p>CİLDİNİZE VİTAMİN ENJEKSİYONU YAPIN Kahvaltıda mutlaka meyve yiyin veya meyve suyu için. Vücudun değerli dostu olan meyveler, cilde ihtiyacı olan tüm vitamin ve mineralleri sağlayarak besliyor. Meyveleri hem yiyin hem de krem gibi cildinize sürün. </p>
<p>Elma</p>
<p>Ninelerimizin &#8221;sağlık için günde bir elma&#8221; sözü bilim adamlarınca artık ispatlandı. Elma, zengin vitamin ve mineral kaynağı olup bağışıklık sistemini güçlendiriyor. İçeriğindeki C vitamini ile cildi zararlı dış etkenlerden koruyor. A vitamini ile ciltteki nem kaybının azalmasına dolayısıyla kırışıklıkların giderilmesine yol açıyor. Özellikle kirli hava ve kapalı ortamlara maruz kaldığımız kış günlerinde günde 1 elmayı öğünlerden hemen sonra yiyin. Hazmı kolaylaştırıp dişleri temizliyor. </p>
<p>* Kirli havaya maruz kalan cildinize elma püresi hazırlayıp 2-3 günde bir sürün. 5 dakika bekleyip yüzünüzü yıkayın. Aceleniz varsa elmanın kabuğunu kalınca soyup yüzünüze sürün, birkaç dakika sonra yıkayın. Cildiniz gerginleşecektir. Havuç </p>
<p>Havuç, içeriğindeki beta karoten, E, PP, B ve D vitaminleriyle sağlık ve güzellik için gerçek bir nimet. Cildin gençlik iksiri ve her türlü cilt sorununun ilacı. Dermatit, egzema, yanık ve sivilce gibi cilt sorunlarını tedavi ediyor. Cildi nemlendirip besliyor ve cilt kuruluğunu gideriyor. Kirli hava ve kapalı ortamların ciltte oluşturduğu olumsuz etkileri gideriyor. Yaz aylarında da cilde sağlıklı bir bronzluk kazandırıyor. Sağlık ve güzelliğiniz için hergün 1 havuç yiyin. </p>
<p>* Her türlü cilt tipi için besleyici bir maske; temizlenmiş 1 havuç, 50 gr lor peyniri ve 1 çorba kaşığı mısır nişastasını robotta püre halinde ezip yüzünüze sürün. 10 dakika sonra yıkayın. </p>
<p>Ananas </p>
<p>Ananas, selülit ilacı ve toksin atıcı özellikleriyle kozmetik sektöründe çok sık kullanılan bir meyve. İçerdiği A ve C vitaminleri, kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi minerallerle sivilceli cilt sorunlarının dermanı. Pürüzlü ciltlerdeki sivilce ve lekeleri hafifletiyor ve cildi canlandırıp kadifemsi bir yumuşaklık kazandırıyor. Ananas ayrıca, makyaj ürünlerinin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini de gideriyor. </p>
<p>3-4 dilim ananası ezip cildinize sürün ve 15 dakika bekleyip ılık suyla yıkayın. </p>
<p>* Yarım ananas ve 60 gr kavrulmamış bademi robotta krem kıvamına gelinceye kadar ezip göz çevresi hariç yüz ve boynunuza sürün. 15 dakika bekleyip cildinizi durulayın. Cildinizi yumuşatıp pürüzsüz bir görünüme kavuşturacaktır. </p>
<p>Greyfurt </p>
<p>Greyfurt içeriğindeki A, B grubu ve C vitaminleriyle antioksidan etkisi yapıyor. Tıpkı bir ilaç gibi kılcal damarlardaki kanı hızlandırıp, damarları hastalıklardan koruyor. Cildin direncini artırıp zararlı dış etkenlere karşı siper görevini üstleniyor. Hasarlı serbest radikalleri onarıp hücreleri yeniliyor. Yüksek orandaki mineralleriyle cildi adeta yeniden yapılandırıp ışıltılı bir görünüme kavuşturuyor. Cilde gençlik aşısı kadar etkili bu meyveyi hergün yiyin veya ara öğünlerde suyunu için. </p>
<p>* Cildi besleyici ve tazeleyici bir maske için: Yarım greyfurt suyu, 1 çay kaşığı zeytinyağı, 1 yumurta akı ve 3 çorba kaşığı pirinç ununu krem kıvamında iyice karıştırıp yüz ve boynunuza sürün. 10 dakika bekletip durulayın. Salatalık </p>
<p>A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için hergün 1 salatalık yiyin. Veya evde hazırladığınız portakal veya diğer meyve sularına ilave edip ara öğünlerde için. </p>
<p>* Salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz. Yorgun gözlerinizin üzerine salatalık dilimi yerleştirip dinlendirin. Bu işlemleri 2 günde bir uygulamanızda yarar var. </p>
<p>Evden çıkmadan önce hafif bir makyaj yapın </p>
<p>Güçlü bir kahvaltının ardından cilt temizliği ve canlandırıcı bir duş ile güne enerjik başlayın. Kurulanıp, vücudunuza uygun bir nemlendirici kremi yuvarlak hareketlerle masaj yaparak sürün. Yüzüzünze ve boynuza her zamanki nemlendirici kreminizi sürüp kâğıt mendille fazlalıkları alın. Cildinizi zararlı dış etkenlere karşı koruyucu özellikler içeren uygun bir fondöten sürün. Alın ve burun gibi parlayan bölgeleri transparan bir pudra ile matlaştırın. Yanaklarınızı fondötenin tonuna uygun bir allıkla renklendirip kirpiklerinizi rimelleyin. Dudaklarınızı uçuk pembe ve şeffaf bir rujla boyayıp makyajınızı tamamlayın. Hafta içi ya da hafta sonunda cildinize yarım saatlik bir zaman ayırıp yukarıda önerdiğimiz doğal kozmetikleri uygulayın. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/cilt-guzelliginin-sirri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serbest Radikaller ve Hastalıklar için besinler</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/serbest-radikaller-ve-hastaliklar-icin-besinler.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/serbest-radikaller-ve-hastaliklar-icin-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:18:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Radikaller ve Hastalıklar için besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8692</guid>
		<description><![CDATA[Serbest Radikaller ve Hastalıklar için besinler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Serbest-Radikaller-ve-Hastalıklar-için-besinler.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Serbest-Radikaller-ve-Hastalıklar-için-besinler.jpg" alt="" title="Serbest Radikaller ve Hastalıklar için besinler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8693" /></a></p>
<p>Modern yaşamın, sanayileşmenin ve teknolojinin ürettiği serbest radikallerden biraz da olsa uzaklaşmaya ve daha sağlıklı yaşayıp, geç ve dinç yaşlanmak için elimizden geleni yapmaya başladık. Şimdi moda akım, doğaya dönüş! </p>
<p>Doğadan uzaklaşmaya, endüstrileşmeye ve teknolojiye esir olmaya başladıkça, hayatımızı nasıl bir kaosa çevirdiğimizin nihayet farkına vardık. İltihaplar, yaşlanma, ilaçların yol açtığı hasarlar, dejenaratif artrit, bağışıklık sistemindeki bozukluklar, kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi olumsuz fizyolojik rahatsızlıklardan serbest radikallerin sorumlu olduğu biliniyor. </p>
<p>Modern yaşamın, sanayileşmenin ve teknolojinin ürettiği serbest radikallerden biraz da olsa uzaklaşmaya ve daha sağlıklı yaşayıp, geç ve dinç yaşlanmak için elimizden geleni yapmaya başladık. Şimdi moda akım, doğaya dönüş! Ancak uyguladığınız yeni yöntemlerin, aldığınız besinsel ya da bitkisel desteklerin ne kadarını tanıyor ve bilinçle yapıyorsunuz? </p>
<p>SERBEST RADİKAL NEDİR? </p>
<p>İnsan vücudundaki her hücre günde ortalama 10 bin serbest radikalin saldırısına maruz kalıyor. Yaşam tarzınızı değiştirseniz ya da çevreden maruz kaldığınız toksinleri, kirleticileri, ağır metalleri ve diğer tehlikeli maddeleri tümüyle ortadan kaldırsanız bile, serbest radikallerden tümüyle kaçmanız olanaksız. </p>
<p>Antioksidan savunma sisteminiz yeterince iyi çalışmaz ve antioksidan besinleri yeterince tüketmezseniz ya da antioksidan etkili ek desteklerden yararlanmazsanız serbest radikaller hücrelere zarar verir ve birçok hastalığın başlangıcına zemin hazırlar. Serbest radikaller nefes aldığınızda ve yemek yediğinizde bile meydana gelir. Sigara içerken, hava kirliliğinden, egzoz gazlarından ve sulardan bedeninize girer. </p>
<p>KİMDİR BU ZARARLI RADİKALLER? </p>
<p>Vücutta metabolik işlemler sonucunda oluşan hidrojen peroksit veya yağlı besinlerin yüksek sıcaklıkta işlenmeleri, pişirilmeleri sonucu oluşan lipit peroksit en zararlı serbest radikallerdir. Bu bileşikler oksidatif stres adlı kimyasal işlemlerle genetik materyal DNA&#8221;yı hasara uğratarak hücre ölümünü artırır. Bu durumu en güzel cilt yaşlanmasında görebiliriz. Bu durumu engellemek, dejeneratif hastalıklara erken yaşlarda yakalanmamak ve hücre hasarını aza indirmek için yaşla birlikte güçsüzleşen antioksidan savunma sisteminizi güçlendirmelisiniz. </p>
<p>ANTİOKSİDAN BESİNLER YAŞLANMAYI GECİKTİREBİLİR </p>
<p>Serbest radikaller bedeninizin antioksidan aktivitesinden daha yoğun olduklarında bir dengesizlik oluşmakta ve hücrelerinizde oksidatif hasar meydana gelir. Yani serbest radikallerin üstün gücü antioksidan potansiyelinizden fazlaysa hücreler yaşlanır. Yaşla birlikte vücut daha fazla serbest radikale maruz kalır ve daha fazla üretir. Diğer taraftan bedeninizin doğal antioksidan üretimi yaşlandıkça azalır. Bazı uzmanlara göre antioksidan üretimi 25 yaşından itibaren yavaşlar. </p>
<p>Antioksidanların serbest radikallerle savaşma yetenekleri farklıdır. Ne kadar güçlü ve etkili olurlarsa antioksidan kapasite güçleri de o kadar fazladır. Bu nedenle her besin aynı güçte antioksidan etki göstermez. Tufts Üniversitesi&#8221;nde yapılan çalışmalarda hemen hemen her besinin ORAC değeri araştırılmış ve sebze ve meyvelerin en yüksek antioksidan içeriğine ve ORAC değerine sahip oldukları bulunmuş. Ancak henüz çoğu kişi günlük önerilen beş porsiyon sebze ve meyveyi tüketmedikleri için bu doğal antioksidanların gücünden mahrum kalıyor. </p>
<p>DOĞA ANTİOKSİDAN GÜÇLER </p>
<p>Brokoli, marul, ıspanak, domates, lahana, kayısı, havuç, kırmızı ve yeşil biber, kırmızı şarap üzüm çekirdeği, soğan, pırasa, kuşkonmaz, erik, ıspanak, çilek, vişne, kırmızı üzüm, yeşil ve siyah çay ve kırmızı şarap&#8230; </p>
<p>NE KADAR ORAC DEĞERİNE İHTİYACINIZ VAR? </p>
<p>Yapılan çalışmalarda günde yaklaşık üç-beş bin ORAC değerine sahip besin tüketildiğinde antioksidan bedenin kapasitesinin güçleneceği ve serbest radikal hasarından yeterince korunacağı belirtiliyor. Ne yazık ki, fast-food diyetlerle sadece bin 200 ORAC değeri tüketiliyor. Bu da yaklaşık günde üç porsiyon sebze ve meyve anlamına geliyor. Bu nedenle daha sağlıklı beslenmek, daha dinç olmak, serbest radikallerin dejeneratif hastalıklara yol açan etkilerinden kurtulmak, daha genç ve sağlıklı yaşlanmak için mutlaka ORAC değeri yüksek sebze ve meyvelere diyetinizde yer verin. </p>
<p>HER ZAMAN TAZESİ DEĞİL </p>
<p>Antioksidan güce sahip olan ve ORAC içeriği yüksek olan besinler sadece taze sebze ve meyveler değildir. Örneğin; taze eriğin ORAC değeri 9,49 iken, kuru erikte bu değer 57,7&#8221;dir. Yine taze üzümün ORAC değeri 4,46 iken, kuru üzümünki 28,3&#8221;tür. </p>
<p>ORAC KAPASİTESİ YÜKSEK OLAN BESİNLER </p>
<p>MEYVELER </p>
<p>Ispanak 1260 </p>
<p>Brüksel lahanası 980 </p>
<p>Alfaalfa filizi 930 </p>
<p>Brokoli 890 </p>
<p>Pancar 840 </p>
<p>Kırmızı biber 710 </p>
<p>Soğan 450 </p>
<p>Mısır 400 </p>
<p>Patlıcan 390 </p>
<p>SEBZELER </p>
<p>Kara lahana 1770 </p>
<p>Kuru erik 5770 </p>
<p>Kuru üzüm 2830 </p>
<p>Çay üzümü 2400 </p>
<p>Böğürtlen 2036 </p>
<p>Çilek 1540 </p>
<p>Ahududu 1220 </p>
<p>Erik 949 </p>
<p>Portakal 750 </p>
<p>Kırmızı üzüm 739 </p>
<p>Kiraz 670 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/serbest-radikaller-ve-hastaliklar-icin-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağzı Sağlığı İçin Kuru Üzüm</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/agzi-sagligi-icin-kuru-uzum.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/agzi-sagligi-icin-kuru-uzum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Ağzı Sağlığı İçin Kuru Üzüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8689</guid>
		<description><![CDATA[Ağzı Sağlığı İçin Kuru Üzüm]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Üzüm-Çekirdeği-Besinler1.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Üzüm-Çekirdeği-Besinler1.jpg" alt="" title="Üzüm Çekirdeği Besinler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8690" /></a></p>
<p>Şimdiye kadar sanılanın tersine, Çekirdeksiz kuru üzüm de bulunan maddelerin diş çürümelerine ve dişeti hastalıklarına yol açan bakteriler i etkisizleştirdiği açıklandı. Diş minesini oyarak çürümelere yol açan bakteri, Streptococcus mutans. Periyodontal denen dişeti hastalığından sorumlu olansa Porphyromonas gingivalis. Bakteriler in diştaşı ya da plak denen biyofilmleri oluşturmaları için dişe yapışmaları çok önemli.<br />
Şekerli bir gıda çiğnendikten sonra bu bakteriler diş minesini yıpratan asitler salgılayarak zamanla dişin çürümesine yol açıyorlar. Kuru üzüm ler de yapışkan ve tatlı olduklarından, şimdiye kadar dişlere zararlı olduğu düşüncesi yaygındı. Illinois Üniversitesi Dişçilik Fakültesi&#8221;nden Profesör Christine D. Wu, 8 Haziran&#8221;da Amerikan Mikrobiyoloji Derneği&#8221;nin 105. Kongresine sunduğu tebliğde, kuru üzümde bulunan ve pitokimyasallar diye adlandırılan maddelerin, diş ve dişeti hastalıklarından sorumlu birçok tür bakterinin gelişimini baskıladığını açıkladı. </p>
<p>Pitokimyasallar, bitkilerde bulunan antioksidanlara verilen genel isim. Wu, Thompson türü kuru üzümlerde yaptıkları rutin incelemeler sonucu beş ayrı tür pitokimyasal belirlediklerini açıkladı. Bunlar, oleanolik asit, oleanolik aldehid, betulin, betulinik asit ve 5-(hidroksimetil)-2-furfural adlı madde. Bunlardan oleanolik asitin S.mutans ve P. Gingivalis&#8221;in gelişmesini önlediği belirlenmiş. Araştırmacıya göre tüm yapışkan yiyeceklerin dişçürümesine yol açtığı düşüncesi yanlış. “Soruna asıl yol açan, bunlara sonradan katılan şeker (sukroz)”. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/agzi-sagligi-icin-kuru-uzum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üzüm Çekirdeği Besinler</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/uzum-cekirdegi-besinler.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/uzum-cekirdegi-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:03:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Üzüm Çekirdeği Besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8686</guid>
		<description><![CDATA[Üzüm Çekirdeği Besinler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Üzüm-Çekirdeği-Besinler.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Üzüm-Çekirdeği-Besinler.jpg" alt="" title="Üzüm Çekirdeği Besinler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8687" /></a></p>
<p>Üzüm Çekirdeği ( Vitis vinifera ); Fransa&#8221; da güçlü bir anti-aging ( yaşlanma etkilerini azaltıcı ) maddesi olarak sunulmaktadır ve Amerika Birleşik Devletleri&#8221; nde de hızla popülerleşmektedir. Üzüm çekirdeği, bioflavonoidlerin proanthocyanidin adlı benzersiz bir tipini içerir. Bu madde, C vitamini ile aynı yönde etki yapar ve bu vitaminin aktivitesini çok artırır. Gerçekte bazı araştırmacılar üzüm çekirdeği ekstresinin, C vitamininin hücrelere girmesine yardım ettiğini düşünür. Böylece, üzüm çekirdeği ekstresi, hücre zarlarını güçlendirir ve hücreleri oksidatif hasardan korur. Proanthocyanidinler ayrıca yabanmersininde , kola fındığında ve diğer bazı sebze ve meyvelerde de bulunur. </p>
<p>Kanser Savaşçısı: Üzüm çekirdeğii, güçlü bir antioksidan ve serbest radikal çöpçüsüdür. Serbest radikaller , normal hücrelere saldırabilen, onları harap eden ya da mutasyona uğratan dengesiz oksijen molekülleridir. Serbest radikal hasar, kansere eşlik eden bir çeşit hücre büyümesine yol açabilir. C vitamini kendi başına güçlü bir antioksidandır fakat çalışmalar üzüm çekirdeği ekstresi gibi proanthocyanidinlerle birlikte çok daha etkili olabileceğini öne sürer. Gerçekte Japonya&#8221; da Nagazaki Üniversitesi araştırmacılarına göre test tüpü çalışmaları, üzüm çekirdeğindeki bioflavonoidlerin C vitamininden daha güçlü antioksidan aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir.( Referans9 ) </p>
<p>Kalp hastalığı: Bazı çalışmalar üzüm çekirdeği ekstresi gibi antioksidanların, arterlerde plak ya da yağ birikimlerinin oluşmasına katkıda bulunabilecek düşük yoğunluklu lipoprotein ( LDL ) ya da &#8220;kötü&#8221; kolesterol gibi kan lipitlerinin oksidasyonunu önleyebileceğini doğrulamıştır. </p>
<p>Anti-İltihapsal: Üzüm çekirdeğii, artrit ve alerjiler gibi yaygın hastalıkların tedavisinde kullanılan bir anti-iltihapsaldır. Birçok bioflavonoid, iltihaplanmayı teşvik eden bazı enzimlerin salınımını baskılar. Artrit durumunda serbest radikal hasarın , bu hastalığa eşlik eden eklem ağrısında ve şişmelerde payı vardır. </p>
<p>Dolaşım: Kılcal damarlar, serbest radikal hasar tarafından kolayca harap edilebilecek minik kan damarlarıdır. Ek olarak hücreler yaşlanırken, kolajen ( Collagen : Kılcal hücreler de dahil hücrelerin onarımında ve büyümesinde önemli olan bir protein lifi ) kaybeder. Zayıflayan kılcal damarlar, kolay morarmaya ve varis geliştirmeye yatkın hale gelir. Üzüm çekirdeği ekstresi, kılcal damarları güçlendirmeye iki şekilde yardım eder. Üzüm çekirdeği, serbest radikal saldırıdan koruyarak kılcal damarların zayıflamasını önlemeye yardım edebilir. Ayrıca C vitamini kolajenin üretimi için gerekli olduğundan ve üzüm çekirdeği ekstresi C vitamininin performansını geliştirdiğinden dolayı kolajen üretimi ile de ilgilidir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/uzum-cekirdegi-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Bir Yaşam için Yeni Besinler</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/saglikli-bir-yasam-icin-yeni-besinler.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/saglikli-bir-yasam-icin-yeni-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 09:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Yaşam için Yeni Besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8683</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı Bir Yaşam için Yeni Besinler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Sağlıklı-Bir-Yaşam-için-Yeni-Besinler.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Sağlıklı-Bir-Yaşam-için-Yeni-Besinler.jpg" alt="" title="Sağlıklı Bir Yaşam için Yeni Besinler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8684" /></a></p>
<p>Çayın sağlık için en önemli faydalarından birisi, doğal bir Antioksidan kaynağı olması. Peki Antioksidan nedir? Vücudumuza ne gibi etkileri var? Faydaları nelerdir? </p>
<p>Çay ve sağlık<br />
Antioksidanlar, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirerek, kanser dahil pek çok hastalığa ve erken yaşlanmaya neden olabilecek zincir reaksiyonları önleyen moleküllerdir. Bu moleküllerin vücutta gerekli seviyelerde bulunabilmesi için, yüksek oranda antioksidan içeren çay, meyve, sebze gibi besinler alınmasına dikkat edilmelidir. </p>
<p>Vücudumuzun kendini tahrip etme özelliği olduğu gibi, kendini savunma mekanizmasından ileri gelen tedavi özelliği de bulunur. İçeriğinde antioksidan bulunduran besinler de bu mekanizmayı tetikleyerek serbest radikallerin ve toksinlerin oluşumunu engeller ve hatta yaşlanma etkilerini azaltırlar. </p>
<p>Camelia Sinensis, yani çay, gerçek ve doğal bir antioksidan kaynağıdır. Çaydaki antioksidan madde Flavonoid olarak adlandırılır. En güçlü antioksidanlardan biri olan flavonoidlere, çay dışında sebze meyvelerde de rastlanır. </p>
<p>Çay tüketimiyle alınan antioksidanların faydaları, bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Yeşil ya da siyah çay içerek elde edilebilecek faydalar arasında, kalp- damar hastalıkları riskini azaltması, bazı kanser türlerine karşı direnç sağlaması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, dişlerde plak oluşumunu azaltması gibi faydalar sayılabilir. </p>
<p>Tein ve Teanin nedir?<br />
Tein, diğer adıyla kafein, kahvenin içerdiği maddeyle aynıdır. Çayda, kahvenin yarısı kadar kafein bulunur. Günde içilecek 8 bardak çay, vücudunuzun ihtiyacı olan kafeini doğal yoldan karşılayarak zinde kalmanıza yardımcı olur. </p>
<p>Teanin ise sadece çayda bulunan bir amino asittir. Çay yapraklarında bulunur ve hem rahatlatır, hem konsantrasyon sağlar. </p>
<p>Tein ve teanin, yeşil ve siyah çayda bulunur. Bu iki mucizevi madde, çayın diğer bileşenleriyle birlikte vücudunuzun ve zihninizin canlanmasını sağlar. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/saglikli-bir-yasam-icin-yeni-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antioksidanlar Doğal Besinler</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksidanlar-dogal-besinler.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksidanlar-dogal-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 08:59:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Antioksidanlar Doğal Besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8678</guid>
		<description><![CDATA[Antioksidanlar Doğal Besinler ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Antioksidanlar-Doğal-Besinler.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Antioksidanlar-Doğal-Besinler.jpg" alt="" title="Antioksidanlar Doğal Besinler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8680" /></a></p>
<p>Yeşil çay, nane, kekik, sumak ve isotun, vücudun ihtiyacı olan antioksidan madde yönünden zengin olduğu belirtildi. </p>
<p>Serbest radikaller olarak tanımlanan unsurların vücutta oksidatif etkiye neden olduğu ancak vücudun kendi mekanizmalarıyla bu etkileri ortadan kaldırdığı ortaya çıktı. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Erel, Fırat Tıp Merkezi&#8221;nde düzenlenen ‘Total Antioksidan Kapasitesinin Tıpta Önemi&#8221; konferansında, antioksidanlar konusunun yaklaşık 10 yıllık geçmişi olduğunu belirterek, bu konuda tam olarak tespit edilemeyen bir çok unsurun bulunduğunu söyledi. </p>
<p>Sigara, çevre kirliliği, ultraviyole ışınları gibi dış kaynaklardan fazlaca alınan serbest radikallere karşı vücudun çaresiz kaldığını ifade eden Erel, “Serbest radikaller kanser dahil 100&#8221;den fazla hastalığa neden oluyor. Vücudun dengesi dışında dışarıdan fazlaca alınan radikallere karşı vücuda antioksidan takviyesi yapılması gerekmektedir. En iyi antioksidan kaynağı doğal besinlerdir. Doğal beslenmeye gayret edin.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Vücutta özellikle sigaradan kaynaklanan serbest radikallerin büyük zararları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erel, özellikle bu konu için Şanlıurfa&#8221;da yapılan bir araştırmayı anlattı. Tütün tüketimini gerçekleştiren bir aile üzerinde yapılan bir araştırmayı değerlendiren Erel şunları söyledi: “Şanlıurfa&#8221;da yılda 600 kilo tütün tüketen bir ailede yaptığımız incelemede, beklediğimiz kadar bir oksidatif deformasyona rastlamadık. </p>
<p>Bunun üzerine bir çok besin üzerinde antioksidan kapasitesi araştırması yaptık. Araştırmalarımız sonucu, yeşil çay, nane, kekik, sumak ve Urfa isot biberinin antioksidan madde kapasitelerini oldukça yüksek bulduk. Bir bardak yeşil çayda, normal olarak tüketilen Çay Kur imalatı çaya göre 4 kat fazla antioksidan madde var. Eğer sigara içecekseniz, yanında portakal suyu veya çay içilmesi gibi tavsiyeleri değerlendirmenizi istiyorum.” </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksidanlar-dogal-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antioksi Besinler Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksi-besinler-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksi-besinler-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 08:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Antioksi Besinler Hakkında Bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8671</guid>
		<description><![CDATA[Antioksi Besinler Hakkında Bilgi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Antioksi-Besinler-Hakkında-Bilgi.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Antioksi-Besinler-Hakkında-Bilgi.jpg" alt="" title="Antioksi Besinler Hakkında Bilgi" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8674" /></a></p>
<p>1.Kendinize önem / değer verin </p>
<p>◦Kendiniz olun </p>
<p>◦Önceliklerinizi tespit edin </p>
<p>◦Aktif olun ve olumlu yönde düşünün </p>
<p>◦Önce hedeflerinizi belirleyin, daha sonra ona nasıl ulaşacağınıza karar verin. </p>
<p>2.Düzenli egzersiz yapın </p>
<p>3.Beyninizi besleyin </p>
<p>4.Alüminyumdan kaçının </p>
<p>5.Utraviyole radyasyon etkisini aza indirin </p>
<p>6.Eldiven kullanın </p>
<p>7.Hastalıklardan korunun </p>
<p>8.Bağışıklığınızı güçlendirin </p>
<p>9.Kemik erimesi riskini ciddiye alın </p>
<p>◦Kemik yoğunluğunuzu düzenli olarak kontrol ettirin </p>
<p>10.Hormon desteklerinden korkmayın </p>
<p>11.İyi havalandırılmış odalarda yaşayın, alerjiden kaçının </p>
<p>12.Bulunduğunuz ortamı 22 C sıcaklığında sabit tutun </p>
<p>13.Seksle bulaşan hastalıklardan korunmaya dikkat edin </p>
<p>14.Bulaşıcı hastalığa sebep olacak insanlarla temastan mümkün olduğunca kaçının </p>
<p>15.Sağlıklı bir beslenmeye geçin </p>
<p>◦Düşük kalorili bir diyetle beslenin </p>
<p>◦Katı ve sıvı yağ tüketimini azaltın </p>
<p>◦Özellikle doymuş yağlardan ve hidrojenleştirilmiş doymamış yağlardan (margarin) uzak durun. </p>
<p>◦Soslardan, kızarmış yemeklerden, mayonezden, paylardan, keklerden, fıstık ezmesinden, biftekten, sosisli sandviçten kaçının </p>
<p>◦Yüzde 20-25&#8221;i yağdan oluşmaya çalışın. Günlük yağ tüketiminiz asla toplam kalori tüketiminiz asla toplam kalori tüketiminizin yüzde 30&#8221;unu geçmesin. </p>
<p>◦Tereyağında, yumurtada, biftekte, kuzu etinde bulunan doymuş yağlar barbekü ve kızartma yapıldığına daha da zararlıdır. </p>
<p>◦Doğal olmayan işlemlerden geçen doymamış yağlar da çok zararlıdır. Kimyasal olarak değişen bu gıdalar normal hücre metabolizmasını engeller. </p>
<p>◦Daima etin en yağsız kısmını tercih edin. Kırmızı eti balık ve kümes hayvanları ile değiştirin. </p>
<p>◦Düşük ısıda, yağsız yemek yapmayı öğrenin. Mikrodalga fırınında yapılan yemekler ve haşlamalar uygun bir seçimdir. </p>
<p>◦En düşük yağ birleşimini içeren ürünleri tercih edin. Süt ürünlerinin tam yağlı olanlarına değil yarım yağlı olanlarına eğilin. </p>
<p>◦Hidrojenleştirilmiş yağlardan yaptıkları için yapay mandıra ürünlerinden kaçının. </p>
<p>◦Salata sosu için sirke, zeytinyağı ve şifalı bitkileri dönüşümlü olarak kullanın. Limon suyundan , balzamik sostan, baharatlardan yararlanın. </p>
<p>◦Gizli yağlı içeren pay, pasta, kek, puding ve dondurma tüketimini azaltın. </p>
<p>◦Beyaz bela yiyeceklerden uzak durun. Bunlar besleyici maddelerden yoksundur ve çoğumuzun ihtiyaç duymadığı ve zararlı olabilecek ekstra tuza sahiptir. </p>
<p>◦Beyaz un </p>
<p>◦Beyaz pirinç </p>
<p>◦Beyaz şeker </p>
<p>16.Bol miktarda taze meyve ve sebze tüketin </p>
<p>17.Diyetinizde lifi arttırın. (Günde 20-30 gram ve üzerinde lif alın) </p>
<p>18.Tuz tüketiminizi azaltın. </p>
<p>19.Düzenli olarak yeşil çay için </p>
<p>20.Yapay tatlandırıcı kullanılan yapay tatlılardan kaçının. </p>
<p>21.Fazla kilolarınızdan kurtulmaya bakın. </p>
<p>22.Yemek alışverişlerinde dikkatli olun. </p>
<p>23.Pişirme yöntemlerine dikkat edin </p>
<p>24.Ek, bilimsel gıda desteği alın. </p>
<p>25.İçeceklerinizi değiştirin. </p>
<p>26.Vitamin D yönünden güçlendirilmiş gıdalardan uzak durun. </p>
<p>27.Her gün düzenli dışkılamaya özen gösterin. </p>
<p>28.Kafein ve alkolden kaçının. </p>
<p>29.Sigarayı bırakın, sigara içilen ortamlarda uzak durun. </p>
<p>30.Sabah kalktığınızda on dakika kadar esneme ve rahatlama hareketleri yapın. </p>
<p>31.Hazırlıksız bir vücudu aniden etkileyebilecek tüm stres tiplerinden kaçının. </p>
<p>32.Sinirlenme düzeyinizi iyi yönetmeyi öğrenin </p>
<p>33.Gevşemeyi öğrenin </p>
<p>◦Gevşeme tekniklerinden yararlanıp, stresinizi azaltın, iyilik halinizi arttırın. </p>
<p>◦Medikal SPA destekleri: masajlar, su bazlı tedaviler (talasoterapi) </p>
<p>◦Yoga </p>
<p>◦Müzik terapisi </p>
<p>◦Transandantal meditasyon vb. </p>
<p>◦Aroma terapi (kokularla tedavi) </p>
<p>34.Neşe, mutluluk ve kahkahayı ihmal etmeyin. </p>
<p>35.Aktif ve girişimci olun. </p>
<p>36.Yaratıcılığınızı keşfedin, üretin. </p>
<p>37.Sosyal yaşamınızı genişletin ve önemseyin. </p>
<p>Genel öneriler </p>
<p>Yaşlılığı biraz olsun geç karşılamak, sağlıklı, mutlu ve uzun bir yaşlılık geçirmek, orta yaş keyfinizi daha da uzatmak, kısaca genç kalmak istiyorsanız mutlaka bir ‘&#8221;vitamin-mineral kombinasyonu&#8221;&#8221;, bir ‘hormon&#8221; yada bir ‘bitki&#8221;kullanmak tek yöntem değildir. Yapabileceğiniz pek çok şey vardır.<br />
Dengeli ve düzenli beslenmek, yeterli su içmek, yeterince uyumak, temiz bir çevre, sigara ve alkolden kaçınmak, düzenli bir egzersiz programıyla desteklenmiş sürekli bedensel aktivite, iyi planlanmış sürekli ve dikkatli bir tıbbi gözetim öncelikle yapılacaklardır. Ayrıca sağlıklı bir aile yapısı, keyifle yapılan bir iş ve sizi mutlu eden bir toplumsal ortam, eş, dost, arkadaş ilişkileriyle bu çabaları desteklemelisiniz. Bütün bunlar uzun ve sağlıklı yaşam sürebilmenin temel taşlarıdır. </p>
<p>Daha az kalori tüketerek, daha az yağlı besinlerle beslenerek, geçerli besin desteklerini kullanmak genç ve parlak bir cilde sahip olabilirisiniz. Pürüzsüz ve gergin bir cilt için bazı temel bilgileri yaşamınıza uygulayabilirsiniz. </p>
<p>1.Bitkisel proteinleri, karbonhidratları (meyve ve/yada sebzeler), zeytinyağından veya taze, tuzsuz kabuklu yemişlerden gelen esansiyel yağ asitlerini (gamma linoleik asit [GLA], alfa linoleik aist [ALA])her öğünde.<br />
2.Haftada 3 kez 1 su bardağı az yağlı yoğurt ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı tüketin.Yoğurdu kahvaltıda yada yemek aralarındaki öğünlerde yiyebilirisiniz.<br />
3.Kadınlar her öğün 10 köfte kadar yağsız protein, 2 porsiyon meyve ve (1 elma yada armut, 1,5 su bardağı çilek yada ½ su bardağı doğranmış meyve) ve en az 4 porsiyon sebze tüketilmelidir. Erkeklerde aynı miktarda sebze ve meyve tüketmeli, fakat günlük yağsız protein tüketimini biraz daha artırmalıdır.(12-14 köfte kadar)<br />
4.Her gün 8-10 bardak su için.<br />
5.Kahveyi günde 1-2 fincanla sınırlandırın.<br />
6.Tavsiye edilen vitamin, mineral ve besinsel destekleri önerilen dozlarda alın. (C Vitamini, E vitamini, beta karoten, Evening Primrose Oil, alfa lipoik asit vb.)<br />
7.Kalorifer yağsı proteinlerden ve karbonhidratlaradan alınmalı, yağ azaltılmalı, toplam kalori tüketimi sınırlanmalı ve güne yayılarak tüketilmelidir.<br />
8.Kan şekeri düzeyinizi sabit tutmak için, bir şey yemeden 3-4 saatten fazla aç durmayın.<br />
9.Yemeklerinizi pişirirken gereksiz yağ ilave etmeyin.<br />
10.Hile yapmayın! Hile yaptığınız kalçalarınızdan önce cildinizde belli olur. </p>
<p>* Sağlıklı cilde dost ve düşman besinleri tanıyın! </p>
<p>Daha genç ve sağlıklı bir cilt için cilt dostu besinlere öncelik vermelisiniz. Doğru bir beslenme planı için dost ve düşman besinleri gruplandırabilirsiniz. </p>
<p>* Kaçınmanız gereken besinler </p>
<p>Alkollü içecekler, tuzlanmış her türlü kırmızı et, salam, sosis, sucuk, muz, ekmek, sığır eti, bira, brendi, tereyağı, havuç, krem peynir, şekerleme, kek, çikolata, kurabiyeler, tahıllar, (yulaf ezmesi hariç), mısır nişastası, mısır ekmeği, haşlanmış mısır, mısır gevreği, kuru meyveler, ördek eti, hamur tatlıları, meyve suyu, kızarmış besinler, un, üzüm, kaz eti, sert peynir, reçeller, kuzu eti, margarin, şeker pekmezi, mayonez, erişte, hamur işi, pizza, makarna, salamura, turşu, patlamış mısır, patates, puding, kabak, kuru üzüm, çerez, pirinç, şerbet, soda, yağlı çörek , şeker, süt ve süt ürünleri (yağsız yada yarım yağlı olarak tüketebilirisiniz.) </p>
<p>* Tavsiye edilen besinler </p>
<p>Avokado, bezelye, elma, brüksellahanası, böğürtlen, brokkoli, süzme peynir (az yağlı), tavuk (beyaz et) , karnabahar, kereviz, balık, (sombalığı, kalkanbalığı, kılıçbalığı, dilbalığı, levrek, sardalye), karides, parvurya, istakoz, midye, salatalık, yumurta beyazı, yağsız süt, sarımsak, greyfurt, tatlı kavun, kivi, baklagiller, mercimek çorbası, limon, yeşil yapraklılar, marul, mantar, nektarin, taze kabuklu yemişler, yulaf ezmesi, soğan, zeytinyağı, zeytin, parmesan peyniri, şeftali, armut, turp, ıspanak, soya fasulyesi, çay (siyah yada yeşil), domates, domates suyu, hindi eti, yoğurt (sade, yağsız), kabak, lahana, kavun, horoz, kişniş, dereotu, patlıcan, zencefil, yabanilahana, maydanoz, erik, pazı, yeşil soğan, pırasa, ekşi krema, ceviz, dolmalık kabak tercih listelerinizde yer alacak başlıca besinlerdir. Daha az yağ, daha az kalori, daha az protein tüketmeye özen göstermelisiniz. </p>
<p>* İyi karbonhidratlar (glisemik indeksleri düşük olanlar) cildinizi gençleştirir. </p>
<p>Bezelye, brokkoli, böğürtlen, lahana, kavun, turunçgiller, kivi, yeşil yapraklılar, şeftali, armut, erik, ıspanak, nişastasız sebzelerin çoğu. </p>
<p>* Kötü karbonhidratlar (glesemik indeksleri yüksek olanlar) cildinizin düşmanıdır: </p>
<p>Muz, ekmek, havuç, şeker eklenmiş tahıllar, mısır, meyve suları (meyvenin kendisini yiyin), pankek, makarana, patates, pirinç, şeker, gözleme. </p>
<p>* Antioksidan etkili cilt dostu besinler </p>
<p>Avokado (yağ ve kalori içeriği yüksektir), biberler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kavun, yerelması (yerelmasının şeker içeriği ve kalori yüksektir), sombalığı (taze, ızgara), ıspanak ve lahana (az pişirilmiş), portakal, domates, çilek, brüksellahanası, brokkoli, karnabahar, turp, beyaz ve kara lahana, şekerpancarı antioksidan etkili cildi koruyucu ve gençleştirici besinlerdir. </p>
<p>KİLO YÖNETİMİNDE NASIL BAŞARILI OLABİLİRSİNİZ ? </p>
<p>* Önce samimi ve kalıcı bir söz vermelisiniz. </p>
<p>Kararlı bir başlangıç için gerekli olan ön hazırlıkları ciddi bir şekilde ele almalısınız. Örneğin, spor ayakkabılar yada tartı cihazı almak, egzersiz ve yürüyüş programlarına üye olmak, beslenme programları yapmak, alışveriş listesini oluşturmak ve “Hemen bugün, en geç yarın sabah başlamak” sözünü vererek işe hemen girişmek ilk aşamadır. </p>
<p>* Gerçekçi amaçlarla yola çıkmalısınız </p>
<p>Doğru ve akılcı seçilmiş bir beslenme v egzersiz programıyla haftada 1 kilo kaybetmek gerçekçi ve uygulanabilir bir hedeftir. Haftada 1 kilo verecek şekilde hazırlanan bir zayıflama diyeti indiğiniz kiloyu korumak için uygundur. Sekiz haftada 3 beden eksilmek, incelmek yada en uygun ölçülere inmek, pratik olarak pek mümkün değildir. Yoğun egzersizlerin de ilavesiyle belki haftada 1,5 – 2 kilo verebilirsiniz. </p>
<p>Zayıflamak için, hızlı kilo verme programlarını uygulamak zor ve tehlikelidir. Bu programlar zamanla metabolizmanızı yavaşlatır ve bozar. Tartıya odaklanmak yerine, daha soyut amaçları benimseyin. Eriştiğiniz her hedefte daima kendinizi ödüllendirin. İstediğiniz bir CD, bir kitap, taze çiçekler alın; uzun zamandır görmeyi istediğiniz bir filme yada oyuna gidin. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksi-besinler-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antioksi Besinler</title>
		<link>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksi-besinler.html</link>
		<comments>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksi-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 08:50:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antioksidan Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Antioksi Besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenitarifler.com/?p=8651</guid>
		<description><![CDATA[Antioksi Besinler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Antioksi-Besinler.jpg"><img src="http://www.yenitarifler.com/wp-content/uploads/Antioksi-Besinler.jpg" alt="" title="Antioksi Besinler" width="100" height="100" class="alignnone size-full wp-image-8653" /></a></p>
<p>Antioksidanlar, hücrenin yapısında bozulmaya neden olan ve vücut enerji üretirken ortaya çıkan zararlı kimyasalların etkisini azaltarak sağlıklı bir cilt yapısını ve sağlıklı bir yaşlanmayı sağlıyor. </p>
<p>A, C ve E vitaminlerinin de antioksidan etkisi bulunuyor. İşte antioksidan özelliği yoğun olan, cilt ve vücut sağlığımız için mutlaka tüketmemiz gereken bazı besinler. </p>
<p>Somon Balığı: (E vitamini, Selenyum ve Çinko) </p>
<p>Ton Balığı: (E vitamini, Selenyum ve Çinko) </p>
<p>Alabalık: (E vitamini, Selenyum ve Çinko) </p>
<p>Alabalık: (E vitamini, Selenyum ve Çinko) </p>
<p>Ceviz, Fındık, Ayçekirdeği, Kabak: (E vitamini, Selenyum, Çinko ve Magnezyum) </p>
<p>Brokoli ve Domates: (E vitamini, C vitamini ve bol miktarda antioksidan) </p>
<p>Karpuz: (E vitamini, C vitamini, krom ve çinko) </p>
<p>Yeşil Biber: (C vitamini ve krom) </p>
<p>Havuç: (A vitamininin ön vitamini olan karoten ve C vitamini) </p>
<p>Ispanak: (C vitamini, flavanoid, antioksidanlar) </p>
<p>Tahıl Tohumları: (E vitamini, krom ve çinko) </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenitarifler.com/cilt-bakimi/antioksidan-besinler/antioksi-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

